“Yapısal Reform” Beklentisi
Merak bu ya!.
Yeni Yıl ın ilk saatlerinde Ülkem’de ne oluyor diye
01 .Ocak.2026 günü çoğu kez izlediğim Bir TV. Kanalını açmıştım. Haber başlığı: 2026 yılı
“yapısal reform Yılı olacak” şeklinde idi. Yapısal Reform!...
Kendime sordum. Sizede soruyorum?
Kaç kişi biliyor “yapısal reform” ne demek olduğunu..
Gerçekten bilen kaç kişi var bu Ülkede?
Bu ülkede 86 milyon insan yaşıyor.
Yedi yaş altını çıkar, geriye kalan milyonların yüzde kaçı bu iki kelimenin ne anlama
geldiğini gerçekten biliyor?
Ben yüksekokul mezunuyum; televizyon ekranından söylendiği hâliyle ben de anlamıyorum.
Vatandaş anlamadığı bir kavram hakkında nasıl soru sorsun?.Soramaz.
Soru soramayan da hesap soramaz.
İşte karmaşa tam burada başlıyor.
Bu yeni bir yöntem değil; eski bir Bizans oyunu.
Kavramı bilerek karmaşık tut,
vatandaşa da şunu dedirt:
“Galiba büyük işlerden söz ediliyor.”
Oysa büyük olan iş değil, muğlaklıktır.
Yılın ilk günlerinde çıkıp “Bu yıl yapısal reform yılı olacak” deniyor.
Peki kime sesleniliyor?
Pazara giden emekliye mi,ay sonunu getiremeyen işçiye mi,
tarlasına gübre alamayan çiftçiye mi?
“Yapısal reform” denince milletin zihninde somut bir karşılık yok.
Ne zaman?
Nerede?
Kimin hayatı değişecek?
Ama aynı cümleyi Türkçeleştirelim:
“Bu yıl köklü düzenleme yılı olacak.”
İşte o zaman Vatandaş sormaya başlar:
-Adalette mi?
-Ekonomide mi?
-Eğitimde mi?
-Sağlıkda mı? ,
-Turizmde mi?
- İhracatta mı?
Ve tam o anda,haberi yayına sokanın dili tutulur.
Çünkü Türkçe soru, Türkçe cevap ister.
Peki nedir bu “yapısal reform” dedikleri?
Açık konuşalım:
Devletin işleyişini düzeltmek,
Bozulan çarkları onarmak,
Kurumları adil ve hızlı çalışır hâle getirmek.
Türkçesi şudur:
Köklü düzenleme.
Kalıcı düzeltme.
Devleti rayına sokma.
Bu kadar açık. Ama bu açıklık bazılarını rahatsız eder. Haberi hazırlayan bu açık ifadeyi
yayına sokabilirmi? Sıkar, sokamaz. Ama gavurcasıyla vaziyeti idare ettiğini sanır.
Çünkü açık dil, hesap sormayı beraberinde getirir.Hesap sorulan yerde de kaçamak olmaz.
Buradan bir çağrı yapmak gerekiyor:
Televizyonculuk, Millet adına yapılır.
Milletin anlamadığı dille yapılan yayın, bilgilendirme değil, yutturmacadır.
Türkçe soru sorun.
Türkçe cevap verin.
Milletin aklıyla oynamayın., aklına hitap edin.
Bu ülkenin adı: Türkiye.
Dili Türkçe.
Şeffaflık da bir lütuf değil, görevdir. Nitekim bu bağlamda sayın Cumhur Başkanımız, Yurt
içinde ve Yutrt dışında Türkey,Türkei gibi sözcükler yerine “TÜRKİYE” sözcüğü
kullanılacak diye ortaya koyduğu tavır uygulanmakta ve bundan da gurur duymaktayız. Hal
böyle iken Millete yabancı sözcüklerle seslenmek kendimizi inkar anlamına gelir ki buna asla
müsaade edemeyiz.
Ve Millet, artık süslü kavramlar değil,
açık söz, açık yol ile köklü düzenlemelerin neler olduğunu görmek istiyor.02.Ocak.2026
Yusuf SADIK. Eğitimci yazar-Gazeteci
| İmsak | 06:06 | ||
| Güneş | 07:37 | ||
| Öğle | 12:28 | ||
| İkindi | 14:48 | ||
| Akşam | 17:09 | ||
| Yatsı | 18:35 |