NATO gelecek diye haziranın sonunda hazırlıklara başlandı. 56.288 güvenlik görevlisi Ankara’da olacak. 3 bine yakın basın mensubu zirveyi takip edecek, TRT, zirveyi 96 kamera ve 18 naklen yayın aracıyla TV’lere verecek, Ankara’da otobüslere NATO makyajı yapıldı, taksiciler gelen turistlere sırf NATO gelecek diye soğuk su ve Türk lokumu bulundurma kararı aldı, atlı polisler Ankara’da, Fransa Cumhurbaşkanı Macron koşacak diye Ankara’daki parklar kapatıldı, kötü görünümlü evlerin önüne NATO gelecek diye panel çekildi, valilik hariç hiçbir tüzel veya gerçek kişinin drone uçurmayacağı belirtildi, Ankara’da uçuş saatlerine kısıtlama getirildi. Birkaç gün önce ABD’nin kuruluşunun yıl dönümü diye Amerikan bayrağını Fatih Sultan Mehmet Kongresi’ne yansıttılar.

Her türlü sınavı yapıyorlar. YKS, ÖSS, ALES, YDS, YÖKDİL, LGS, KPSS, AGS… ÖSYM’ye tavsiyem bir sınav daha açsınlar. AKP’den sıraya giren çok olur: ATYL: Amerika ve Trump’ı Yalama Sınavı. Ne dersiniz? Bu sınavdan geçene de bir de diploma verilsin. Bazıları açıklığını kapatır :)

Peki biz NATO’ya nasıl girdik? 1952’de Adnan Menderes’in Kore’ye asker göndermesi ile 17 Şubat 1952 yılında NATO’ya girdik. Peki hangi tarafta savaştık dersiniz? Kuzey Kore tarafında çünkü Kuzey Kore tarafının başını ABD; Güney Kore’nin ise SSCB çekiyordu. Dünyada bir soğuk savaş yaşanıyordu. 1955 yılında başlayan Vietnam Savaşı’nda taraflar ikiye bölünmüştü: Kuzey ve Güney Vietnam. Kuzey Vietnam’ı ABD ve yandaşları savunurken; Güney Vietnam’ı SSCB savunuyordu. 1975’te biten savaş bitti bitmesine ama 1974’te Türkiye’nin Kıbrıs adasına çıkarma yaparak garantörlüğünü askeri ve diplomatik olarak göstermesinden ötürü ABD, Türkiye’ye silah ambargosu koydu yetmedi haşhaş yasağı koydu. O yağ kuyrukları var ya 1970’lerde oluşan yağ kuyrukları… O yağ kuyrukları Türkiye’nin Kıbrıs’a garantörlüğü üzerine gerçekleşti.

27 – 28 Kasım 1978 tarihinde Diyarbakır’ın Lice ilçesinin Fis köyünde kurulan PKK terör örgütü… 20 Ocak 1975’te kurulan Ermeni bir terör örgütü olan ASALA… 1970’lerde başlayan Yeşil Kuşak Projesi… 1960’larda Şule Yüksel Şenler’in “türban” denilen projeyi Türk ulusuna “başörtü” diye yutturması… Altın Nesil Projesi’nde kukla olan Fethullah Gülen’in 1960’ın sonlarında vaiz rolüne bürünmesi… 6. Filo’nun ülkemize demir atması… Büyük Kürdistan Projesi’nde Türkiye’nin güneydoğusu ve doğusu ön planda… Büyü İsrail Projesi, Büyük Ortadoğu Projesi… Bunların hepsinin kökü dışarıda, filizi ise Türkiye’dedir. Nedense hep Türkiye…

Neden mi Türkiye? Cevabı çok basittir. Dünyada bir tane dahi ulus devlet olmasından korkuyorlar. Bunu da Türkiye üzerinden çok rahat yapıyorlar ve bunu yaptılar, yapıyorlar, yapacaklar…

PKK terör örgütüne finansör desteğinin başını hangi ülke çekti? Graham Fuller, Paul Henze, Samuel Harrington ve günümüzde büyükelçi olarak geçen Tom Barrack gibi caniler neden bize ılımlı İslam diyerek Amerikan sempatizanlığını aşıladı? Neden ABD, TSK’ya tertip operasyonları düzenlenir iken “Türkiye, bir NATO ülkesidir. Bunu yapamazsınız.” demedi? Neden ABD, kuruluş yıl dönümünde 11 şanlı Türk askerlerinin başına çuval geçirip 60 saat gözetim altında tuttu? Andımız, Ne Mutlu Türk’üm Diyene tabelaları ve Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk’ün adı hatta tablosu her yerden silinmeye çalışılmadı mı? ABD “Türkiye bir NATO ülkesi diyemez miydi?” Derdi lakin söz konusu Batı veya ABD değildi söz konusu bir ulus devlet olan Türkiye idi. Şu ana kadar her şey istedikleri gibi gitti ve eğer Türk milleti kendine gelmezse bu devam edecektir.

“Muhtar bile olamaz.” diye küpür girilen, 1998’de yolsuzluk yaptığı gerekçesiyle hapis yatan, 80’lerde dahi ABD ile temasta olan birini 3 Kasım 2002 seçim tarihini ilan eden Devlet Bahçeli iktidara taşıdı.

1968’de 6. Filo’ya secde eden siyasal İslamcıların torunları şimdi Macron sırf koşu yapacak diye tüm Ankara’daki parkları kapattı ve bu sebeple Kuğulu Park’taki kuğuların bile suları değiştirildi.

Atalarımız geleceği görmüş sanırım ve şöyle demiş:

NATO KAFA NATO MERMER