Anahtar Parti’den “Mehmet Şimşek Sunumu” Eleştirisi: “Algıya Değil Gerçeğe, İllüzyona Değil Hesap Verebilirliğe Çağırıyoruz”
Anahtar Parti, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in MÜSİAD’da yaptığı sunuma ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yayımlayarak, ekonomi politikalarına yönelik eleştirilerde bulundu.
nahtar Parti Gümüşhane İl Başkanı Muhammet Kaya, Bakan Şimşek’in sunumunda dile getirdiği “ekonomide iyileşme” söyleminin, sahadaki gerçeklerle ve temel göstergelerle örtüşmediğini ifade etti.
“Büyüme Talep Odaklı ve Kırılgan”
Başkan Kaya, “Büyüme dengeli ve ihracat öncüllü” iddiasının gerçekçi olmadığını savunarak, 2023–2025 döneminde büyümenin ağırlıklı olarak iç talep ve kamu harcamalarına dayandığını belirtti.
İhracatta beklenen sıçramanın gerçekleşmediğini vurgulayan Kaya, şu değerlendirmelerde bulundu:
“2023’te 255,6 milyar dolar, 2024’te 261,7 milyar dolar ve 2025’te 270 milyar dolar seviyesinde kalan ihracat, ‘patlama’ söylemini doğrulamamaktadır. Sanayi üretimi gerilerken büyümenin inşaat ve hizmet sektörü üzerinden sürmesi, arz yönlü dönüşüm yerine talep temelli ‘köpük büyüme’ riskini ortaya koymaktadır. Enflasyonda ise TÜİK, ENAG ve İTO verileri arasındaki fark, kurumsal güven sorununu derinleştirmektedir.”
“Cari Denge Kısa Vadeli Sermayeye Dayanıyor”
Cari denge ve ekonomik kırılganlıklara da değinen Kaya, enerji ithalatına bağımlılığın sürdüğünü belirterek, mevcut tablonun yapısal değil, geçici finansman kaynaklarına dayandığını ifade etti.
Son dönemde uygulanan gümrük tarifelerinin de cari açık riskini artırabileceğini kaydeden Kaya, “Görünüm büyük ölçüde kısa vadeli portföy girişlerine bağlıdır. Kalıcı bir dönüşüm sağlanamamıştır” dedi.
“Mali Disiplin Algı Üzerinden Sunuluyor”
Bakan Şimşek’in “mali disiplin” vurgusunu da eleştiren Kaya, bütçedeki iyileşmenin büyük ölçüde enflasyon ve dolaylı vergiler kaynaklı olduğunu savundu.
Kaya, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Sunumda seçmeci oranlarla pozitif bir algı oluşturulmaktadır. Harcama kalitesi ve etkinlik zayıftır. Net borçta 2025 yılı için yeniden kötüleşme sinyalleri görülmektedir. Enflasyondan arındırılmış bütçe göstergeleri, Maastricht kriteri olan yüzde 3 eşiğinin aşıldığını göstermektedir. Bu durum risk primini artırmakta ve yatırım iştahını sınırlamaktadır.”
“Yapısal Sorunlar Görmezden Geliniyor”
Toplam faktör verimliliği verilerine de dikkat çeken Kaya, 2006 yılından bu yana yapısal reformların ihmal edildiğini belirtti.
Kurumsal zayıflama, beşeri sermaye eksikliği ve inovasyon yetersizliğinin “yoksullaştıran büyümenin” temel nedenleri olduğunu vurgulayan Kaya, bu alanlarda ciddi bir dönüşüme ihtiyaç olduğunu dile getirdi.
“Algı Değil Gerçek, Tüketim Değil Üretim”
Açıklamasının sonunda Türkiye’nin gerçekçi ve sürdürülebilir politikalara ihtiyacı olduğunu belirten Muhammet Kaya, şu değerlendirmeyle açıklamasını tamamladı:
“Türkiye’nin ihtiyacı algı değil gerçek; kısa vadeli finansman değil üretim, verimlilik ve teknoloji odaklı dönüşümdür. Anahtar Parti olarak bu yöndeki politika önerilerimizi ve bilgi notlarımızı kamuoyu ile paylaşmayı sürdüreceğiz.”