Temmuzun sonlarında yeni bir parti kuruldu adı da YENİ Parti oldu. AKP Tarafndan atanmış butlan Kılıçdaroğlu’na karşı CHP’den kopan çoğunluk Yeni Parti’yi Özgür Özel liderliğinde kurdu. Peki partideki terör sempatizanlığı azalacak mıydı? Bunun için 24 Temmuz 2026 tarihinde yayınlanan Yeni Parti’nin parti programına bakmak gerek:

Demokasi, Yönetim ve Adalet bölümünde bulunan Siyasal Özgürlük İçin Hukuki Güvenceler alt başlığında sayfa 8’de Terörle Mücadele Kanunu’nu parti programı şöyle ele alıyor:

Şiddetle doğrudan bağlantısı olmayanlar cezalandırılmayacak.

Terör örgütünde bulunmuş, dağa çıkıp PKK terör örgütü paçavrasını “bayrak” terörist Abdullah Öcalan’ı “önder” tanımış ve Türk devletinden Güneydoğu ve Doğu Anadolu topraklarını koparmak isteyen biri vatanın bölünmez bütünlüğünü tehdit etmez mi sizce?

Bir laf vardır: Suça karışmamış PKK’lı fuhuş yapmayan seks işçisine benzer.

Yani ihtimal dahilinde olan bir şey değildir.

Parti programının açmazları bunla da bitmiyor. Yine aynı bölümde Anayasal Denetim ve Kurumsal Hukuk Devleti alt başlığı altında sayfa 9’da AİHM kararlarının uygulanmasını öngören madde vardır. Biraz detaya inelim: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, terörist Selahattin Demirtaş’ın tahliyesine izin vermiş bir mahkemedir. AİHM kararlarını uygulayacağızdan kasıt terörist Selahattin Demirtaş’ı hapisten çıkarmak sanırım.

Bitmiyor. Aynı bölümde Ayrımcılıkla Mücadele ve Çoğulculuk alt başlığında sayfa 10’da terörün bittiğine ve “Kürt” sorunu hakkında çarelere bunun yanında ana dile değiniyor. Terörü sadece Türkiye’den ibaret sanan zatlar çok yanılıyor. PKK/HPG, Türkiye’nin; PYD/YPG, Suriye’nin; PÇDK, Irak’ın, PJAK, İran içinde terör oluşturuyor. Bunun başını ise KCK adlı bir terör yapılanması çekiyor. Kısacası bu şuna çıkıyor: Türkiye’de terörün bitmesi için Suriye’de Irak’ta ve İran’da da terörün bitmesi lazım. Böyle yaparak KCK adlı terör yapılanması çöker.

Ve yine aynı bölümde aynı alt başlık ve aynı sayfada 2 Temmuz 1993 tarihinde Madımak Oteli’nde sırf inancından dolayı 33 aydın canlı canlı yanarak can verdi. Madımak Katliamı’nı anmakta bir sıkıntı yok fakat Madımak Oteli’nde yakılan 33 aydının inancını bahane ederek “Alevi” yurttaşlar demek Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na terstir. Sosyal Devlet bölümünde, Güçlü ve Adil Sosyal Güvenlik Sistemi alt başlığı adı altında sayfa 25’te de Roman yurttaşlar ibaresinin geçmesi de Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na terstir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası madde 66’da belirtildiği üzere “Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.”. Yurttaşlık kavramı hakkında Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk’ün de şöyle bir vecizesi vardır: Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir.” Ülkemizin kurucu önderi Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk’ün değerli vecizesini ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 66. maddesini ihlal edip üstüne bunu yedirmeye çalışmak…

Demokrasi, Yönetim ve Adalet bölümünün giriş kısmında sayfa 6’da “cumhuriyetimize yurttaşlık bağıyla bağlı olan herkes eşittir.” deniliyor. Türk sözcüğünü her baş ve her omuz kaldıramaz bunu da görüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Anayasaı madde 66’da belirtildiği gibi “Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.” Bunu anlamak zor olmamalı değil mi eczacı?

Değişim Çağrısı bölümünde yer alan Düşünsel Temellerimiz ve Siyasi Kimliğimiz alt başlığı adı altında sayfa 4’te “Türkiye İttifakı” ibaresi geçmektedir. Türkiye’deki -iye eki sahiplik anlamı katar. Yani Türk’e sahip veya Türk’e ait anlamı taşır. Bu anlam ulus – devletin inşası için de önemlidir. Bir kişiyi etnik kökenine veya mezhebine göre ayrıştırmak emperyalizme çanak tutmaktan başka bir şey değil. Emperyalizme çanak tutmak!... En nefret ettiğiniz şey değil mi?

Bunu bir kenara not edin çünkü ihtiyacınız oluyor görüyoruz: Bir kişinin peşinden “lider” diyerek körü körüne gitmeyin. Her ne olursa olsun size verilmiş olan aklınızı kullanın. Aklınızı kullanmazsanız muhalefet ettiklerinizden farkınız kalır mı?