Tüketici Birliği Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Eyyüp Demirel, Gümüşhane’nin geleceğinin yalnızca yol, gölet ve bina gibi fiziki altyapı yatırımlarıyla inşa edilemeyeceğini belirterek; merkez ilçe ile 5 ilçenin ortak bir üretim ve pazarlama planında buluşturulması gerektiğini vurguladı. Demirel, kentin ekonomik potansiyelini katlayacak ve kırsal göçü önleyecek "Gümüşhane Tarım ve Hayvancılık Kümelenme Modeli" projesini kamuoyuna duyurdu.

Gümüşhane’nin ekonomik ve sosyal kalkınmasına yönelik ezber bozan bir projeksiyon sunan Tüketici Birliği Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Eyyüp Demirel, kentte hayata geçirilen kamu yatırımlarının kalıcı istihdama ve nakit girdisine dönüştürülmesi gerektiğine dikkat çekti.

Altyapı projelerinin tek başına kalkınma garantisi sunmadığını ifade eden Demirel, kentin tüm ilçelerini kapsayan entegre bir üretim ekosisteminin kurulması için yetkililere ve sivil toplum kuruluşlarına çağrıda bulundu.

"Merkez İlçe İle İlçelerimizi Aynı Üretim Planında Buluşturmalıyız"
Gümüşhane’nin temel kronik sorunlarından birinin risk almaktan kaçınan bürokratik ve yerel yönetim anlayışı olduğunu savunan Eyyüp Demirel, Kelkit, Köse, Şiran, Torul ve Kürtün ilçelerinin potansiyellerinin birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğini kaydetti.

İlçelerin sahip olduğu coğrafi ve ekonomik avantajların birbiriyle eşleştirilmesi gerektiğini vurgulayan Demirel, önerdiği dev projenin işleyiş mantığını şu sözlerle özetledi:

"Benim 'Gümüşhane Tarım ve Hayvancılık Kümelenme Modeli' önerim bu düşünceye dayanıyor. Bu modelin özü basittir: Bir ilçemizde üretilen yem, başka bir ilçemizde yetiştirilen hayvanın ihtiyacını karşılayacak; elde edilen süt ve et modern tesislerde işlenecek, uygun koşullarda depolanacak ve ortak bir pazarlama ağıyla tüketiciye ulaştırılacak. Sürecin her aşamasında Gümüşhanelinin emeği ve kazancı bulunacak."

"Göletin Kendisi Kadar, Suladığı Tarlanın Geliri De Konuşulmalıdır"
Şehirde tamamlanan baraj ve gölet projelerinin somut ekonomik çıktılarının titizlikle takip edilmesi gerektiğinin altını çizen Demirel, altyapı ve sulama yatırımlarının üretime yansımasının şart olduğunu belirtti. Demirel, değerlendirmelerini şu sorularla sürdürdü:

"Bir gölet tamamlandığında elbette seviniriz. Fakat ardından şu soruları sormalıyız: Kaç dönüm arazi düzenli sulanıyor? Hangi katma değerli ürün yetiştiriliyor? Üreticinin cebine giren kazanç artıyor mu? Ürün nerede işleniyor ve kime satılıyor? Bu soruların cevabı yoksa altyapı yatırımıyla kalkınma arasındaki bağ eksik kalır."

İlçelere Özel Sektörel Harita ve Sözleşmeli Üretim Modeli
Demirel’in hazırladığı kalkınma modelinde ilçelerin coğrafi yapısına göre görev dağılımı öngörülüyor. Kelkit, Köse ve Şiran ilçelerinde geniş tarım arazileri ve iklim yapısına uygun tahıl ile yem bitkisi üretiminin sözleşmeli tarım modeliyle desteklenmesi hedefleniyor. Çiftçiye alım garantili üretim şartlarının sunulması gerektiği vurgulanıyor.

Buna karşın dağlık ve ormanlık yapıya sahip Torul ve Kürtün ilçelerinde ise orman ürünleri, arıcılık, endemik bitki toplayıcılığı ve su kaynaklarında modern alabalık yetiştiriciliği gibi sektörlerin öne çıkarılması öneriliyor. Ayrıca Ankara keçisi yetiştiriciliği gibi katma değeri yüksek alternatif hayvancılık kollarının pilot uygulamalarla denenmesi gerektiği belirtiliyor.

"Trabzon’a Ürün Satan Bir Gümüşhane Hedefliyoruz"
Kırsaldan kente yaşanan göç dalgasına da değinen Eyyüp Demirel; konut, eğitim, sağlık ve ulaşım imkânlarının üretim alanlarıyla eş zamanlı sunulması gerektiğini kaydetti. Komşu illerle olan ticari ilişkilere vurgu yapan Demirel, konuşmasını şu çağrıyla tamamladı:

"Trabzon ve diğer çevre illerle olan ticari ilişkilerimizde sürekli satın alan ve tüketen taraf olmaktan çıkıp; kendi ürettiği eti, sütü, yemi ve doğal ürünleri komşularına satan bir yapıya geçmeliyiz. Bu hedef doğrultusunda Valiliğimiz, belediyelerimiz, üniversitemiz, meslek odalarımız ve kooperatiflerimiz aynı masa etrafında toplanmalıdır. Bütçesi, takvimi ve sorumluları net olarak belirlenmiş 'Gümüşhane Üretim Master Planı' acilen hazırlanmalıdır."