Gümüşhane’nin Kurtuluşunun 108. Yılında Harşit Savunması Anlatıldı
Gümüşhane Türk Ocakları Başkanı ve Gümüşhane Üniversitesi Öğretim Görevlisi Talat Ülker tarafından, Gümüşhane’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıl dönümü dolayısıyla konferans tadında bir sohbet programı gerçekleştirildi.
Programda konuşan Talat Ülker, halk arasında sıkça dile getirilen “düşman geldi, kendiliğinden gitti” söyleminin tarihî gerçeklerle örtüşmediğini vurguladı. Ülker, Ekim 1916 ile Mart 1917 tarihleri arasında Harşit Vadisi’nin Türk birlikleri tarafından büyük fedakârlıklarla savunulduğunu belirterek, Rus birliklerinin vadinin batısına geçmesine izin verilmediğini söyledi. Bu süreçte çok şiddetli çatışmalar yaşandığını ve her iki tarafın da ağır kayıplar verdiğini ifade etti.
Ülker, 18, 19 ve 20 Haziran gecelerinde 3’üncü Ordu Komutanı Vehip Paşa’nın Gümüşhane’de önemli bir toplantı gerçekleştirdiğini hatırlatarak, toplantıya 3’üncü Mıntıka 5’inci Kolordu Komutanı Fevzi Paşa, Topçu Alayı Komutanı Miralay Sabri Paşa, Masat Vadisi Komutanı Arslan Paşa, Çoruh Müfreze Komutanı Binbaşı Halit Paşa (Deli Halit) ile çok sayıda subayın katıldığını belirtti. Gümüşhane Mutasarrıfı ve Menzil Komutanı Abdulkadir Bey’in de yer aldığı toplantıda, Rusların Trabzon kanadına Türk birliklerince bir taarruz harekâtı yapılmasının kararlaştırıldığını aktardı.
1916-1917 kışında Harşit Vadisi’nde yaşanan çetin doğa şartlarının ve Harşit Irmağı’nın azgın sularının Türk birliklerinin lehine bir durum oluşturduğunu ifade eden Ülker, bu sayede Rus birliklerinin vadinin batısına geçemediğini söyledi.
Ruslara karşı kurulan savunma ve mücadele hatlarını da paylaşan Ülker; İkisu–Ardasa, Erikbeli, Manastır (Demirkapı), Ardasa–Soryana–Avise, Kürtün–Çifteköy, Harıt (Demirciler)–Çayırçukur–Kabaktepe, Şiran–Alucra–Şebinkarahisar ile Güvende Yaylası–Çakmaktepe hatlarında yoğun mücadele verildiğini kaydetti.
Türk kuvvetlerinin Güvende’nin üst kısmında yer alan “Dikme” mevkisinden hareketle Küçük Kabaktepe’yi üç koldan kuşatarak ele geçirdiğini belirten Ülker, ardından Büyük Kabaktepe’nin de gizlice basılarak Rus askerlerinin etkisiz hâle getirildiğini ve bölgenin geri alındığını anlattı.
Rusya’da 1917 yılında başlayan ihtilal hareketleri ve 12 Mart 1917’de Çarlık rejiminin yıkılarak Geçici Sovyet Hükümeti’nin kurulmasının ardından Rus birliklerinin işgalinin fiilen sona erdiğini dile getiren Ülker, Harşit Savunması’nın tarihsel önemine dikkat çekti.
Konuşmasında merhum Sabri Özcan San’ın eserlerinden ve kendi dedesinin işgal yıllarına dair anlatımlarından da örnekler veren Ülker, “Harşit Savunması, I. Dünya Savaşı ile ağırlaşan siyasi ve askerî tıkanmanın, sivil dirençle aşılabileceğine dair güçlü bir millî inancın doğmasını sağlamıştır” dedi.
Ekim 1915’te başlayan Harşit Vadisi Savunması’nın Mart 1917’ye kadar sürdüğünü ve 16 Aralık 1917’de imzalanan Erzincan Antlaşması ile sona erdiğini belirten Ülker, bu sürecin ardından 12 Şubat 1918’de Torul’un, 13 Şubat 1918’de Görele’nin, 15 Şubat 1918’de Gümüşhane’nin, 17 Şubat 1918’de Kelkit’in ve 24 Şubat 1918’de Bayburt’un düşman işgalinden kurtarıldığını hatırlattı.
Program, soru-cevap bölümünün ardından vatan için canlarını feda eden şehitler için okunan dualarla sona erdi.
| İmsak | 06:06 | ||
| Güneş | 07:37 | ||
| Öğle | 12:28 | ||
| İkindi | 14:48 | ||
| Akşam | 17:09 | ||
| Yatsı | 18:35 |