İYİ Parti Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Zafer Ulutaş, Gümüşhane’nin sahip olduğu zengin doğal ve beşeri potansiyele rağmen yıllardır durdurulamayan göç problemine ilişkin kapsamlı bir analiz ve çözüm deklarasyonu yayımladı. Kentin temel sorununun kaynak yetersizliği olmadığını vurgulayan Ulutaş, mevcut potansiyelin katma değerli nihai ürüne dönüştürülememesinin göçü tetiklediğini belirterek Gümüşhane için radikal bir kalkınma hamlesi çağrısında bulundu.
1924 yılında il statüsü kazanan Gümüşhane'nin bir asırlık süreçte hak ettiği gelişimi gösteremediğine değinen Ulutaş, 657 bin hektarlık alanda yer alan zenginliklerin stratejik bir akılla yönetilmesi gerektiğini vurguladı.
"Gençlerimiz 'İş Bulamazsak Gitmek Zorundayız' Diyor"
İki yıldır sahrada, köy köy ve ilçe ilçe vatandaşlarla bir araya geldiğini ifade eden Prof. Dr. Zafer Ulutaş, genç nüfusun kentte tutulamamasının geleceğe yönelik en ciddi kriz işareti olduğunu söyledi.
Genç nüfus kaybının bir şehrin üretim hafızasını yok ettiğini vurgulayan Ulutaş, şu kritik uyarılarda bulundu:
"Gençlerimizin kurduğu cümle hemen hemen aynı: 'Burada iş bulamazsak biz de gitmek zorundayız.' Bu söz yalnızca bir işsizlik şikâyeti değil, Gümüşhane’nin geleceği için verilmiş çok ciddi bir alarmdır. Bir genç şehir dışına ya da yurt dışına gittiğinde sadece bir kişi gitmiyor; bir ailenin geleceği, bir köyün nüfusu ve kentin üretim gücü kayboluyor. Gümüşhane, Trabzon ve Erzurum gibi komşu illerin gölgesinden kurtularak kendi özgün ekonomik kimliğini kazanmalıdır."
"Maden ve Orman Kaynağımız Başka Şehirleri Zengin Etmemeli"
Gümüşhane’nin maden, orman, tarım, hayvancılık ve su kaynakları bakımından bölgesel bir güç olma potansiyeline sahip olduğunu dile getiren Ulutaş, ham madde satışına dayalı yapının kenti fakirleştirdiğini savundu.
Ulaşım yatırımlarından savunma sanayisine, tarımsal markalaşmadan yenilenebilir enerjiye kadar uzanan çözüm önerilerini detaylandıran Ulutaş, öncelikli başlıkları şöyle sıraladı:
Entegre Orman Sanayisi: Yüzde 38’i ormanlarla kaplı kentte ahşap teknolojileri, mobilya, ambalaj ve yapı elemanları alanında entegre işleme tesisleri kurulmalı.
Sürdürülebilir Madencilik: Madenler sadece çıkarılıp ham olarak başka şehirlere gönderilmemeli; kent bünyesinde kurulacak ağır sanayi ve işleme tesisleriyle yüksek katma değerli ürüne dönüştürülmeli.
Kürtün Modeli ve Askeri Yatırım: Kürtün’ün geleneksel metal işçiliği ve silah ustalığı tecrübesi modern teknolojiyle birleştirilerek savunma sanayisine entegre edilmeli; ayrıca kente Komando Eğitim Merkezi kurulmalı.
Kelkit, Köse ve Şiran Tarım Hattı: "Üret, işle, paketle, markalaştır ve pazarla" zinciri kurulmalı. Ayçiçeği ve seracılık teşvik edilmeli; kuru fasulye gibi tescilli ürünler işlenerek pazarlanmalı.
Hayvancılık ve Çoban İstihdamı: Büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığı desteklenmeli; çoban sorunu İŞKUR ve özel sosyal güvence projeleriyle çözülmeli. Damızlık merkezleri ve soğuk zincir altyapısı kurulmalı.
Ulaşımda Takvim Şartı: Tirebolu-Kürtün Yolu, Köse Dağı geçişi, Pekün ve Tersun Tünelleri gibi projeler seçim vaadi olmaktan çıkarılmalı; bütçe ve bitiş tarihleri net açıklanmalı.
"Eksik Olan Kaynak Değil, Ortak Akıl ve Kararlı İradedir"
Günü kurtaran geçici uygulamalar yerine en az 20-30 yıllık bütüncül bir vizyon belgesine ihtiyaç duyulduğunu belirten Prof. Dr. Zafer Ulutaş, açıklamasını şu ifadelerle noktaladı:
"Gümüşhane’nin kaderi göç vermek, gençlerini kaybetmek ya da madenini ham satmak değildir. Doğru bir planlamayla yeniden Doğu Karadeniz'in üretim merkezi olabiliriz. Gücümüz de var, toprağımız da, madenimiz de, yetişmiş insanımız da... Eksik olan tek şey; ortak akıl, uzun vadeli bir plan ve kararlı bir iradedir. Şehrimiz unutulmuş bir yer değil, el birliğiyle yeniden ayağa kaldırılacak kıymetli bir cevherdir."





