Kaya: Gümrük Birliği Türkiye Aleyhine İşliyor
Anahtar Parti Gümüşhane İl Başkanı Muhammet Kaya, Türkiye–Avrupa Birliği ilişkileri ve Gümrük Birliği’nin mevcut yapısına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Gümrük Birliği’nin bugünkü haliyle Türkiye açısından asimetrik ve sürdürülemez bir yapıya dönüştüğünü belirten Kaya, “Türkiye kural koyucu değil, kural ithal eden bir konuma itiliyor” dedi.
AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı Serbest Ticaret Anlaşmalarına Türkiye’nin eş zamanlı olarak taraf olamamasının ciddi bir ticaret saptırıcı etki yarattığını vurgulayan Kaya, bu durumun Türkiye’yi pazar kaybı ve rekabet dezavantajıyla karşı karşıya bıraktığını ifade etti. Kaya, süreci şu sözlerle özetledi:
“Davul Türkiye’nin sırtında, tokmak AB’nin elindedir.”
Kapsam Dar, Yük Türkiye’nin Sırtında
Gümrük Birliği’nin kapsamının son derece sınırlı kaldığını dile getiren İl Başkanı Kaya, hizmetler, tarım, kamu alımları ve dijital ekonominin sistemin dışında tutulmasının Türkiye’nin katma değer üretimini ve küresel değer zincirlerine entegrasyonunu zayıflattığını kaydetti. Vize ve hizmet kısıtlarının ise lojistik maliyetleri artırarak Gümrük Birliği’nin ruhuna aykırı bir tablo ortaya çıkardığını söyledi.
AB’nin karbon düzenlemeleri ve yeşil dönüşüm standartlarının Türk firmalarına ilave maliyet yüklediğine dikkat çeken Kaya, bu sürecin geçiş süreleri, ortak finansman ve teknoloji transferi mekanizmalarıyla dengelenmesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye Stratejik Konumunu Fırsata Çevirmeli
Brexit ve Rusya–Ukrayna savaşı sonrası Avrupa Birliği’nin yaşadığı güvenlik ve tedarik sıkışmasının Türkiye’yi daha da stratejik bir aktör haline getirdiğini belirten Kaya, bu durumun doğru okunması gerektiğini vurguladı.
“Türkiye bu tabloyu fırsata çevirmeli; Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve askıya alınan müzakere başlıklarının canlandırılması için diplomatik kapasitesini artırmalıdır” diyen Kaya, teknik ve ekonomik zemine dönüşün şart olduğunu ifade etti.
Anahtar Parti’nin Gümrük Birliği Yol Haritası
Muhammet Kaya, Anahtar Parti’nin Gümrük Birliği’ne ilişkin çözüm çerçevesini şu başlıklar altında özetledi:
Asimetrik yönetişimin giderilmesi: Türkiye’nin AB ticaret politikası süreçlerine kurumsal ve bağlayıcı biçimde dahil edilmesi
STA asimetrisinin sona erdirilmesi: AB’nin STA’larına Türkiye’nin otomatik veya eş zamanlı taraf olmasını sağlayacak hukuki düzenlemeler
Kapsam güncellemesi: Hizmetler, tarım, kamu alımları ve dijital ticaretin Gümrük Birliği’ne dahil edilmesi
Dinamik kazanımlar: Teknoloji transferi, verimlilik ve katma değer artışını önceleyen entegrasyon modeli
Emek ve hizmet hareketliliği: Vize serbestisi ve profesyonel dolaşımın ekonomik entegrasyonun tamamlayıcısı olarak ele alınması
Siyasileştirmenin azaltılması: Teknik ve ekonomik zemine dönüş
Yeşil dönüşümde adil yük paylaşımı: Geçiş süreleri, ortak finansman ve teknoloji transferi
Yatırım öngörülebilirliği: Tahkim, uyuşmazlık çözümü ve hukuki güvenliğin güçlendirilmesi
“Hizmette Rekabet, Dengeleme Siyasetine Evet”
Açıklamasının sonunda Anahtar Parti’nin yaklaşımını net ifadelerle ortaya koyan Kaya, “Anahtar Parti olarak kararımız nettir: Hizmette rekabet, dengeleme siyasetine evet” diyerek Türkiye’nin haklarını koruyan, dengeli ve sürdürülebilir bir entegrasyon modelini savunduklarını belirtti.