Türkiye’de yaşlanmış siyaset vardır. Bu da ne söylediğini bilmeyen siyasetçilerin gitmesi ile keza olacaktır. Keza 2 gün önce mutlak butlan kararı ile “AKP tarafından atanmış” bir BND ajanı olan ve öncesinde de pek kayde değer bir şey yapmayıp 2009 yerel seçimlerinde, 12 Eylül 2010 Anayasa Referandumu’nda, 2011 Genel Seçimleri’nde, 2014 Genel Seçimleri’nde, 7 Haziran 2015 ve 1 Kasım 2015 Genel Seçimleri, 16 Nisan 2017 Anayasa Referandumu’nda, 2018 Genel Seçimleri’nde, 14 Mayıs ve 2023 Genel Seçimleri’nde kaybetmiş olup bu da yetmezmiş gibi “kendi bulunduğu yerde kendisini, halkını savunan bir örgüt” diyerek KCK terör yapılanmasının Suriye kolu olan YPG terör örgütünü meşru bir statüde görmesi, “Selahattin Demirtaş’a selam olsun” diyerek, terörist Sırrı’ya geçmiş olsun tweeti atarak, hırtsporu tebrik ederek, “hapiste hasta yatan PKK’lıyı da, DHKP – C’liyi de, kader kurbanı olana gittik…” demeçlerinde bulunarak, “kazanırsak yerel yönetim ve özerklik şartını kabul edeceğiz.” diyerekten Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da bir sözde hırtistan temennisinde bulunan ve “partimiz kurulduğundan bu yana özyönetim hakkını, özerklik hakkkını parti programında bulundurarak bütün halklar için meşru bir talep olarak savunmuştur.” diyen terörist Demirtaş’ı bu sözleriyle tasdikleyen, Atatürk’ün ilkelerinden bihaber olup Atatürk’ün ilkelerini bile sayamayan, 24 Ekim 2011 tarihinde Silivri Kapalı Cezaevi’nde Kaşif Kozinoğlu’nun mektuplarında ise şunlar yazmakta idi: “Almanya anılan belgelerin bir kısmını o dönem CHP lideri olmayan Kemal Kılıçdaroğlu’na iletmiştir. Yani Kemal Kılıçdaroğlu, Almanya’ya gittiğinde BND mensupları ile görüşmüştür. (BND’nin ağzından bizzat! Alman Gizli Servisi, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkan olmasını istemiştir.” Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu tespitlere halen cevap verememesi de Kaşif Kozinoğlu’nun doğru olduğunu apaçık bir şekilde çıkartır. Bir ekleme daha yapayım Kılıçdaroğlu’na: Cumhuriyet Halk Partisi, Tunceli ile hesaplaşacaksa, yüzleşecekse bunu yaptı. Biz Tuncelili, 7 çocuklu fakir bir ailenin 4. Evladını kendimize genel başkan yaptık.” söyleminde bulunan, Kemal Kılıçdaroğlu’nun mutlak butlan kararı öncesi genel başkan olmadan önce paylaştığı videoyu beğenen vekilller ise şöyledir: CHP Tekirdağ Milletvekili Faik ÖZTRAK, CHP İstanbul Milletvekili Gamze AKKUŞ, CHP Ankara Milletvekili Deniz DEMİR, CHP Bursa Milletvekili Orhan SARIBAL, CHP Aydın Milletvekili Hüseyin YILDIZ, CHP İzmir Milletvekili Mahir POLAT, CHP İzmir Milletvekili Rıfat NALBANTOĞLU, CHP Ankara Milletvekili Semra DİNÇER, CHP İzmir Milletvekili Sevda ERDAN KILIÇ, CHP Konya Milletvekili Barış BEKTAŞ, CHP Kütahya Milletvekili Ali Fazıl KASAP, CHP Ordu Milletvekili Mustafa ADIGÜZEL, CHP Gaziantep Milletvekili Hasan ÖZTÜRKMEN, CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali ÖZTUNÇ,CHP Uşak Milletvekili Ali KARAOBA, CHP Kars Milletvekili İnan Akgün ALP, CHP Tokat Milletvekili Kadim DURMAZ ve CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın TÜRELİ. Bunların yanı sıra Kemal Kılıçdaroğlu’nun mutlak butlan kararı ile atanarak genel başkanlığa gelmesi Tunceli Lobisi’nin yeniden faaliyete geçeceğini, partiden tasfiyelerin, ihraçların ve istifaların olacağıdır. Bu yapılan tam anlamıyla mutlak bir iktidar için kukla bir hükümet olmalıdır anlamına gelmektedir. Kısacası AKP’nin her zamanki gibi yapmak istediği şey şudur: “Zafere gidilen yolda her şey mübahtır.” AKP, istediği kişi olan Kemal Kılıçdaroğlu’nu partinin başına atayarak Kasım 2027’de olması beklenen erken seçimleri garanti almıştır. Erdoğan’ın 22 Nisan 2012 tarihli tweetinde belirttiği üzere CHP’nin başında bu beyefendi olduğu sürece ben de halimize hamd ediyorum. İşimiz kolay.” Kemal Kılıçdaroğlu ise hep Erdoğan’ın dediği gibi onun işini kolaylaştırmıştır. YSK, CHP’nin mutlak butlan kararını reddetmesi ve Adalet Bakanlığı’nın mutlak butlan kararına demokratik (!) demesi bunu tasdiklemektedir. Mutlak butlan kararı öncesi CHP Genel Başkanı olan Özgür Özel, kapalı grup toplantısı ile CHP TBMM Grup Başkanı olmuştur. Toplantıya 96 milletvekili katılıp 95’i Özel lehine oy verirken 1 oy geçersiz kabul edilmiştir. Toplam 110 milletvekili ve 81 il başkanlığı Özel’e destek veriyor. Akla şu soru geliyor CHP Olağan Kurultayı’nda delegelerin oylarıyla seçilen Özel ve mutlak butlan kararı ile “demokratik” bir şekilde AKP tarafından kendi lehine atanan Kemal Kılıçdaroğlu… Kemal Kılıçdaroğlu’nun söylemi ile kendisini ve Türk siyasetini tanımlayalım: “Unutmayın! Uzun süre koltuğunda oturup koltuğundan kalkmayan insanın yaptığı bir şey vardır, bir pislik vardır. Oradan kalkamıyor çünkü altına etmiş demektir.” Bunu Kemal Kılıçdaroğlu, kendisini ve Türk siyasetini ne güzel özetlemiş değil mi? Bu üçgen ise şöyle adlandırılabilir açıkçası: