Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Gümüşhane’nin merkeze bağlı Tekke beldesinde düzenlenen geniş katılımlı halk buluşmasında vatandaşlarla bir araya geldi. Pazar günü gerçekleştirilecek kritik belediye başkanlığı seçimi öncesinde adeta çıkarma yapan Özel, CHP Tekke Belediye Başkan Adayı Barış Demirkıran için bölge halkından güçlü bir destek talep etti. Konuşmasında yerel kalkınmadan makro siyasete, eğitimden tarıma kadar pek çok konuya değinen Özel, partisine yönelik son yargı müdahalelerini de çok sert bir dille eleştirdi.
Cuma namazını belde merkezinde yer alan tarihi Çağırganbaba Camisinde kılan Özgür Özel, namaz sonrasında cami avlusunda ve belde meydanında toplanan yoğun kalabalık ve partililer tarafından coşkuyla karşılandı. Seçim otobüsünün üzerinden Tekkelilere seslenen CHP Lideri, beldenin stratejik konumuna rağmen yıllardır sistematik bir şekilde ihmal edildiğini, yatırım alamadığını ve bu yüzden genç nüfusunu kaybederek göç sorununa mahkum edildiğini savundu.
"Tekke’yi Göç Kıskacından ve Atanmış Yönetimden Barış Demirkıran Kurtaracak"
Tekke beldesinin nüfusunun bilinçli politikalarla düşürüldüğünü ve bu süreç sonunda belediye olma hakkının elinden alınmaya çalışıldığını ifade eden Özgür Özel, mevcut yönetim anlayışına şu sözlerle yüklendi:
"Bu güzel belde maalesef yıllarca görmezden gelindi. Tekkeliler memleketlerine, topraklarına her zaman sahip çıktı ama ülkeyi yönetenler, Gümüşhane'den her seçimde çok yüksek oyları alanlar, buradan kepçeyle almasını bildiler; iş vermeye, hizmet getirmeye gelince çay kaşığıyla bile yaklaşmadılar. Yatırım azaldı, ilgi kesildi ve otomatikman nüfus düşerek göç hızlandı. Nihayetinde belediye olma imkanı elden gidince buraya dışarıdan atanmış bir başkan yollandı. O başkan da devletin ve belediyenin imkanlarını arkasına alarak şimdi karşınıza aday olarak çıktı. Ama bizler Tekke'ye; 40 yaşında, enerjik, baştan aşağı bu topraklara ait olan ve çok iyi bir ekonomi eğitimi görmüş Barış Demirkıran kardeşimizi aday gösterdik. Sizlerin takdirine, yine sizin kendi öz evladınızı sunuyoruz."
Beldenin köklü tarihi ve entelektüel yapısına da atıfta bulunan CHP Genel Başkanı, Tekke’nin aydınlık yüzünün arkasında Cumhuriyet’in en büyük eğitim devrimlerinden biri olan Köy Enstitüleri ruhunun yattığını belirtti. Konuşmasından hemen önce belde kadınlarıyla yaptığı sohbeti aktaran Özel, "Biraz önce içeride kadınlarımızla çok duygusal bir sohbet gerçekleştirdik. Orada üç hanımefendi yanıma gelip büyük bir gururla 'Benim babam köy enstitüsü mezunu' dedi. Beşikdüzü Köy Enstitüsü, Cumhuriyet'in, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ün fikrini ve vizyonunu o çocuklara öyle bir aşılamış ki; o kutsal tohumlar Anadolu'nun dört bir yanına saçılırken, 50 tanesi de gelmiş Tekke'ye düşmüş. İşte bugün Tekke'deki o sarsılmaz cumhuriyetçiliğin, Atatürkçülüğün ve demokratlığın asıl sebebi o köy enstitüleridir, o enstitülerin yetiştirdiği asil evlatlardır" diyerek belde halkına övgüler yağdırdı.
İmamoğlu ve Yavaş’tan Vizyon Projelere Tam Destek
Belde belediyesinin mevcut bütçesiyle büyük yatırımları tek başına hayata geçirmesinin imkansız olduğunu kabul eden Özgür Özel, bu noktada Türkiye'nin en büyük iki metropolünün devreye gireceğinin müjdesini verdi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın Tekke halkına özel selamlarını ve taahhütlerini ileten Özel, yerel yönetim vizyonunu kapsamlı bir kalkınma planı halinde paylaştı.
Tekke’nin çehresini değiştirecek yerel kalkınma hamlesini detaylandıran CHP Lideri, Barış Demirkıran’ın göreve gelir gelmez ilk hamle olarak beldenin en kronik sorunu olan altyapı yetersizliğini masaya yatıracağını açıkladı. Bölgedeki tüm içme suyu depolarının halk sağlığına uygun şekilde tamamen modernize edileceğini ve atık suların çevre felaketine yol açarak derelere akmasının kesin olarak engelleneceğini taahhüt etti. Eğitimde fırsat eşitliği yaratmak adına, Tekke'den Gümüşhane merkeze gitmek zorunda kalan tüm öğrencilerin ulaşım masraflarının belediye tarafından üstlenileceğini ve bu öğrencilere Gümüşhane'de her gün bir öğün öğle yemeğinin ücretsiz sunulacağını belirten Özel, üniversite öğrencilerine yönelik burs imkanlarının da hızla devreye alınacağını duyurdu. Sosyal belediyecilik kapsamında yaşlı ve bakıma muhtaç vatandaşlar için evde bakım ve temizlik hizmetlerinin zorunlu hale getirileceğini, Pirahmet bölgesine ise içinde taziye evi ve muhtarlık birimi barındıran modern bir ek hizmet binası kazandırılacağını sözlerine ekledi. Tarım ve hayvancılıkla geçinen yerel üreticileri de unutmayan Özel, besici ve çiftçilere kesintisiz yem, fidan ve tohum desteği sağlanacağını, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın bizzat Ata Çiftliği’nden göndereceği özel tohum destekleriyle Tekke'nin topraklarının yeniden bereketleneceğini vurguladı.
Gümüşhane genelinde belediyelerin ezici bir çoğunluğunun iktidar partisi ve Cumhur İttifakı paydaşlarında olduğunu hatırlatan Özel, bu siyasi iklim içinde Tekke'nin üstleneceği misyonu şu sözlerle özetledi: "Gümüşhane'nin genel sorunu hizmet alamamak, geride bırakılmak ve sürekli göç vermek. Buradan, 'ya artık buraya birazcık hizmet gelsin' diye feryat eden tüm hemşehrilerime sesleniyorum; bir an olsun düşünün. Tekke, bizim Gümüşhane'deki tek nazar boncuğumuz, vitrinimiz olacak. Bizim burada hayata geçireceğimiz sosyal ve üretken belediyecilik modelini, Gümüşhane'nin diğer tüm ilçeleri, diğer tüm insanları gıptayla izleyecek. Bir dönem, sadece bir dönem bu şansı ve yetkiyi bize verin, kendimizi ve halkçı belediyeciliğimizi size kanıtlayalım."
"Yenilgiye Alışanları Arkada Bıraktık, Hedefimiz Sadece Kazanmak"
Konuşmasının son bölümünde siyasette dürüstlük ve şeffaflık ilkelerinden asla ödün vermeyeceklerini ifade eden Özgür Özel, geçtiğimiz günlerde parti yönetimine karşı gerçekleştirilen hukuki süreçlere ve genel merkezde yaşanan büyük gerilime değindi. Gümüşhane'de tarihi bir miting yapmaya hazırlanırken, iktidarın yargı eliyle partiye bir darbe vurmaya çalıştığını iddia eden Özel, süreç boyunca yaşananları sert ifadelerle eleştirdi:
"Siyasette dürüstlük ve şeffaflık ilkeleri çerçevesinde yolumuza inatla devam edeceğiz. Ölmüş insanlara, geçmiş değerlerimize iftiralar atıp partimizi karalamaya çalışanların kirli vicdan oyunlarına karşı, ben bugün sadece ve sadece sizlerin temiz vicdanına sığınıyorum. Aslında biz bu cumartesi günü Gümüşhane tarihinin en büyük, en görkemli mitingini yapmaya hazırlanıyorduk. Ancak maalesef AK Parti'nin yargı kolları devreye girdi. Bakınız, onlarda kadın kolları, gençlik kolları artık siyaset yapmayı bıraktı çünkü yoruldular; Cumhuriyet Halk Partisi'nin dinamizmiyle, gençliğiyle, enerjisiyle baş edemediler. Onlar da çareyi adeta kendi yargı kollarını kurmakta buldular. Bu yargı kolları, belediyelerimize yaptıkları hukuksuzluklar yetmezmiş gibi, partinin seçilmiş genel başkanına ve bizi seçen kurultay delegesine karşı açık bir darbe girişiminde bulundu. Biz o delegeleri çağırdık; 6 Nisan'da tüm geçerli oyları aldık, 680 oyla seçildiğimiz yere 1280 oyla geldik. Yetinmediler, 'İstanbul delegesi olmayacaktı' dediler; 21 Eylül'de bu kez 1100 delegenin tamamının oyuyla yeniden seçildik. Yine durmadılar, 'O delegeyi de bırak, sıfırdan mahallelerden delege yap' dediler. Hepsini yaptık, yepisyeni bir kurultayla bu kez 1303 oyla sandıktan çıktık. Şimdi çıkmışlar, bu demokratik seçimlerin hiçbirini saymayıp, hukuk tarihine geçecek bir 'butlan' kararıyla 6 yıl önceki eski genel başkanı partinin başına getirmeye çalışıyorlar."
Bu hukuki kaos esnasında genel merkez binasını terk etmeyerek günlerce direndiklerini, ardından polis zoruyla dışarı çıkartılarak sokaklarda on binlerce insanla meclise doğru yürüdüklerini hatırlatan Özel, Tekke beldesinden gelen bir haberin kendisini nasıl derinden sarstığını şu sözlerle paylaştı:
"Tüm bu olaylar yaşanırken, moraller bozulup tepkiler yükselince Tekke'den bana bir haber geldi. Dediler ki; 'Tekke halkı çok üzgün, çok kızgın. Eğer partinin başında Özgür Özel yoksa oy vermeyelim, sandığa gitmeyelim. Seçimi kazansak bile bu başarı başkalarına yarayacak, sakın ha oy kullanmayalım.' İnanın bunu duyduğumda beynimden vurulmuşa döndüm. Hemen arkadaşlarıma talimat verdim; iki elim kanda olsa, önüme dünyaları da koysalar Tekke'ye gideceğim dedim. Tekkelilere, 'Biz inadına partiye sahip çıkıyoruz, inadına sandığa gidiyoruz' demek için buradayım. Ben bu mübarek cuma gününde, bu güzel meydanda, yapılan tüm bu kötülüklere ve kumpaslara karşı sizin o asil vicdanınıza sığınıyorum. Bize beton binalar lazım değil. O binaları çok isteyenler, o koltuklara tapınanlar gidip orada otursunlar. Soruyorum size; o binalarda oturanlar bugün gelip burada, bu yağmurun altında sizinle dertleşebilir mi? Sizin karşınıza yüzü ak bir şekilde çıkabilir mi? Bana genel merkez binası lazım değil, bana bir
daha, bir kez daha sizinle birlikte seçim kazanmak, tarih yazmak lazım! Biz yenilgiye alışanları, partiyi sürekli mağlubiyete alıştırıp koltuk korumaya çalışanları çoktan arkada bıraktık. Kazanmayla tanışanlarla, zafer inancı taşıyanlarla hep birlikte, dimdik ileriye doğru yürüyoruz. Pazar günü sabah erkenden, tüm bu oyunları bozmak için sandık başına koşuyoruz. Beni seven, Cumhuriyet'i seven herkes sandığa koşsun ve Barış'ı başkan seçsin."