banner333

banner309

Muhtarlıklar İçin Üçüncü Bir Yol Mümkün mü?

31 Mart Yerel seçimlerinin yaklaşması ile birlikte sosyal medya platformlarında en çok konuşulan konuların başında mahalle ve köy muhtarlıkları geliyor.

Gündem 16.02.2024, 19:52
Muhtarlıklar İçin Üçüncü Bir Yol Mümkün mü?
banner400

31 Mart Yerel seçimlerinin yaklaşması ile birlikte sosyal medya platformlarında en çok konuşulan konuların başında mahalle ve köy muhtarlıkları geliyor.

Sosyal medya kullanıcıları özellikle mahalle muhtarlıklarının kaldırılması ile ilgili paylaşımlarda bulunurken, bir kısım vatandaş ise yetki artırımı ile muhtarlık kurumlarına işlevsellik kazandırılmasını istiyor. Muhtarlara tanınan haklar ve asgari ücret oranında maaş almaları üzerinden yapılan tartışmalarda bu ücretlerin toplamda çok büyük meblağlara ulaştığı ve devlete gereksiz bir yük oluşturduğu dillendiriliyor.

Konuya bir akademisyen bakış açısıyla yaklaşan Siyaset Bilimci Dr. Sercan Yılmaz ise kapatma veya yetki artırımı noktasında sorunlar oluşabileceğine dikkat çekilerek, kurumu işlevsel hale getirmek için kanuni düzenlemeler yapılması gerektiği kaydedildi.

Gümüşkoza’ya açıklamalarda bulunan Dr. Sercan Yılmaz, “ Son günlerde muhtarlık kurumunun gerekliliği üzerinden Gümüşkoza’da bir haber yayınlandı. Haberde hem vatandaşlarımızın hem de muhtarlarımızın görüşlerine yer verilerek konu tartışıldı. Tabii memleketimizde bir konunun tartışılmaya açılması ile safların sıkılaşması bir oluyor. Ya muhtarların yetkilerinin arttırılması ya da tamamen muhtarlıkların kaldırılması üzerinden bir sarkaç halinde mevzu ele alınıyor” dedi.

“Adları Aynı, İçerikleri Farklı”

Konunun sağlıklı bir şekilde tartışılması için öncelikle Türkiye’de ki muhtarlık kurumunun; mahalle muhtarlığı ve köy muhtarlığı olarak ikiye ayrıldığını kaydeden Dr. Sercan Yılmaz, “Her iki muhtarlıkların içerikleri neredeyse taban tabana farklılaşmıştır. Basit bir anlatımla, mahalle muhtarlıkları bir seçimli memuriyet iken, köy muhtarlığı ise varlığı Anayasa ile tanınan köy tüzel kişiliği adındaki yerel yönetimin başıdır. Köylerde muhtarlar, bir belediye başkanı gibi statüye sahiptir. Hatta Köy Kanunu incelendiğinde köy muhtarı bir vergi türü olarak görülen salma imkânı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden sonra yasama yetkisine sahip tek kurumdur. 1980’lere kadar bazı durumlarda yargı yetkisine bile sahip olan süper makamdır” diye konuştu.

“Gelişen Teknoloji, Muhtarlıkların Yara Almasına Neden Oldu”

Yasama, yürütme ve yargı yetkilerinin, silah ruhsatı ve asgari ücrete denk maaş imkânlarının yanında devasa yetkiler olduğuna vurgu yapan Dr. Sercan Yılmaz, “Muhtarlıklar gerekli mi sorusuna gelirsek, her sağlıklı tartışmandaki şaşmaz cevap ile hem evet hem de hayır. Mevzuya yerel demokrasi açısından bakarsak; muhtarlığın yetkilerinin arttırılması argümanına pek katılmıyorum. Çağımızda interaktif teknolojilerin gelişmesiyle vatandaşlarımızı devletle muhatap eden birçok bürokratik işlem internet üzerinden kolaylıkla hallediliyor. Eskiden bu alanda muhtarlar aktifti, oradan biraz yara aldılar ama kim almadı ki?” şeklinde konuştu.

“Yetki Artırımı Değil, İşlevlerinin Artırılması”

Teknolojinin sağladığı imkânların birçok kamu kurumunun gelenekselleşmiş işlevlerini azalttığına dikkat çeken Dr. Sercan Yılmaz, “Muhtarlığın günümüzde ana işlevi ise yerel ve merkezi yönetimler ile vatandaş arasında iletişim köprüsü olmasıyla belirlenir hale geldi. Son on yılda moda haline gelen “yönetişim” ilkeleriyle muhtarlıklarımız reforme edilirse, belki de zaman içinde değişen bu işlevinin güçlendiği bir zemin bulabilir. Bu da yetki arttırımı değil, işlevlerin arttırılması gibi daha yumuşak ifadelerle kullanabileceğimiz bir durum. Vatandaşın yaşadığı mahallelerde ve köylerde hem belediyelerin hem il özel idarelerinin hem de diğer kamu kurumlarının tasarrufları konusunda söz hakkının sağlanmasına aracılık eden yapılar oluşursa, bu hakkın kullanılmasında muhtarların etkinliği artabilir. Ama bunun için de tabi ki yerel demokrasimizin ve kent kimliğine dayalı kentlilik bilincinin geliştiği bir toplumsal zemine sahip olmak gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Demokrasi Öyle Bir Şeydir Ki, Tadından Yenmez”

Belediye meclis üyeleri ve il genel meclis üyeleri ile karar süreçlerine vatandaşın dolaylı olarak katılımının mümkün olduğuna işaret eden Dr. Sercan Yılmaz, “Demokratik katılım kanallarının çoğaltılmasının, demokrasilerde seçilerek iş başına gelenleri daha iyi ve çok çalışmak yönünde zorlayan ya da teşvik eden etkisini ifade etmeliyiz. Demokratik araçların geliştirilmesinden zarar gelmez. Nitekim bir bilgenin lafı vardır; Demokrasi öyle bir şeydir ki, tadından yenmez” dedi.

Yorumlar (0)
2
az bulutlu
Namaz Vakti 14 Nisan 2024
İmsak 04:08
Güneş 05:38
Öğle 12:27
İkindi 16:09
Akşam 19:07
Yatsı 20:31