Türkiye genelinde imalat sanayisinde gözlenen daralma, tırmanan maliyet baskıları ve kapasite kullanım oranlarındaki düşüş sanayiciyi zorlu bir sınavla baş başa bırakırken, Anahtar Parti Gümüşhane İl Başkan Yardımcısı ve Kalkınma Politikaları Başkanı Muhsin Ünal’dan dikkat çeken kapsamlı bir değerlendirme geldi. Saha taramalarında elde ettikleri verileri kamuoyuyla paylaşan Ünal, üretim çarklarının yavaşlamasına karşı hazırladıkları 4 temel ilkeye dayanan çözüm paketini açıkladı.
İmalat sektöründeki tıkanıklığın yalnızca geçici dalgalanmalarla ya da yüksek faiz politikalarıyla izah edilemeyeceğini belirten Ünal, yapısal reformlar gerçekleşmeden üretimde sürdürülebilirliğin sağlanamayacağını vurguladı.
"Saha Taramalarında Üreticimizin Feryadını Birebir Not Ettik"
Gümüşhane ve çevresindeki sanayi tesisleri ile imalathanelere gerçekleştirdikleri ziyaretlerin sonuçlarını aktaran Muhsin Ünal, sanayicinin doğrudan saha verilerine dayanan tablosunu şu sözlerle özetledi:
"Saha ziyaretlerimizde sanayicilerimizin sorunlarını dinledik, gördük ve her birini ajandamıza kaydettik. Üretimin önündeki bürokratik engelleri, finansman kaynaklarına erişimde yaşanan derin güçlükleri, sipariş iptallerini ve daralmaları, kur-maliyet-fiyatlama üçgeninde oluşan ağır sıkışmayı doğrudan işin başındaki üreticilerimizden öğreniyoruz. Bugün sanayicimiz, bir yandan yüksek hammadde maliyetleri ve ithal girdi bağımlılığıyla boğuşurken diğer yandan iç ve dış pazardaki talep daralması karşısında varlık mücadelesi vermektedir."
Rakamlar Alarm Veriyor: İmalat PMI 28 Aydır Eşik Değerin Altında
Konuşmasında makroekonomik verilere ve sanayi istatistiklerine değinen Ünal, üretimdeki kan kaybının ciddiyetine dikkati çekti. İmalat sanayisindeki küçülmenin uzun bir zamana yayıldığına işaret eden Ünal:
"Sanayi üretimi yıllık bazda yüzde 1,4, imalat sanayisi üretimi ise yüzde 1,5 oranında daralmıştır. Sektörün nabzını tutan imalat PMI değerinin 47,7 seviyesine gerileyerek 50 büyüme eşiğinin altında kalması, faaliyet koşullarındaki bozulmanın tam 28’inci aya ulaştığını net bir şekilde kanıtlamaktadır. İmalat sanayisi genel kapasite kullanım oranının yüzde 73,5’e, geleceğin üretim altyapısını oluşturan yatırım mallarında ise yüzde 69,7’ye kadar gerilemesi sanayide tehlike çanlarının çaldığının en açık göstergesidir" dedi.
Mevcut devlet desteklerine de değinen Ünal; HIT-30, Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi, YTAK, yatırım teşvik sistemleri ve KOSGEB programlarının faydalı araçlar sunduğunu ancak bu mekanizmaların tek bir entegre uygulama mimarisi altında birleştirilemediği için istenen verimin alınamadığını kaydetti.
İmalat Sanayisini Geleceğe Taşıyacak 4 Temel Strateji
Anahtar Parti olarak sanayi hamlesini ayağa kaldıracak çözüm haritasını duyuran Muhsin Ünal, belirledikleri dört kritik adımı detaylandırdı:
Kritik Ürün ve Ara Mallarda Yerlileşme: Sanayinin kırılganlığını artıran ithal girdi bağımlılığını kesmek amacıyla stratejik ara malların yerli imkanlarla üretilmesi.
Teknoloji Transferi ve Dış Ortaklıklar: Avrupa başta olmak üzere yurt dışındaki teknoloji sahibi KOBİ’lerin satın alınması veya stratejik ortaklıklar kurularak ileri teknolojinin Türkiye’ye kazandırılması.
Odaklanmış ve Stratejik Teşvik Yönetimi: Kamu kaynaklarının ve teşvik paketlerinin saçaklandırılmadan, yüksek katma değer üreten küresel ölçekte rekabetçi sektörlere aktarılması.
Altyapı Odaklı Sanayi Kümelenmesi: Sanayi yatırımlarının lojistik, hammadde ve enerji altyapısına uygun doğru coğrafi bölgelerde kümelendirilerek ölçek ekonomisi oluşturulması.
"Yerlileştir, Teknolojiyi Kazan, Ölçeklendir ve Kümelendir"
Sanayi vizyonlarının ana omurgasını özetleyen Muhsin Ünal, "Sanayi politikamızın temel felsefesi nettir: Yerlileştir, teknolojiyi kazan, ölçeklendir ve kümelendir. Türkiye’nin sanayi meselesi sadece daha fazla ürün imal etmek değil; daha yüksek teknolojiyle, daha yüksek katma değerle, finansal açıdan güçlü şirketlerle ve kritik alanlarda dışa bağımlılığı en az seviyeye indirerek üretmektir" diyerek sözlerini tamamladı.





