Gümüşhane Üniversitesi, Birinci Dünya Savaşı’nın Doğu Cephesi’ndeki en kritik direniş hatlarından biri olan ve bölge tarihinde "Karadeniz’in Çanakkalesi" olarak nitelendirilen Harşit Savunması’nı bilimsel yöntemlerle araştırmak, unutturulmak istenen tarihi hafızayı ayağa kaldırmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla devasa bir akademik çalışma başlattı.
Üniversite bünyesinde oluşturulan uzman akademisyen heyeti, Birinci Dünya Savaşı dönemine ait 4 binden fazla resmi arşiv belgesini incelemeye alırken, cephe hattının coğrafi bilgi sistemleri aracılığıyla haritalandırılması ve savaş siperlerinin tespiti amacıyla kapsamlı saha araştırmalarını sürdürüyor.
Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Desteğiyle 4 Binden Fazla Belge Mercek Altında
Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız’ın girişimleri ve Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Genel Başkanı Doç. Dr. Muhammet Ahmet Toktemir’in kurumsal desteğiyle üniversiteye kazandırılan binlerce tarihi evrak, Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü akademisyenlerinden oluşan Harşit Zaferi Çalışma Grubu tarafından ayrıntılı olarak inceleniyor.
Çalışma grubu bünyesinde 4 binden fazla Osmanlı ve dönem arşiv belgesi üzerinde tasnif, kaynak taraması, çeviri ve transkripsiyon çalışmaları yürütüldü. Elde edilen diplomatik ve askeri veriler, mevcut akademik kaynaklar ile sahada yürütülen fiziksel bulgularla karşılaştırılarak Doğu Cephesi’ndeki harekatın gerçek boyutları gün yüzüne çıkarılıyor.
Tirebolu’dan Şiran ve Artabel’e Uzanan Hat Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) İle Haritalandırıldı
Araştırmalar yalnızca arşiv belgeleriyle sınırlı kalmayıp, gelişmiş teknolojik imkânlar ve Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) kullanılarak sahaya da yansıtıldı. Tirebolu-Kürtün Kabaktepe hattından başlayarak Artabel Vadisi’ne ve oradan Erzincan-Şiran hattına kadar uzanan devasa savunma güzergâhı dijital haritalara işlendi.
Saha incelemelerinde Kabaktepe taarruzunun yanı sıra, asıl şiddetli çatışmaların yaşandığı Artabel Vadisi’ndeki alanlar ve Türk ile Rus birliklerine ait karşılıklı savaş siperleri, koruganlar ve askeri mevziler uzman akademisyenler tarafından tek tek tespit edildi.
Savaş Alanı Arkeolojisi Uzmanları Gümüşhane’de Bir Araya Geldi
Harşit Savunması’nın askeri ve arkeolojik boyutunu değerlendirmek amacıyla Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız’ın başkanlığında yüksek katılımlı bir değerlendirme toplantısı icra edildi.
Toplantıya; Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Reyhan Körpe, araştırmacı arkeolog Dr. Mübarek İpek ve Gümüşhane Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üyeleri katıldı. Çanakkale savaş alanları arkeolojisi konusundaki birikimlerini Harşit Vadisi’ne aktaran Prof. Dr. Reyhan Körpe, Harşit Vadisi’nin askeri arkeoloji araştırmaları açısından muazzam bir potansiyel taşıdığını ve kurulacak ortak çalışma gruplarıyla bölgenin açık hava müzesi niteliği kazanabileceğini ifade etti.
Rektör Prof. Dr. Oktay Yıldız: "Harşit Unutulmaya Değil, Belgeyle Ve Bilgiyle Hatırlanmaya Layıktır"
Harşit Savunması’nın Türk ve dünya askeri tarihi bakımından stratejik bir kırılma noktası olduğunu vurgulayan Rektör Prof. Dr. Oktay Yıldız, projeye ilişkin şu tarihi değerlendirmelerde bulundu:
"Harşit, Birinci Dünya Savaşı’nda Doğu Cephesi’nin yalnızca sıradan bir savunma hattı değil; bir milletin imkânsızlıklar içindeki iradesinin sarp dağlarda vücut bulduğu destanın adıdır. Rusya karşısında 3. Ordu birliklerimizin ve bölgedeki milis güçlerimizin gösterdiği efsanevi direniş, Rusların İç Anadolu’ya sarkmasını engellemiş; ileri harekâtını tam bir yıl geciktirerek Çarlık Rusyası’nın içten sarsılmasına yol açmıştır. Çanakkale Cephesi’nde müttefiklerinden yardım alamayan Rusya, Doğu Cephesi’nde de Harşit duvarına tosla yarak başarı sağlayamamış ve nihayetinde Çarlık rejimi yıkılmıştır. Böylesine ağır ve küresel sonuçlar doğuran bir cephe hattının yıllarca ihmal edilmiş olması ise bizler için derin bir üzüntü kaynağıdır.
Gümüşhane Üniversitesi olarak bu ihmali ortadan kaldırmak, Harşit Zaferi’ni ulusal ve uluslararası kamuoyuna duyurmak ve tarihî gerçekleri bilimsel yöntemlerle ortaya koymak için kararlılıkla harekete geçtik. Elimdeki 4 binden fazla evrakın yanı sıra saha tespitlerimizde Kabaktepe’nin yanında asıl büyük çatışmaların Artabel Vadisi’nde yaşandığını belgeledik. Tirebolu’dan Şiran’a uzanan hatta Türk ve Rus siperlerini akademisyenlerimizle tespite devam ediyoruz. Yayıma hazırladığımız 'Gümüşhane Tarihi' kitabında bu zafere geniş bir bölüm ayırdık. Ayrıca kasım ayının ilk haftasında düzenleyeceğimiz panel ve yıl içinde gerçekleştireceğimiz geniş katılımlı sempozyumla 'Doğu’nun Çanakkalesi’ni hak ettiği zirveye taşıyacağız. Çünkü Harşit, unutulmaya değil; belgeyle, bilgiyle ve sahada yeniden hatırlanmaya layıktır. Bu toprakların hafızasını ayağa kaldırmak boynumuzun borcudur."




