Gümüşhane Kültür Sanat ve Gençlik Derneği ile Türk Ocakları Gümüşhane Şubesi’nin gelenekselleşen buluşmalarında bu hafta "Aile, Okul ve Çocuk Üçgeninde Şiddeti Önlemek" konusu tartışıldı. Psikolojik Danışman Ülkü Asena Ülker, son dönemde artan şiddet vakalarının temelinde yatan "görünmez" nedenleri ve çözüm yollarını çarpıcı örneklerle anlattı.

Şiddet Bir Tercih Değil, Yanlış Öğrenilmiş Bir Çığlıktır
Konuşmasına okulların "güvenli liman" kimliğini kaybetmeye başladığı uyarısıyla başlayan Ülker, şiddetin bir anda patlak vermediğini, aksine sessizce büyüyen bir süreç olduğunu vurguladı. Uzmana göre, eğer bir çocuk evde duygusal olarak yok sayılıyorsa veya sürekli eleştiriliyorsa, kendini ifade etmek için en yıkıcı yol olan şiddete yönelebiliyor. Ancak şiddet öğrenilen bir davranış olduğu gibi, doğru müdahalelerle önlenmesi de mümkün bir süreç olarak tanımlanıyor.

Etiketlemeler ve "Görünmez Çocuklar" Tehlikesi
Ailelerin çocuklarına yönelik yaklaşımlarındaki hatalara değinen Ülker, "ergenlik" denilerek geçiştirilen içe kapanma durumlarının aslında bir imdat çağrısı olabileceğini belirtti. "Senden adam olmaz" gibi negatif etiketlemelerin çocukta kalıcı bir kimlik yarattığını ifade eden uzman, "Çocuk, 'madem kötüyüm o zaman öyle davranayım' diyerek şiddeti benimseyebiliyor. Ayrıca, sorunların bağırarak çözüldüğü evlerde büyüyen bireyler, konuşmayı değil güç göstermeyi öğreniyor," dedi.

Şiddet Döngüsünü Kıracak 7 Stratejik Adım
Ülkü Asena Ülker, sunumunda şiddet eğilimini kökten kurutacak koruyucu faktörleri bir bütün olarak ele aldı. Bu kapsamda ilk adımın, çocukla her şeyin paylaşılabildiği güçlü ve güvenli bir aile iletişimi kurmak olduğunu belirtti. Sadece sevginin yeterli olmadığını, çocuklara duygusal farkındalık ve öfke yönetimi becerilerinin de kazandırılması gerektiğini vurguladı.

Eğitim ortamında ise akran ilişkilerinin yakından izlenmesi ve zorbalığa karşı sıfır tolerans gösterilmesi kritik önem taşıyor. Bu sürecin başarılı olması için okul ve aile arasında kopuk olmayan bir iş birliği şart koşulurken, çocukların maruz kaldığı dijital medya içeriklerinin sıkı bir denetimden geçirilmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca, öğretmenlerin şiddet eğilimini erkenden fark edebilecek donanıma sahip olması ve her okulda Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık (PDR) hizmetlerinin kolayca erişilebilir hale getirilmesi, şiddetle mücadelede en güçlü savunma hatlarını oluşturuyor.

"Rehberlik Servisi Lüks Değil, Hayati Bir İhtiyaçtır"
Türkiye’deki mevcut tabloya da değinen Ülker, 2023 verilerine göre 25 binden fazla okulda psikolojik danışman eksikliği yaşandığını hatırlattı. PDR hizmetlerinin okullarda bir lüks değil, temel bir ihtiyaç olduğunu belirten uzman, konuşmasını ailelere yönelik sarsıcı bir soruyla noktaladı: "Çocuğum bana her şeyi anlatabilecek kadar güvende mi?"

Soru-cevap bölümüyle sona eren etkinlik, Gümüşhaneli ebeveynler ve eğitimciler tarafından büyük ilgiyle takip edildi.