banner333

banner309

Eticaret

Gümüşhane Üniversitesinde 28 Şubat Konuşuldu

Gümüşhane Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi çok amaçlı salonda 28 Şubat Postmodern Darbe sürecinin anlatıldığı bir panel gerçekleştirildi.

Gümüşhane Üniversitesi 02.03.2019, 18:44
Gümüşhane Üniversitesinde 28 Şubat Konuşuldu

Gümüşhane Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi çok amaçlı salonda 28 Şubat Postmodern Darbe sürecinin anlatıldığı bir panel gerçekleştirildi.

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Coşkun Topal’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen programa konuşmacı olarak katılan öğretim üyelerimiz 28 Şubat Postmodern Darbesini kendi alanları ile ilgili değerlendirmelerde bulundular.

Siyaset ve Sosyal Bilimler Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Ali Çiftçi konuşmasında, “Bizim yaşadığımız darbelerin bazılarında Ordu yönetime el koyarken, 12 Mart muhtırası, 28 Şubat Postmodern ve 27 Nisan e-muhtırası gibi müdahalelerde doğrudan olmamakla birlikte hakemlik işlevi gördüğünü söylemek mümkündür. Dolayısıyla teorik açıdan Ordu burada doğrudan başa gelmedi, başka kurum ve kuruluşları kullanarak sisteme müdahale etmiş oldu. 28 Şubat’a giden yol esasında 1995 yılında yapılan Anayasa değişiklikleri ile başladı. Bazı askeri, siyasi, sivil ve bürokrasi çevrelerde Refah Partisi ismi kullanılarak irtica tehdidi söylemi başlatıldı. Birinci olan partiye hükümet kurma görevi verilmedi. Huzursuzluğun ilk sinyali Ağustos 1996'daki Yüksek Askeri Şura (YAŞ)’da belirmeye başladı. Son olarak baktığımızda iktidara yönelik darbe girişimleri olduğunda muhalefetteki partiler iktidara karşı olduğu için yapılan müdahalelere destek vermişlerdir. İlk defa 15 Temmuz’da halkla birlikte partilerimiz darbeye karşı durdular” şeklinde açıklamalarda bulundu.  

Dr. Öğr. Üyesi Bülent Bal, “Öncelikle dünyanın hiçbir yerinde Ordu tek başına darbe yapmaz. Genel itibariyle içerisinde taşeronların da bulunduğu bir konsorsiyum halinde yapılır. 28 Şubat sürecinde birçok kişi aktif bir şekilde rol almıştır. Bu sürecin ekonomik boyutuna baktığımız zaman sermayedarların neden Refah-Yol hükümetine karşı olduğunu düşünmek gerekir. Şimdi Refah-Yol hükümeti başa geldiğinde ülke bir çöküş içerisindeydi. Bu çöküşten çıkmak için yatırımlar yapılması gerekliydi. Refah-Yol Hükümeti, borç para bulmaktan çok, yüksek faizle sağlanan kaynağın kullanılmasını kontrol altına alacak bir sistem kurmuştu, adı da havuz sistemiydi. Bunun sonucunda bir havuz sistemi oluşturuldu. Havuz sistemi esasında Hazine'nin gelir ve giderinin bir havuzda birleşip, kaynakların doğru değerlendirilmesiyle ilgili bir sistemdi. Bu sistem bir yıllık süre içerisinde başarılı oldu. Hazine 10 Milyar dolarlık tasarruf etmiş oldu. Bu durum finans çevrelerini ve büyük medya patronlarını ürküttü. Çünkü sermaye ve medya çevresi bu dönemde iç içeydi. Zamanla iç borçlanma yolu tekrar açıldı. Bankaların hepsi battı. Yaklaşık 17 Milyar Dolarlık bir kamu zararı oldu. Bütün bu ekonomik maliyetleri topladığımızda karşımıza 2000 yılındaki kriz ortaya çıkmaktadır. Bütün maliyenin denetimini Dış Maliye başlığı altında IMF’ye devretmek zorunda kaldık” sözleriyle yaşanılan süreci anlattı.

Panelin son konuşmasında sürecin uluslararası ilişkiler boyutunu açıklığa kavuşturan Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Kadir Sancak ise “İktidar olduktan sonra Necmettin Erbakan’ın dış politikada iki alanda yaptığı kanunlar Refah-Yol hükümetinin sonunu getiren etkenler olmuşlardır. Bunlardan bir tanesi Batı ile ilişkilerdir. Bir diğeri ise uluslararası örgütlenmedir. Necmettin Erbakan başkan olduktan sonra ilk dış ziyaretini İran’a yapmıştır. Bu haliyle batı çevrelerinde büyük bir tepki doğurmuştur. Çünkü ilk dış ziyaret Türkiye’nin gideceği yönü göstermektedir. Bir algı oluşturulmaya çalışılmış, bu durum gerek batı çevreleri ve gerekse de silahlı kuvvetler nezdinde büyük bir tepki ile karşılanmıştır. İran’dan sonra Pakistan, Malezya, Endonezya ve Singapur gibi ülkelere ziyaretler yapılmıştır. Özellikle İslam toplum liderleriyle yapılan buluşmalar manşetlere taşınmıştır. Erbakan’a yönelik olarak hem içeride hem de dışarıda büyük tepkiler ortaya çıkmıştır. Mısır ziyareti sonrasında Libya’ya yapılan ziyaret de bir nevi bu sonu getiren etkenlerden olmuştur” sözlerine yer verdi.

28 Şubat Postmodern Darbesi ile ilgili yapılan panel hakkında değerlendirmelerde bulunan Rektör Prof. Dr. Halil İbrahim Zeybek, “Nitekim ülkemiz tarihine baktığımızda halk iradesi ile başa gelen hükümetleri devirmek amacıyla çok çeşitli darbeler yapılmaktadır. Yapılan bu darbeler ülkemizde ekonomik ve siyasi yönünün haricinde halk üzerinde de olumsuz etkiler bırakmıştır. 28 Şubat Postmodern Darbe olarak bildiğimiz bu süreçte de aynı durumlar yaşanmıştır. Türkiye’nin gelişmekte olan bir ülke konumuna gelmesi bazı kesimleri rahatsız etmiş olacak ki, ülkemizde böylesi akla hayale sığmayacak bahanelerle, senaryolarla darbeler yapılmıştır. Bütün bunların tekrar ülkemizde yaşanmaması temennisiyle 28 Şubat Post-modern darbesini kınıyorum. Bu nedenle de darbelerin ülkemiz açısından ne denli zararlı olduklarını göstermek amacıyla düzenlenen bu panelin yerinde ve doğru bir program olduğunu düşünüyorum. Katılan panelistlerimizi kutluyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” diyerek, konuyla ilgili görüşlerini dile getirdi.

Panel, katılımcılardan gelen soruların cevaplandırılmasıyla sona erdi.

Yorumlar (0)
21
açık
Namaz Vakti 18 Mayıs 2022
İmsak 03:10
Güneş 04:56
Öğle 12:24
İkindi 16:19
Akşam 19:41
Yatsı 21:19
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 36 70
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 36 48
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 36 45
14. Aston Villa 36 44
15. Southampton 37 40
16. Everton 36 36
17. Leeds United 37 35
18. Burnley 36 34
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31