banner275
08 Şubat 2014 Cumartesi 14:42
Yeniçeri: AKP Kendisine Bağımlı ve Güdümlü Bir Medya Oluşturmuştur
banner305
banner331

 Yeniçeri basın açıkşlamasında şunlara değindi ;

 

Bir haberin alt yazısına bile Fas’tan müdahale ederek sansürleyen bir Başbakan Türkiye’yi yönetiyor. Tayyip Erdoğan, televizyon kanallarına sızdırdığı adamları vasıtasıyla programları AKP lehine manipüle ettirmektedir. Anket ve araştırma sonuçlarının AKP lehine değiştirildiği de afişe olmuştur.

Halkın siyasi tercihleriyle AKP güdümündeki medyanın yayınladığı anketler arasındaki farkın nedeni de ortaya çıkmış oluyor. AKP’nin televizyon kanallarına yerleştirdiği elemanları vasıtasıyla yapılan anket sonuçları üzerinde oynadığı anlaşılmıştır. Halkta MHP’ye yönelimin düşük gösterilmesi için doğrudan müdahalelerin olduğu net bir biçimde açığa çıkmıştır.

Biz halkla birlikte ve halkın içinde olan bir siyasi partiyiz. Halkta MHP’ye yönelik teveccühü somut bir biçimde görüyoruz. Bu teveccühün anket sonuçlarına niye yansımadığı ya da yansıtılmadığı da böylece ortaya çıkmış oluyor.

Diğer yandan güdümlü anket şirketleri AKP’nin oylarının %50’den aşağı düşmediğini özellikle göstermektedir. Yolsuzluk, rüşvet ve totaliter uygulamalar AKP’nin TBMM’deki milletvekili sayısını bile düşürürken yolsuzluk ve rüşvet illetinin AKP’nin oylarını neredeyse arttırdığını iddia etmek Türk Milletinin hem aklıyla hem de ahlakıyla oyun oynamak anlamına gelmektedir.

AKP sahibi olduğu basın ile baskı altına aldığı gazete ve televizyon kanalları vasıtasıyla tek yönlü olarak halkın algısını yönetiyor.

İktidara geldiği 2002 yılında televizyon ve gazetesi olmayan AKP bugün Türkiye’de televizyon, gazete ve medyanın %70’ini mülk olarak adamlarının üstüne geçirmiş bulunmaktadır. Geri kalan medyanın %15’i de baskı ile evcilleştirilmiştir. Baskı altında özgür ve bağımsız yayın yapmaya çalışan medyanın oranı %15 civarındadır.

Bizzat Tayyip Erdoğan’ın, Sabah/atv için iş adamlarına baskı uygulayarak bir havuz oluşturduğu ve orada toplanan paralarla bu televizyon satın aldığı iddiaları her yanı sarmıştır. Olgu meydandadır. Tartışılacak bir yanı da kalmamıştır.

Türkiye’de bağımsız ve özgür olmayan demokrasi özürlü bir medya böyle meydana getirilmiştir!

Başbakan Erdoğan, televizyon kanallarına bizzat emir vermekte, hangi haberin nasıl ve ne şekilde verilmesi gerektiğini o belirlemektedir.

Bu durum Türkiye’de en büyük medya patronunun Recep Tayyip Erdoğan olduğunu göstermektedir.

Sosyal Medyanın Denetim Altına Alınması!

AKP, Türkiye’de ifade özgürlüğünün ruhuna fatiha okumuştur. Bağımsız ve tarafsız medya ise Türkiye’de can çekişmektedir.

TRT, Türkiye’nin değil AKP’nin haberlerini sunan, tam anlamıyla iktidarla iliştirilmiş bir beyin yıkama, algı yönetme aygıtı haline gelmiştir.

TRT’nin Recep Tayyip Erdoğan Radyo ve Televizyonu haline gelmesinden sonra sıra diğer basın ve yayın araçlarının AKP’ye endeksli hale getirilmesine gelmiştir. Bazı özel televizyon kanalları AKP’li iş adamları ve STK’lar tarafından meydana getirilen paralel para havuzları vasıtasıyla satın alınmıştır.

AKP iktidarı, gazete, televizyon ve basını tek tipleştirilmesinden daha doğrusu AKP’lileştirilmesinden sonra sosyal medyaya el atmıştır.

TBMM Genel Kurulu’nda internet erişimi ile ilgili düzenlemeleri içeren yasa bu bağlamda TBMM’den geçirilmiştir.

AKP, interneti de AKP’nin görüş ve yaklaşımları bağlamında sansüre tam teşebbüs etmiş bulunmaktadır.

Umuyoruz ki, basın ve ifade özgürlüğüne aykırı olarak çıkarılan bu yasa Cumhurbaşkanı Gül tarafından veto edilir.

Nitekim kabul edilen İnternete erişimle ilgili maddeler dolaylı sansür uygulamak anlamına gelmektedir. Örneğin Anahtar kelimelerle “uygunsuz içerik” belirlenip sayfa kaldırılabilecek. Bu durumda yolsuzluk, rüşvet tapeleri ya da fezlekelerle ilgili hususlar “uygunsuz içerik” denilerek engellenebilecektir.

-“Sansür, URL adresi tabanlı yapılabilecek…Yer sağlayıcı yurtdışındaysa bile erişim engellenebilecek. DNS değiştirerek bir siteye girilemeyecek”tir.

-“Hakimler, 24 saat içinde sansür kararı verebilecek. Hükümetin öngördüğü “Zararlı” içerik çıkarılmazsa, 500-1.000 TL arasında günlük para cezası kesilecektir”.

-Hosting firmaları her kullanıcının izini sürebilecek. Her kullanıcının internetteki faaliyeti kayda alınarak bir-iki yıl saklanacak.

-TİB başkanına internet sitesi erişim engelleme yetkisi verilecek.

- Birliğe gönderilecek olan “erişimin engellenmesi kararı” 4 saat içinde uygulanmak zorunda.

-Erişim sağlayıcı firmalar, kullanıcıların hangi sitelere girdiğini kaydedip 2 yıl boyunca saklayacak.

-Bilgisayar ve akıllı telefonlardan internete bağlanan 34 milyon kullanıcı tek tek fişlenecek.

-İnternetteki içerikler sayfa bazında da engellenebilecek.

Diyelim ki birisi TİB başkanını arayacak veya mesaj gönderecek, özel hayatıyla ilgili belgeler yayınlandığını söyleyecek. TİB başkanı siteyi kapatacak ister doğru olsun ister olmasın.

Peki rüşvetle ilgili belge, yolsuzluk belgeleri özel hayat mıdır?

Hangi suç unsuru olursa olsun TİB başkanı devreye giriyor. Özel hayatın ihlali konusunda TİB’e 4 saat içinde kapatma yetkisi veriliyor. TİB başkanının mahkeme kararlarına itiraz hakkı var ama mahkemenin TİB başkanına itiraz hakkı yok.

Durum ortadadır. Ucu açık, izafi ve tamamen AKP’nin görevlendirdiği memurlar vasıtasıyla sakıncalı bulunan internet erişimleri engellenebilecektir.

Yargı by-pass edilerek yasaklamalarla ilgili yetki TİB’e teslim edildi.

Bu durum Türkiye’nin internette AB ve dünya standartlarını değil Kuzey Kore, Suudi Arabistan, Çin, İran ve Vietnam  standartlarını benimsemesi anlamına gelmektedir.

Nitekim AB Komisyonu’nun Genişleme ve Komşuluk Politikasından Sorumlu Üyesi Stefan Füle “İnternet yasası ciddi endişeler yaratıyor. Kamuoyunun ihtiyacı olan daha fazla şeffaflık ve bilgi, daha az kısıtlama” olduğunu söyledi.

Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz, kanunun “geri bir adım” olduğunu belirterek, “Hükümetin internet üzerindeki kontrolünü artıran kanunun Meclis’ten geçmiş olması zaten boğucu olan basın hürriyeti ortamı açısından bir geri adımdır” dedi.

İtalyan gazeteleri yasayla ilgili “Türkiye’de internete darbe” olarak nitelendirdi.
Corriere Della Sera gazetesi haberi “Türkiye’de internet susturuldu” manşetiyle verirken sosyal medyada en aktif ülkeler arasında bulunan Türkiye’de bu tip bir yasayla muhalif seslerin susturulmaya çalışıldığı belirtildi. Repubblica gazetesi ise Türkiye’nin bu yasayla birlikte internet ve basın özgürlüğünde yasakçı Çin rejimi ile aynı seviyeye gerilediğine değindi.

Yapılanlar ortada ve olgu yoruma izin vermeyecek kadar açıktır.

 

 

 

5. Yargı Paketi Ne Getirecek, Ne Götürecek?

AK Parti’nin terör ve örgütlü suçlara bakan özel yetkili mahkemeleri kaldıran ve tutukluluk süresini 5 yıla indiren kanun teklifi Meclis Başkanlığı’na sunuldu. Kanun teklifinin olumlu yanlarından daha çok olumsuz yanlarının olduğu görülüyor.

Teklifin yasalaşması halinde yargı mensuplarına yani hâkim ve savcıya artık doğrudan tazminat davası açılabilecek.

Yargı kararını uygulamayan yürütme, karşıya yani bakan, vali veya emniyet müdürü gibi kamu görevlilerine tazminat davası açılamayacak. Burada iktidarın kendi adamlarını yargıya karşı yasayla koruma altına aldığı açıktır.

Mahkeme kararlarını uygulamayan bakanlar ve bütün kamu görevlilerine doğrudan tazminat davası açılması önleniyor. Mahkeme kararlarını uygulaması için kamuya tanınan 30 günlük süre de kaldırılacak. Yeni düzenleme ile bakan ve kamu görevlileri mahkeme kararlarını yerine getirmezse tazminat davası ancak devlet aleyhine açılabilecek.

Yargının değil AKP’nin emrine uyan kamu görevlileri koruma altına alınıyor. Mahkeme kararlarını uygulamayanlar, yargıcın verdiği görevi yerine getirmeyenler bir müeyyide ile karşılaşmazlarsa devlette keyfilik dönemi açılmış olur. Devlet işlemez, işler yürümez, kaos oluşur.

17 Aralıkta yapılan rüşvet ve yolsuzluk operasyonu sırasında iktidar bürokratlarını yasal emir ile talimatlara uymamalarına ve dolaysıyla yargıya hesap vermekten bu madde korumuş oluyor.

Ayrıca kanun teklifinde yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrasında görevden uzaklaştırılan kamu görevlilerinin mahkemeden hızlı bir şekilde yürütmeyi durdurma kararı almasını önleyecek bir düzenlemeye gidiliyor. Buna göre kanuna, ‘Kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz’ hükmü ekleniyor. Böylece mahkemeler, görev yeri değiştirilen emniyet müdürü gibi bir kamu görevlisi hakkında idarenin savunmasını almadan yürütmeyi durdurma kararı veremeyecek. Bu durumda idare savunma süresini uzatarak veya savunma vermeyerek mahkeme kararını geciktirebilecek.

Bir kişinin mal varlığına el konulabilmesi için ‘suçun işlendiğine ve belirtilen değerlerin bu suçlardan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphenin varlığı’ gerekecek. Ayrıca mal varlığına el koyma işleminin uygulanabilmesi için ilgisine göre Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu, Mali Suçları Araştırma Kurulu, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’ndan, el konulacak varlığın suçtan elde edildiğine ve suçtan elde edilen değere ilişkin rapor alınması zorunlu olacak.

ÖYM’lerin kaldırılması, uyduruk ve imal edilmiş delillerle mahkum edilenlerin çilelerinin sona ermesi olumludur. Ancak AKP’nin bu teklifi adaleti sağlamak için değil, mensuplarını korumak için çıkardığı açıktır. Bu yasayla 12 yıldır iktidarda olan AKP’nin yandaşlarına aktardığı mal varlıkları, mülkleri koruma altına alınıyor.

AKP, son zamanlarda çözülür ve çökerken canhıraş bir vaziyette yasaları değiştirerek 12 yıllık iktidarları süresince yaptıkları yasal olmayan uygulamaları yasal hale getirmeye çalışıyor. Bu yapılanlar Kenan Evren’in anayasaya eklediği geçici 15. Maddeye benziyor. AKP de darbecilerin yaptığı gibi yasalar karşısında yasaları değiştirerek uygulamalarının soruşturulmasına yasayla muaf hale getiriyor.

 
Porf.Dr. Özcan Yeniçeri MHP Ankara Milletvekili

 

 

Kaynak: Haber29.NET

Son Güncelleme: 08.02.2014 15:22
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner333

banner329

banner309