Gümüşhane’de doğa sporlarını sevdiren ve kentin eşsiz coğrafyasını her mevsim adım adım keşfeden Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları, Gençlik ve Spor Kulübü Derneği (GÜDAK), gelenekselleşen sonbahar doğa yürüyüşü etkinliklerine bir yenisini daha ekledi. Kentin Doğu Karadeniz’e özgü büyüleyici doğasında gerçekleştirilen bu haftaki yürüyüşte, 20 doğasever ve sporcu Torul ilçesine bağlı Yurt köyünden başlayıp Kürtün ilçesine bağlı Aşağı Karadere köyüne uzanan yaklaşık 20 kilometrelik zorlu ve seyir zevki yüksek bir rotayı geride bıraktı.
Sarı, kızıl, turuncu ve yeşilin binbir tonunun bir arada arz-ı endam ettiği bakir ormanlardan geçen dağcılar, kentin simge zirvelerinden biri olan Sarıç Dağı’nın sarp yamaçlarında bulunan yüksek rakımlı yaylalara tırmandı.
Rotayı Sarıç Dağı’nın Yamaçlarına Ve 2 Bin Rakımlı Yaylalara Çevirdiler
Yürüyüş programı, Torul ilçesine bağlı Yurt köyünün Soğukçeşme mevkisinden start aldı. Orman içi patikaları takip ederek ilk mola noktası olan Gugule Sırtı’na ulaşan grup üyeleri, burada kısa bir değerlendirme yaptı. Yürüyüş liderleri ve dağcılar, alışılagelmiş yatay güzergâhlar yerine parkuru daha da heyecanlı ve manzaralı hale getirmek amacıyla yükselmeye karar vererek rotayı kentin görkemli yükseltilerinden Sarıç Dağı’nın yamaçlarına kırdı.
Çam, gürgen ve meşe ağaçlarının kapladığı dik eğimli patikalardan tırmanışa geçen sporcular, yaklaşık 2 bin metre rakımda yer alan Zaga Yaylası ile Karadere Yaylası’na ulaştı. Yükseldikçe Harşit Vadisi’ni ve çevre dağları kuşbakışı izleme fırsatı yakalayan doğaseverler, sonbaharın orman örtüsünde yarattığı görsel şölene canlı olarak tanıklık etti.
Sarı, Kızıl Ve Yeşilin Büyüleyici Buluşması: Doğal Meyveler Ve Mantarlar Rotayı Süsledi
Yaklaşık 20 kilometrelik parkur boyunca dökülen sarı ve kızıl yaprakların halı gibi örttüğü patikalarda ilerleyen dağcılar, doğanın sunduğu tüm zenginlikleri yerinde tecrübe etti. Yeşilini koruyan iğne yapraklı çamlar ile yapraklarını döken geniş yapraklı ağaçların oluşturduğu kontrast manzara, fotoğraf tutkunları için eşsiz kareler sundu. Yaprakların altından boy gösteren renkli yabani mantarlar ve orman tabanındaki floristik çeşitlilik yürüyüşün dikkat çeken detayları arasında yer aldı.
Doğaseverler güzergâh boyunca daldan dala taze kuşburnu ve yabani böğürtlen ikramlarını tadarak, dağların bağrından süzülen buz gibi soğuk kaynak sularından içti. Yayla mevkiinde bölge sakinlerinden Durmuş Karakuş ve ailesinin misafiri olan grup; taze demlenmiş çay ve közde patates ikramıyla yorgunluk attı. Yüksek kesimlerden baraj göllerinin büyüleyici manzarasını seyreden doğaseverler, iniş rotasını takip ederek yürüyüşlerini Kürtün ilçesine bağlı Aşağı Karadere köyünde coşkuyla sonlandırdı.
Katılımcıların Duygu Ve İzlenimleri: Anılar, Özlem Ve Doğayla Buluşma
Uzun bir aradan sonra GÜDAK ile yeniden sahalara dönen Demet Bayraktar, hissettiklerini şu sözlerle dile getirdi:
"Orman içerisinde harika bir yürüyüş oldu. Parkurumuz son derece keyifliydi. Sonbaharın bütün renk kartelasını sahada gördük. Yürüyüşlere bir süre ara vermiştim; ormanı ve o eşsiz toprak kokusunu ne kadar özlediğimi bugün bir kez daha anladım. Çok güzel renklerle karşılaştık, hava da bizden yanaydı ve unutulmaz bir gün geçirdik."
Samsun’dan ailesini ziyaret etmek üzere Gümüşhane’ye gelen ve kardeşinin tavsiyesiyle gruba katılan Tuğba Deniz ise, "Yürüyüş organizasyonlarını hep duyuyordum, kardeşken katılıp denemek istedik. Benim için mükemmel bir deneyim oldu. Doğada yaprakların her bir tonunu ayrı ayrı fark ettim. Şehir hayatına alıştığım için fiziksel olarak biraz yoruldum ama kesinlikle buna değdi" dedi.
Çocukluğunun geçtiği topraklara 45 yıl sonra adım atan Emine Özengi ise duygu dolu anlar yaşadı:
"İki senedir doğup büyüdüğüm köyüme gelemiyordum. Çocukluğumun ilk 10 yılı bu topraklarda geçti. Yürürken kendimi tam 45 yıl öncesinde buldum, çocukluk anılarımı tazeledim. Doğada sarı, yeşil ve kırmızının her tonu vardı. Yaprakların arasında saklanan mantarlar harikaydı."
GÜDAK heyetini yaylada ağırlayan Durmuş Karakuş da doğanın insan ruhuna şifa olduğunu vurgulayarak, "İnsan yürüdükçe doğada kendini buluyor, buldukça da doğaya kaçıyor. Kaçtığımız doğa bizi kendimize getiriyor. Herkesi bu eşsiz güzellikleri yerinde görmeye davet ediyorum" ifadelerini kullandı.





