İYİ Parti Gümüşhane İl Başkanı Bayram Canlı: “Akademisyen Barınamıyorsa, O Ülkede Gelecek de Barınamaz”
İYİ Parti Gümüşhane İl Başkanı Bayram Canlı, Türkiye’de yaşanan ekonomik sorunların artık bir kriz değil, yönetilemeyen ekonomi anlayışının yol açtığı derin bir sosyal yıkım olduğunu belirterek, özellikle orta sınıfın barınma sorunu üzerinden dikkat çeken bir açıklama yaptı.
Canlı, yaptığı yazılı basın açıklamasında yaşanan ekonomik tablonun ne küresel gelişmelerle ne de geçici dalgalanmalarla açıklanabileceğini ifade ederek, sürecin “nas” söylemiyle başlayan, bilimi ve aklı dışlayan ekonomi politikalarının doğal sonucu olduğunu vurguladı. İtiraz edenlerin dışlandığını, eleştirinin ihanetle eş tutulduğunu belirten Canlı, bu anlayışın toplumun geniş kesimlerini derinden etkilediğini kaydetti.
Son günlerde 77 bin lira maaş alan bir akademisyenin 50 bin liralık kira bedeline tepki göstermesinin, gelinen noktayı açık biçimde ortaya koyduğunu ifade eden Canlı, “Beş diplomalı, üç yabancı dil bilen, hayatını eğitime adamış bir akademisyenin ‘çalıştığım yerde bile oturamıyorum’ demesi, bireysel bir serzeniş değil; orta sınıfın çöküş ilanıdır” dedi.
Türkiye’de sorunun lüks semtlerde yaşamak olmadığını vurgulayan Canlı, meselenin artık insanca barınma hakkının erişilemez hâle gelmesi olduğunu belirtti. Kozyatağı’nın, Bahçelievler’in dahi hayal olmasının vatandaşın beklentileriyle değil, ekonominin kötü yönetilmesiyle ilgili olduğunun altını çizdi.
Faiz, enflasyon ve kur politikalarının bilimsel gerçeklerden koparıldığını, piyasalara güven verilmediğini dile getiren Canlı, hukukun zedelendiğini ve öngörülebilirliğin ortadan kaldırıldığını ifade etti. “Para ucuzlatılmaya çalışılırken hayat pahalılaştırılmıştır. Sonuçta kazanan rant çevreleri, kaybeden ise emeğiyle geçinen milyonlar olmuştur” sözleriyle tabloyu özetledi.
Açıklamasında yıllardır uyarıda bulunduklarını hatırlatan Canlı, kayıtsız kalmanın bedelinin bugün açıkça görüldüğünü belirterek, bu bedelin akademisyenin barınamaması, gençlerin yurt dışını tek çıkış olarak görmesi, ailelerin kiralarını ödeyememesi ve emeklilerin ay sonunu getirememesi şeklinde toplumun karşısına çıktığını söyledi.
Türkiye’nin fakir bir ülke olmadığını vurgulayan Canlı, “Bu ülkenin kaynakları da insan gücü de potansiyeli de vardır. Ancak adaletsiz paylaşım, liyakat yerine sadakat, akıl yerine dogma tercih edilmiştir” ifadelerini kullandı. Ekonominin inançla değil, bilimle yönetilmesi gerektiğini belirten Canlı, aksi hâlde bu bedelin her haneye girmeye devam edeceğini kaydetti.
“Bir ülkede akademisyen barınamıyorsa, o ülkede gelecek de barınamaz” diyen Canlı, bugün susmanın yarın daha ağır bedeller doğuracağını ifade ederek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Şeffaflık olmayınca güven olmaz. Güven olmayınca ekonomi yönetilemez. Ekonomi yönetilemeyince bedeli millet öder. Gerçekler bastırılabilir ama yok edilemez. Millet, kendisini yoksulluğa mahkûm eden bu düzenin hesabını er ya da geç sorar.”