İYİ Parti Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Zafer Ulutaş, son enerji zamlarının gıda enflasyonunu tetiklediğini belirterek, "Bu bir yangın değil, tam anlamıyla bir geçim savaşıdır" dedi. Enerji maliyetlerindeki artışın halkı yoksullaştıran bir dalgaya dönüştüğünü savundu.
İYİ Parti Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Zafer Ulutaş, elektrik ve doğalgaza yapılan son %25'lik artışların hane bütçelerine "balyoz" etkisi yarattığını ifade etti. Enerji maliyetlerinin zincirleme olarak tüm ürünlere yansıdığını belirten Ulutaş, bu durumun halkı nefessiz bırakan bir ekonomik baskıya dönüştüğünü vurguladı.
"Müjdeler Faturalara Yansımadı"
Geçmiş dönemlerde Sakarya Gaz Sahası ve Gabar Dağı gibi bölgelerde keşfedilen enerji kaynaklarına değinen Ulutaş, bu müjdelerin vatandaşın cebine nefes aldırmadığını savundu. Yerli kaynakların maliyetleri düşüreceği beklentisinin aksine, vatandaşın rekor faturalarla karşı karşıya kaldığını belirten Ulutaş şunları söyledi:
"Büyük umutlarla duyurulan doğalgaz ve petrol keşiflerinin sofralara indirim olarak yansımasının önünde görünmez duvarlar var. Küresel gerekçeler ve altyapı maliyetleri bahane edilerek vatandaş faturalar altında ezilmeye terk ediliyor."
Gıda Artık Bir "Hayatta Kalma" Meselesi
Enerjinin sanayiden ulaşıma, üretimden rafa kadar her aşamada en temel maliyet kalemi olduğunu hatırlatan Ulutaş, tarımdaki gübre ve akaryakıt artışlarının gıda krizini derinleştirdiğini kaydetti. Gıdanın temel bir hak olmaktan çıkıp bir "hayatta kalma mücadelesi" unsuru haline geldiğini belirten Prof. Dr. Ulutaş, sağlıklı beslenmenin artık orta sınıf için bile lüks haline geldiğini ifade etti.
"Radikal ve Halkçı Politikalar Şart"
Mevcut maliyet döngüsünün kırılmaması halinde toplumsal refahın geri dönülemez zarar göreceği uyarısında bulunan Ulutaş, çözüm önerilerini şu sözlerle özetledi:
Üretici Korunmalı: Çiftçinin ve sanayicinin enerji yükü hafifletilmeli.
Maliyet Döngüsü Kırılmalı: Enerji fiyatlarındaki artışın gıdaya yansımasını engelleyecek sübvansiyonlar uygulanmalı.
Halkçı Ekonomi: Milletin sofrasını küçülten politikalardan vazgeçilerek açlık sınırı ile mücadele edilmeli.





