İYİ Parti Gümüşhane İl Başkanlığı’nın ev sahipliğinde düzenlenen geleneksel iftar buluşması, birlik mesajları ve Türkiye’nin gelecek vizyonuna dair paylaşılan görüşlerle yoğun bir katılıma sahne oldu.

Bayram Canlı: "Teşkilatımızın Fedakârlığı En Büyük Sermayemizdir"
İftar öncesi davetlilere hitap eden İl Başkanı Bayram Canlı, Ramazan ayının kırgınlıkların onarıldığı ve toplumsal dayanışmanın zirveye ulaştığı müstesna bir dönem olduğunu hatırlatarak başladığı konuşmasında, teşkilat mensuplarına yönelik duygusal ve güçlü mesajlar verdi. Canlı, bir siyasi hareketin gerçek kudretinin sadece binalardaki tabelalardan veya meclis kürsülerindeki sözlerden ibaret olmadığını savundu. Partisinin asıl gücünü, sahada gece gündüz demeden kapı kapı dolaşan, gönüllere dokunan ve zamanını bu davaya adayan yol arkadaşlarının fedakârlığından aldığını ifade eden Canlı, teşkilatın her bir ferdine özverili çalışmaları için yürekten teşekkür etti.

Cumhuriyet değerlerine olan bağlılıklarını da yüksek sesle dile getiren Bayram Canlı, İYİ Parti’nin adaletten vazgeçmeyenlerin ve umudunu kaybetmeyenlerin tek adresi olduğunu vurguladı. Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu inancıyla hareket ettiklerini belirten Canlı, Mustafa Kemal Atatürk ve aziz şehitlerin emanetini namusları bildiklerini ifade ederek, omuz omuza verdiklerinde aşamayacakları hiçbir engelin bulunmadığını dile getirdi.

Prof. Dr. Zafer Ulutaş’tan Sert Ekonomi ve Tarım Eleştirisi
Programın ilerleyen saatlerinde söz alan Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Zafer Ulutaş ise Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik darboğazı ve tarımsal çöküşü çarpıcı verilerle eleştirdi. Ramazan’ın bir sabır ayı olduğunu ancak bu sabrın yapılan yanlışlara sessiz kalmak anlamına gelmediğini belirten Ulutaş, paylaşmanın esas olduğu bu ayda, halkın paylaşacak ekmeğinin kalmadığı bir düzene razı olmayacaklarını söyledi. Bugün Türkiye’de emeklinin geçinemediğini, esnafın ise kazanç sağlamayı bir kenara bırakıp sadece ayakta kalma mücadelesi verdiğini ifade eden Ulutaş, gençlerin geleceklerini yurt dışında aramasının temel nedeninin düşen alım gücü ve kötü ekonomik şartlar olduğunu savundu.

Hükümetin ekonomi yönetimini TÜİK rakamları üzerinden eleştiren Ulutaş, enflasyonun pazarda, çarşıda ve mutfakta düşmediğini, yangının rakamlarda değil bizzat hayatın içinde olduğunu kaydetti. Rakamlarla oynamanın hayat pahalılığını bitirmeyeceğini vurgulayan Ulutaş, devletin üreticisini korumak yerine ithalatı ödüllendiren bir politika izlediğini iddia etti. Özellikle besilik hayvan ve et ithalatına yönelik planların yerli üreticiyi bitirme noktasına getirdiğini söyleyen Başdanışman, mazot, gübre ve yem fiyatlarının yüksekliği altında ezilen çiftçinin borç yüküyle baş başa bırakıldığını ifade etti.

"Toprağını Kaybeden Bağımsızlığını Kaybeder"
Konuşmasının sonunda Türkiye’nin topraklarının kendine yetecek potansiyele sahip olduğunu, asıl sorunun üreticide değil, üretimi yönetemeyen zihniyette olduğunu belirten Prof. Dr. Zafer Ulutaş, tarihsel bir benzetme yaparak Kuva-yi Milliye ruhuna atıfta bulundu. Atalarımızın Kurtuluş Savaşı’nda her türlü işgale ve ihanete karşı nasıl ayağa kalktıysa, bugün de aynı kararlılıkla bu düzeni değiştireceklerini ifade eden Ulutaş, İYİ Parti iktidarında adaletin yeniden tesis edileceğini, tarımsal üretimin ayağa kaldırılacağını ve milletin alın terinin yeniden değerli kılınacağını vaat etti. Program, "O Güneş doğacak, Türkiye İYİ olacak" sloganları ve karşılıklı dualarla sona erdi.