Gümüşhane Türk Ocakları ve Gümüşhane Kültür Sanat Kulübü tarafından düzenlenen “Ocakbaşı Kültür Sohbetleri” programında, Ramazan ayının manevi derinliği ve sosyal hayata yansımaları ele alındı. Vaiz-Hafız İmdat Zor, orucun sadece fiziksel bir açlık değil, bir arınma ve empati yolculuğu olduğunu vurguladı. 27 Şubat Cuma akşamı saat 21.00’de Atsız Kültür Evi’nde gerçekleştirilen programın moderatörlüğünü Gümüşhane Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Serhat Doğan yaptı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği sohbette, Vaiz-Hafız İmdat Zor “Kur’an ve Sünnet Işığında Ramazan ve Oruç” başlıklı kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi.
“Ramazan, Sadece Aç Kalmak Değildir”
Konuşmasına davet dolayısıyla duyduğu memnuniyeti ifade ederek başlayan Zor, her yıl Ramazan ayında sıkça ele alınan konulardan biri olan orucun mahiyetini yeniden hatırlatmak istediklerini belirtti. Oruç ibadetinin Kur’an-ı Kerim’de özellikle Bakara Suresi’nin 183 ile 187. ayetleri arasında ayrıntılı biçimde açıklandığını hatırlatan Zor, toplumda oruç algısının zamanla daraldığını söyledi. Oruç ibadetinin yalnızca aç ve susuz kalmaktan ibaret görülmesinin büyük bir eksiklik olduğunu vurgulayan Zor, “Allah Teâlâ’nın bizlere farz kıldığı bu ibadet, Hazreti Âdem’den kıyamete kadar sürecek evrensel bir kulluk öğretisidir. Oruç, sadece midenin değil, nefsin terbiyesidir” dedi.
Toplumda yaygın anlayışın, imsakla başlayıp gün boyu yeme içmeden uzak durmak ve akşam iftarda aşırıya kaçmak şeklinde olduğunu belirten Zor, bu yaklaşımın orucun ruhuyla örtüşmediğini ifade etti.
“İbadetin Amacı Allah’a Yaklaşmaktır”
Farz ibadetlerin hikmetinin öncelikle teslimiyetle yerine getirilmesi gerektiğini dile getiren Zor, “Önce ‘Ya Rabbi, sen emrettin, ben yapıyorum’ diyebilmek gerekir. Sonrasında ibadetin ilmi ve manevi hikmeti anlaşılır” ifadelerini kullandı.
Günümüzde bazı diyet programlarında “oruç diyeti” kavramının kullanıldığını hatırlatan Zor, aç kalmanın bedensel faydaları olabileceğini ancak orucun asıl gayesinin fiziksel değil manevi olduğunu söyledi. “Oruç, insanı kötülüklerden uzaklaştırıp Allah’a yaklaştırıyorsa anlam kazanır” dedi.
Tüm ibadetlerin ortak amacının kulun Rabbine yaklaşması olduğunu belirten Zor, şu değerlendirmede bulundu:
“Namaz kılıp kin tutuyorsak, oruç tutup insanları kırıyorsak, infak edip kibirleniyorsak o ibadet amacına ulaşmamış demektir. İbadet, ahlak kazandırıyorsa gerçek ibadettir.”
“Oruç Ahlâkı Güzelleştirmelidir”
Oruçlu bir insanın öfkesini kontrol edememesinin, trafikte veya günlük hayatta tahammülsüz davranmasının orucun ruhuna aykırı olduğunu belirten Zor, “Oruç seni daha sabırlı, daha merhametli yapmıyorsa sadece aç kalmış olursun” dedi. Zikir kavramına da değinen Zor, zikrin yalnızca dil ile yapılan bir tekrar olmadığını, Allah’ın emirlerini hayatın merkezine koymak anlamına geldiğini vurguladı. “Beni zikredin ki Ben de sizi anayım” ayetini hatırlatan Zor, Ramazan ayının Kur’an’la yeniden bağ kurma fırsatı olduğunu ifade etti.
Türkiye’de yapılan araştırmalarda Kur’an-ı Kerim’in mealini baştan sona okuyanların oranının düşük olduğuna dikkat çeken Zor, Ramazan ayının Kur’an’ı anlama ve hayatla buluşturma zamanı olduğunu söyledi.
Konuşmasında paylaşma ve infak konusuna geniş yer ayıran Zor, Ramazan’ın yalnızca açlığı hissetmek değil, aç olanı fark etmek anlamına geldiğini dile getirdi.
Görev yaptığı bir camide yaşadığı hatırayı paylaşan Zor, bir evden çocukların “Anne, bugün de mi aç yatacağız?” sözlerini duyduğunu belirterek, “Biz tokken yanı başımızdaki açlıktan habersizsek Ramazan bize ne kazandırmış olabilir?” diye sordu. Kur’an’da infakla ilgili “fazlasını verin” buyruğuna işaret eden Zor, paylaşmanın sadece artanı değil, değer verilen şeyleri de kapsaması gerektiğini söyledi.
“Dil de Oruç Tutmalı”
Oruç ibadetinin sadece mideyle sınırlı olmadığını ifade eden Zor, dilin de oruç tutması gerektiğini belirtti. Kırıcı söz, hakaret ve öfkenin orucun ruhunu zedelediğini söyleyen Zor, “Allah, Hz. Musa’ya bile Firavun’a giderken yumuşak sözle konuşmasını emrediyor. Bizim de birbirimize karşı üslubumuz yapıcı olmalı” dedi.
Konuşmasının sonunda katılımcılara önemli bir soru yönelten Zor, “Biz mi orucu tutuyoruz, yoksa oruç bizi tutuyor mu?” ifadelerini kullandı.
Oruç ibadetinin kişiyi daha merhametli, daha sabırlı, daha cömert ve daha anlayışlı kılıyorsa gerçek anlamına ulaştığını belirten Zor, aksi halde geriye sadece açlık ve yorgunluk kalacağını söyledi.
Program, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi. Ocakbaşı Kültür Sohbetleri’nin Ramazan ayı boyunca farklı konu ve konuklarla devam edeceği bildirildi.
Haber: Burak Buğra Üzüm- Kezban Yılmaz
Fotoğraf Kezban Yılmaz





