Gümüşhane’nin merkeze bağlı Yeşildere köyünde 1914 yılında inşa edilen, restorasyon sürecinin ardından atıl kalmaktan kurtarılarak bölge turizmine kazandırılan tarihi Yeşildere Konakları, kentin asırlık gastronomi mirasını yeniden gün yüzüne çıkarıyor. Tesis, tescillenmesi amacıyla coğrafi işaret başvurusu yapılan ve unutulmaya yüz tutan geleneksel "şekersiz kuşburnu çorbası" lezzetiyle ziyaretçilerine adeta şifa dağıtıyor.
Biri suit olmak üzere 9 odası, restoran alanı ve geniş bahçesiyle hizmet veren tarihi yapı, Kent Konseyi Başkanı Rüstem Demirağ ile köy muhtarı Erhan Yalçınkaya ortaklığıyla kapılarını yeniden açtı. Tesiste, yöresel gastronomi kültürünün unutulmuş tarifleri aslına uygun yöntemlerle hazırlanarak yerli ve yabancı turistlerin beğenisine sunuluyor.
10 Yıllık Atıllık TKDK Desteğiyle Aşarak Turizme Kazandırıldı
Tarihi konağın ihale ve işletime açılma sürecine dair detayları paylaşan Rüstem Demirağ, yapının 100’üncü yılı olan 2014’te restore edilmesine rağmen uzun süre atıl kaldığını vurguladı. Süreci özetleyen Demirağ:
"Yeşildere Konakları 1914 yılında inşa edildi. 2014’teki restorasyonun ardından maalesef 2024 yılına kadar atıl durumda kaldı. Kent Konseyi Başkanlığım döneminde buranın ekonomiye kazandırılması için görüşlerimizi paylaştık. Gümüşhane Valiliği ve İl Özel İdaresi’nin ihaleye çıkmasının ardından ortağım Erhan Yalçınkaya ile kiralama işlemini gerçekleştirdik. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) hibe programına yaptığımız başvuru onaylandı ve 2 yıllık hazırlık evresinin ardından konağımızı hizmete açtık. Amacımız, Gümüşhane’nin unutulmuş yemeklerini bu otantik atmosferde yaşatmaktır."
Görünmeyen Şifa Kaynağı: Şekersiz Kuşburnu Çorbası
Menüde özellikle yerel gastronomi değerlerini öne çıkardıklarını belirten Demirağ, Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası ile Gümüşhane Üniversitesi tarafından coğrafi işaret tescili için başvurulan kuşburnu çorbasına ayrı bir parantez açtı:
"Kuşburnu marmelatı yapılırken mayhoşluğu kırsın diye genelde şeker ilave edilir. Ancak biz geleneksel kuşburnu çorbasında tamamen şekersiz marmelat tercih ediyoruz. Bu sayede çorba kendine has özgün, mayhoş lezzetini koruyor. Ziyaretçilerimizden bu lezzete yönelik aldığımız geri dönüşler son derece sevindirici. Önümüzdeki süreçte pestil kavurması gibi unutulmaya yüz tutan diğer lezzetlerimizi de daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedefliyoruz."
"Grip İlacı Gibi": Mutfaktaki Ustalık Sırrı
Kuşburnu çorbasının tenceredeki pişirilme aşamalarını ve besleyici değerini aktaran Aşçı Nilüfer Okumuş, çorbanın yapılış sırlarını paylaştı. Kuşburnunun kaynatılıp süzülmesinden sonra elde edilen şekersiz özün kullanıldığını söyleyen Okumuş; "Tencerede önce tereyağıyla kıyma ve unu kavuruyoruz. Ardından şekersiz kuşburnu marmelatını ekleyip kıvam alana kadar karıştırıyoruz.Servis öncesi üzerine tereyağında yakılmış nane gezdiriyoruz. C vitamini deposu olan bu tarhana kıvamındaki lezzet, evlerimizde de sıkça yaptığımız adeta doğal bir grip ilacıdır" ifadelerini kullandı.
Konakta çorbayı tadan ziyaretçilerden Ayşe Sağırkaya ise geçmişte düzenlenen festival yarışmalarında birincilik elde eden bu damak tadının yeniden profesyonel bir mutfakta sofraya getirilmesinden duyduğu memnuniyeti belirterek, çorbanın nefis mayhoş aroma ve yüksek vitamin değerine vurgu yaptı.





