Görü-yorum

Smmm Hıdır DAŞTAN

Of Trabzon yolunun 29. Kilometresinde yaralanmalı bir trafik kazası olur. Gerçi Of Trabzon arası 26 kilometredir ancak fıkra bu ya, kaza 29. Kilometrede olmuştur. Oradan geçmekte olan Temel, derhal arabasını durdurur ve araçta sıkışmış olan kazazedenin yanına varır. Bir bakar ki araçta sıkışmış olan bizim İdris. Geçmiş olsun hemşerim, yapabileceğim bir şey var mı der.  Yok der İdris çünkü yapılması gereken bir değil üç şey vardır; birincisi yaralıyı araçtan çıkarmak, ikincisi onu araçtan uzak ve güvenli bir yere taşımak ve üçüncüsü derhal ambulans çağırıp hastaneye kaldırılmasını sağlamaktır, bir iyilik yapmak isteyen bu yardımseverden üç iyilik birden istemek hiç doğru olmaz!..

Şimdi nedendir bilmem moralliyim ve keyfim hayli yerinde. Her ne kadar bir Mali Müşavir olarak, korona nedeniyle sıkıntılı bir süreç içerisindeysek de birazdan anlatacağım sebeplerden dolayı moralim çok çok iyi! Fıkra gibi geçen günler yaşıyor, gülüp eğleniyoruz! “Birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olan şu günlerde” ciddi konuları bir kenara bırakalım; eğlenceli kelimeleri yan yana getirip hep birlikte gülelim ama biraz da düşünelim diyorum. Bu fıkranın hep birlikte gülüp eğlenebileceğimiz değişik versiyonlarını da anlatabilirim, nihayetinde ben de bir Karadenizli olarak bizde fıkra da tükenmez, fıkra gibi durumlar da.

Bildiğimiz gibi 23-24-25 ve 26 Nisan sokağa çıkma yasağı getirilmiş bulunmaktadır. Sokağa çıkma yasağı beklenmekle beraber yetkili ağızlardan teyit edilince meslektaş ve meslektaş adaylı dostlarla paylaştık, tedbirli olunsun diye.Yasak açıklandığında o tarihlere denk gelen beyanname ve bildirgeler için her hangi açıklama gelmemiş sirkü yayımlanmamıştı. 21 Nisan 2020 tarih VUK-129/2020-8 sayılı sirkü yayımlanınca anladık ki sokağa çıkma yasağına denk gelen beyannamelerde 24 Nisan 2020 tarihinde verilmesi gereken 2020/Şubat ve 27 Nisan 2020 tarihine dek verilmesi gereken 2020/Mart dönemine ait KDV Beyannamelerinin süresi 28 Nisan 2020 tarihine ve yine aynı şekilde Muhtasar Beyannamenin 27 Nisan 2020 tarihine ertelenmiş oldu. Yani yasağın hemen ertesi güne ertelenmiş oldu beyannameler…

Sokağa çıkamayacak meslektaşın işlerini bitirmek için ofiste kalıp çalışmaktan başka şansı var mıdır? Bizim bir şey üretmemize gerek yok; dört günlük sokağa çıkma yasağı ilan edip, o dört güne sığdırılan bir dünya iş varken, yasağın hemen ertesi günü “6. hisleri” ile beyanname ve bildirgelerin yapıldığını ve verilebileceğini sanan idareye bir de Oda yöneticileri eklenince Temel’in Karadeniz fıkrasının değişik versiyonu çıkıyor zaten ortaya. 3568 sayılı yasadan önce ve yasa çıktıktan bu yana zaten her biri kahraman olan meslektaştan yeni bir “kahraman” yaratma çabası neden? Anlaşılır gibi değil. Meslektaşlarımız açısından sokağa çıkma yasağından ziyade “Ofisten çıkma yasağı” dense daha anlamlı olurdu zira meslektaş bu süre zarfınca ofisinde ve beyanname yapıyor olacaktır.

Yazının başında anlattığım fıkrayı biraz değiştirip yeni bir versiyon yaratabiliriz demiştik ya işte o versiyon bir anda oluşuverdi. Korona virüsün yayıldığı dönemde üç meslektaş evrak denizinde yüzen bir gemiyle yolculuğa çıkarlar.  Gemi dediğimiz; meslektaşın hayat standardı, mesleki saygınlık, sosyal statüsü, ekonomisi gibi etkenlerden imal edilmiş bir hayat aracı. Yıllar itibariyle çokça darbe alıp hasar gören bu gemi fırtınalı geçen iş yaşamına dayanamaz ve batar. Meslektaşlarımız canlarını kurtarmak için evrak denizindeyüzerek dağ gibi olmuş “sorunlar yumağı adasına” çıkarlar. Ada da öyle inci boncuk ve hazineler dolu mercan adası değil, “mücbir sebep, angaryalar, düşük müşavirlik ücretleri, yüksek oda aidatları, taban ücreti hala belirlenmemiş bağımlı çalışan Meslek Mensubu” gibi sorunlardan oluşmuş yaklaşık on, on iki klasör, biraz abartacak olursak on dört on beş A4 büyüklüğünde bir ada. Fıkra bu ya adaya çıkan Meslektaşlar sahilde olayların şokunu yaşarken ormanlık alandan, “üçünün birer isteğinin yerine getirileceğini ve üç isteğe karşın kendisinin de bir isteği” olduğunu söyleyen tok bir ses duyulur. Tek bir koşul sunar o ses; isteklerini 30 Hazirana dek yaşayabilecekler sonra geri döneceklerdir. Meslektaşlar kabul ederler bu teklifi, sonuçta kendilerine verilen üç isteğe karşılık bir tek istek olacaktır ve 30 Hazirana dek süre verilmiştir kendilerine. 

Birinci meslektaş kendi dâhil adadaki arkadaşlarının beyannamelerinin bitirilmesini ister ve bir de öğrenir ki beyannameleri gönderilmiş ve mükellefleri cezaya girmemiştir. İkinci meslektaşta yine kendi dâhil adadaki meslektaşlarının bildirgelerinin gönderilmiş olmasını ve mükelleflerinin cezaya girmemesini ister ve o da bildirgelerinin gönderildiğini öğrenir ve rahatlar. Üçüncü meslektaş ise; diğer arkadaşları dâhil adadan kurtulup evlerine, ailelerine ve ofislerine kavuşmayı ister. Birazdan üç meslektaş ada kâbusundan kurtulmuş evlerine, çocuklarınaulaşmışlardır ve sonrasında ofislerinde bulurlar kendilerini.Bilgisayarlarını açar açmaz ekranda dökülmeye başlar “kısa çalışma ödeneği, ücretsiz izin desteği, eksik gün nedenleri, 18, 28 kodları, işten çıkarılanlara destek, her an değişen beyan süreleri …” biraz sonra üç meslektaş personelleri, aileleri ve sevdikleriyle birlikte kendilerini yeniden adada bulurlar. Şaşkınlık içerisindedirler çünkü 30 Hazirana dek bir ay var ve bu gün henüz Haziranın biri. Daha evvel duydukları ve onlara bu teklifi yapan sesin geldiği ormanlık alana döner ve sorarlar “bizi neden hemen geri getirdin, üstelik tüm sevdiklerimizle ve 30 Haziran dedin oysa bu gün henüz 1 Haziran” derler. Yankılanan ses; “Değerli Meslektaşlarımız; tarihsel hatayı sormayın, bir aylık hata kadı kızında da olur ayrıca adada olmanıza rağmen tüm beyanname ve bildirgelerinizi de verdiniz sizler tam bir süper kahramansınız.“Sadece güzel günlerde hatırlanma” isteğiniz olduğunu gördük ve sizleri ödül olarak geri getirip izole ettik ve bu adada “her daim hatırlanacaksınız” daha ne istiyorsunuz?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner333

banner343

banner309

 
Haber 29 Gazetesi
Herkese Açık grup · 10.000 üye
Gruba Katıl
Haber29.NET Facebook Grubumuza Katılın