banner333

banner309

banner421

04.01.2026, 20:03 3

SARIKAMIŞ DESTANI: “Olan Oldu, Hatırası Kaldı”

Sarıkamış Harekâtı’nın 110. yılı vesilesiyle,
22 Aralık 1914’te başlayıp 15 Ocak 1915’te sona eren,
karın sessizliğinde donup kalan bir tarihin önünde saygıyla duruyoruz.
Bu anma;
bir muhasebe değil,
bir yargılama hiç değil;
bir hafıza tazelemesi,
bir vicdan yoklamasıdır.
Musa Eroğlu’nun yürek sızlatan dizeleriyle açılır bu tarih sahnesi:
“Sarıkamış, Altın Bulak,
Soğanlı’yı Biz nereden bilek.”
Evet…
Nereden bilecektik?
Ama bildiğimiz bir şey vardı:
Emir vardı. Vazife vardı. Yürümek vardı.Bildiklerimizi hatırlaycağımız,
bilmediklerimizi de öğreneceğimiz etkinliklerin bu yıl yine 4-5 Ocak.2026 günlerinde
Sarıkamış’ da icra edileceğini memnuniyetle öğrenmiş bulunuyoruz.
Kafkas Cephesi: Emrin Uygulandığı Yer
Birinci Dünya Savaşı’nın en sert cephelerinden biri olan Kafkas Cephesi,
Türk ve Rus ordularını karşı karşıya getirdi.
22 Aralık 1914’te başlayan Sarıkamış Harekâtı,
yaklaşık üç hafta süren ağır şartlar altında devam etti
ve 15 Ocak 1915’te sona erdi.
Sarıkamış, yalnızca bir askerî plan değil;
askerliğin temel prensiplerinin sahada uygulandığı bir imtihandı.
Askerlikte kural açıktır:
Plan yapılır ve uygulanır.
Su ortasında at değiştirilmez.
Bu ilke gereği, verilen emirler tartışılmadı.

Mehmetçik, şartlara bakarak değil;
emre bakarak yürüdü.
Allahuekber Dağları: Emre Sadakatin Bedeli
Allahuekber Dağları…
Bu dağlar yalnızca bir coğrafya değildir.
Bu dağlar, itaatin, sadakatin ve vazife ahlakının adıdır.
Binlerce Mehmetçik,
zorlu coğrafyada,
çetin kış şartlarında,
silah arkadaşlarıyla birlikte görevini yaptı.
Çoğu düşmanı görmeden,
ama vazifesini terk etmeden şehit düştü.
Kurşunla değil;
çoğu zaman soğukla, açlıkla ve yoklukla mücadele ettiler.
Sarıkamış , emirle yürüyen ordunun, yüreğiyle direnen askerinin destanıdır.Kazanan Yoktu
Sarıkamış’ta bir galipten söz edilemez.
Ne kazanan vardır,
ne de gerçek anlamda kaybeden.
Ortada yalnızca ağır bir asker zayiatı ve tarihe kazınmış derin bir acı vardır.
Bu nedenle Sarıkamış,“yenilgi” kelimesiyle değil; fedakârlık ve sadakat kelimeleriyle
anılmalıdır.
Bugün Hatırlanmasının Sebebi:
Yıllar boyunca Sarıkamış,
tarih kitaplarında birkaç satıra sıkıştırıldı.
Oysa yaşananlar,sıradan bir askerî hadise değildi.
Yöre halkının sahiplenmesi
ve özellikle Prof. Dr. Bingör Sönmez’in öncülüğündeki çabalarla
Sarıkamış yeniden milletin hafızasına kazındı.
Bir kalp cerrahının,Milletin kalbine dokunan emeğiyle Sarıkamış bugün,
anlamlı törenlerle anılan bir tarih sahnesi hâline geldi.

110. Yılda Anmak .

Aradan geçen 110 yıla rağmen,22 Aralık 1914 – 15 Ocak 1915 tarihleri arasında
yaşananlarbu milletin hafızasında hâlâ tazeliğini korumaktadır.
Sarıkamış’ı anmak;komutanları eleştirmek,Askerî disiplini sorgulamak değildir.
Sarıkamış’ı anmak;
emirle yürüyen ama yüreğiyle şehit düşen o yiğitleri
ve bu destansı harekâtı saygıyla, hürmetle ve minnetle hatırlamak demektir.
Olan oldu.
Ama hatırası kaldı.
Ve bu millet yaşadıkça,
Sarıkamış da yaşayacaktır. 05.Ocak.2026
Yusuf SADIK. Eğiştimci Yazar-Gazeteci

Yorumlar (0)
3
hafif yağmur
Namaz Vakti 05 Ocak 2026
İmsak 06:06
Güneş 07:37
Öğle 12:28
İkindi 14:48
Akşam 17:09
Yatsı 18:35