YAĞMUR VE ÇOCUK 

Yağmurlar böyle yağardı eskiden
Önce damlardan seslenir
Sonra camları döverdi
Hüzünlü bir ozon kokusu
ve  efkarım
Benimle eve dönerdi.
..
Bulutların homurtusunda ki öfke
Ve bir gülle düşerdi orta bacadan
Yorganıma sarınır
Kapardım gözlerimi
Korkularım kovalayınca
Yağmur dinerdi...
..
Kapıyı açmaya görsün annem
Sisler kapıdan hücum ederdi
Genzimi yakan soğuk nefesim
İçime çektiğim muhalif duman
Yalnızlığımla alay ederdi.
..
Çocukluğum, ah çocuk olduğum
Yutkunup durduğum hayaller
Geçmesin dediğim zaman
Bitsin istediğim kötü rüyalar..
Zihnimdeki suskunluğum
Bütün hepsi birden. 
Camdan süzülen
Güneş ışıklarıyla giderdi.
...
Evin yükünden ağırdı çantam
İçinde dünyaları  taşırdım
Köy ekmeğine yoldaş çökelek 
Gün boyu  onla dolaşırdım..
Minik ayaklarımda lastik kanatlar 
Bazen  bulutlara tutunur 
Bazen de rüzgarla koşardım
Ve yine çocuktum ya 
Kuzularımı onlar güderdi.. 

Yağda pişmiş yumurtam
Haftada bir demlenen çayım
Pişinin kokusunu duymak 
Israrlar sonucu pişen kuymak
Işıldardı gözlerim..
İste onlar öyle günlerdi 
Misafir geldiğinde mümkündü 
Demli bi çay koymak 
Bunların  hepsi birden
Çocukluğum ve benim öykümdü. 
Ve yine çocuktum ya 
Dünya benimle dönerdi.. 

2021

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner333

banner309