Gümüşhane’de duygusal veda: Vali Baruş "Gönüllere dokundu" diyerek uğurladı!
Gümüşhane İl Müftü Yardımcısı olarak 3 yıldır şehre hizmet eden Mehmet Nuri Durmuş, Sakarya İl Müftü Yardımcılığı görevine atandı. Sema Doğan Yaşam Alanı’nda düzenlenen veda programında konuşan Vali Aydın Baruş, Durmuş’un Gümüşhane’de bıraktığı manevi izlere dikkat çekerek, “Gönül ehli olmak, kürsüde kalbin tellerini titretmek her kula nasip olmaz” dedi.
Gümüşhane İl Müftü Yardımcısı Mehmet Nuri Durmuş’un Sakarya İl Müftü Yardımcılığına atanması vesilesiyle veda programı gerçekleştirildi.
Sema Doğan Yaşam Alanı’nda düzenlenen törene Gümüşhane Valisi Aydın Baruş, İl Müftüsü Dr. Hayri Erenay, İl Müftülüğü personeli, sendika temsilcileri ve mesai arkadaşları katıldı.
Programda Gümüşhane’deki görev süresiVali Baruş, kendisine yeni görev yerinde sağlık, huzur ve muvaffakiyetler diledi.
Konuşmaların ardından program belge ve hediye takdimiyle sona erdi. boyunca yürüttüğü özverili çalışmalar nedeniyle Mehmet Nuri Durmuş’a Vali Baruş tarafından üstün başarı belgesi takdim edildi.
"Diyanet Hizmeti Gönül İşidir"
Törende konuşan Vali Aydın Baruş, kamu hizmetinde samimiyetin ve insan odaklı çalışmanın önemine vurgu yaptı.
Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde yürütülen hizmetlerin temelinde insanın kalbine hitap etmenin yattığını belirten Vali Baruş, “Mehmet Nuri Hocamız, Gümüşhane’de görev yaptığı süre boyunca sadece resmi görevini ifa etmemiş, aynı zamanda hemşehrilerimizin gönlüne girmeyi başarmıştır. Özellikle vaazlarında ve sohbetlerinde cemaatin kalbinin tellerini titreten, gönül ehli bir profil çizmiştir" ifadelerini kullandı.
Dünya Bir İki Kapılı Han: Önemli Olan Yüz Akıyla Çıkmak
Konuşmasında hayatı "iki kapılı bir hana" benzeten şairin dizelerine atıfta bulunan Vali Baruş, görev yerlerinin birer nöbet yeri olduğunu hatırlattı.
Durmuş’un Gümüşhane "odasından" çıkarak Sakarya "odasına" geçtiğini ifade eden Vali Baruş, “Ömür dediğimiz süreçte önemli olan, girdiğimiz her kapıdan ve üstlendiğimiz her imtihandan yüzümüzün akıyla çıkabilmektir. Hocamızın özellikle Kemaliye Camii cemaati tarafından derin bir sevgiyle hatırlandığını biliyorum. Kürsüdeki o içten ve duygusal tavrı, resmiyetin bazen getirdiği o mesafeyi ortadan kaldıran en büyük gücüydü” dedi.