Gümüşhane

Santa Harabeleri'ne İlk Kez Gelen Profesyonel Rehberler Hayran Kaldı

Yeni sezonda kapılarını açan tarihi Santa Harabeleri, bölgeye ilk kez gelen profesyonel turist rehberlerini ve doğaseverleri kendine hayran bıraktı.

Gümüşhane’nin merkeze bağlı Dumanlı köyü sınırları içerisinde yer alan tarihi Santa Harabeleri, kış uykusundan uyanarak yeni turizm sezonunda kapılarını ziyaretçilerine açtı. Asırlık taş binaları, mistik atmosferi ve coşkun şelaleleriyle zamana meydan okuyan antik yerleşke, bölgeye ilk kez gelen profesyonel turist rehberleri ve doğaseverlerden tam not aldı.

Geçmişin İzleri 7 Mahallede Yaşıyor
yüzyıldan bugüne uzanan köklü bir geçmişe sahip olan ve 7 ayrı mahalleden oluşan Santa Harabeleri, Doğu Karadeniz'in en önemli anıtsal kültürel mirasları arasında gösteriliyor. Bölge; dönemin sivil mimari özelliklerini yansıtan tek ve iki katlı taş evleri, tarihi kiliseleri, okulları, çeşmeleri ve yeşil vadileriyle ziyaretçilerine adeta bir açık hava müzesi atmosferi sunuyor. Bu yıl gerçekleşen yoğun yağışların ardından dağların yamaçlarından süzülen şelaleler ve gürül gürül akan dereler, tarihi taş köprülerle birleşerek doğa tutkunlarına benzersiz bir görsel şölen hazırlıyor.

Emekli Rehber Yıldırım: "İsviçre Buraların Yanında Solda Sıfır Kalır"
Uzun yıllar Doğu Karadeniz turlarında profesyonel Fransızca turist rehberliği yaptıktan sonra emekli olan ve karavanıyla Türkiye’yi gezen Ruhi Yıldırım, Santa coğrafyasına hayran kaldığını belirtti. Bölgedeki su bolluğuna ve nadir bulunan sarı orman güllerine (Rhododendron ponticum) dikkat çeken Yıldırım, şu ifadeleri kullandı:

"Gümüşhane - Bayburt yolu üzerinden büyüleyici vadileri ve rampaları aşarak buraya ulaştık. Karavan için zorlu ama manzara izlemek isteyenler için şahane bir rota. Dünyada çok nadir bulunan sarı orman gülleri yol boyunca bize eşlik etti. Ben İsviçre'ye de gittim; açık söylüyorum, İsviçre buraların yanında solda sıfır kalır. Bu coğrafya, bu güzellik inanılmaz."

"Sisin Dağılmasıyla Muazzam Bir Manzara Çıktı"
Santa Harabeleri’ni hayatında ilk kez ziyaret eden Mehmet Kaçan ise bölgenin taranabilir hava muhalefetine rağmen büyüleyici olduğunu söyledi. Kaçan, "İlk geldiğimizde yoğun bir sis tabakası vardı ve manzarayı göremeyeceğimiz için üzülmüştük. Ancak sisin yavaş yavaş dağılmasıyla dağların eteklerindeki çiçekler, vadideki nehir ve tarihi taş köprü muazzam bir görüntü oluşturdu. Daha önce gelmediğim için çok pişman oldum" diyerek doğaseverleri sonbahara kadar açık olan bu rotayı keşfetmeye davet etti.

"Sanki Başka Bir Boyuta Geçtik"
Milli yelken hakemliği de yapan 70 yaşındaki emekli turist rehberi İnci Doğusel ise Santa yolculuğunu mistik bir deneyim olarak tanımladı. Doğusel, “Yolu meşakkatli ama bir o kadar da güzel. Sislerin arasından ilerlerken sanki başka bir boyuta geçmiş gibi hissettik. Sislerin ardından bambaşka bir dünya çıktı karşımıza. Ömrümüz yettikçe Türkiye’nin bu bitmeyen güzelliklerini keşfetmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.