Yıllar geçse de unutmaz soranı
Derman olup gönül yarama
Merhem süren el olur musun?
Şahmettin KAYA
AHDE VEFA
Vefa dost ikliminde yetişen güllerdendir. Vefa mertliğin, erdemliğin, yiğitliğin. Sözünün eri olmanın, sadık kalmanın, dürüst davranmanın yansıması ve hayata geçirilmesidir.. Vefa, duyguda, düşüncede, tasavvurda aynı şeyleri paylaşanların etrafında eser durur. Bu ulvi meziyetler iman dolu sineden çıkan güzelliğin yansımasıdır. Ahde vefa iyilik, kardeşlik ve dostluk ikliminde boy verip filizlenir. Vefa hasretlik dolu, samimi bir kucaklama. Vefa dost kalmak, zor zamanları beraber aşmak. Evet, o, sevginin bağrında boy atar gelişir, düşmanlık ikliminde ise, bir anda söner gider.
Vefa hiç bir şeye benzememek kendine benzemektir. En kıymetli, en güvenilir en yakın dost, arkadaş, belki de olmazsa olmazımız ve can simidimizdir. Konuşurken doğru beyanda bulunma, verdiği sözlerde, ettiği yeminlerde vefalı olma gönül hayatına bağlıdır. Onu düşmanlık atmosferinde görmek mümkün değildir
Hayat her zaman bizim istediğimiz yönde ilerlemez. Hatalar yapabiliriz. Beklentilerimiz boşa çıkar. Her gününüzü sizinle paylaşanların yine yanınızda olmasını beklersiniz. Vefalı dostlar yanınızda olur. Vefasız ise ne arar ne de sorar. Dostluğun anlamını ve gerçekliğini kayıtsızca terk edip, kaybolur giderler.
Ama öyle vefalı dostlarınız vardır ki hayatta en yalnız olduğumuz anlarda; en güzel gülüşleri, en samimi bakışlarıyla sizin yolunuza ışık tutarlar. Geçmişten bir gölge gibi yanımızdadırlar. İçimizdeki umutsuzluğu yok etmektir görevleri. Bekledikleri tek şey karşılık istemeden yar olduğunu göstermektir. Tek gayeleri sizi yeniden umuda yolcu etmek ve gönül köprünüzün önünü açmaktır.
Eğer bir dostuna selam verirsen
Dağ dağa kavuşur bunu bilesen,
Kalbini kırdıysam onu silesen
Bu feryadıma ses verir misin?
Vefa; dostluğun asaletine bir dua sonrası verilen sözlere,
hayallere ihanet katmamaktır. Yıllarca birçok tanım yapıldı vefa ve dostluk üzerine, ama asıl vefa bu sayılan davranışlarla tanımlandı. Vefa, imanın vicdana yüklediği ahlakın vasfıdır. Bedene tutsak olmuş hoyratların nasibi yoktur vefada, Kendini yalan ve aldatmadan kurtaramayan; her an verdiği söz ve yeminlere muhalif hareket eden ve bir türlü yüklendiği mesuliyetlerin ağırlığını hisset(e)meyenlerin gönül hayatları olabileceğine ihtimal vermek, sadece bir aldanmışlıktır.
hayallere ihanet katmamaktır. Yıllarca birçok tanım yapıldı vefa ve dostluk üzerine, ama asıl vefa bu sayılan davranışlarla tanımlandı. Vefa, imanın vicdana yüklediği ahlakın vasfıdır. Bedene tutsak olmuş hoyratların nasibi yoktur vefada, Kendini yalan ve aldatmadan kurtaramayan; her an verdiği söz ve yeminlere muhalif hareket eden ve bir türlü yüklendiği mesuliyetlerin ağırlığını hisset(e)meyenlerin gönül hayatları olabileceğine ihtimal vermek, sadece bir aldanmışlıktır.
Artık göremediğimiz şeylerin içine vefa da dâhil oldu. Onu özlüyoruz, olmamasından yakınıyoruz. Etrafımızda göremiyoruz da belki de önemli olan kendi içimizde görüp göremediğimizdir... Doğrusu, kalbî ve ruhî hayatı olmayanlarda vefa'dan bahsetmek bir hayli zordur. Böylelerinden vefa beklemek ise, gaflet ifadesidir. Ne dersiniz?