Gümüşhane

Prof. Dr. Zafer Ulutaş: "507,5 Milyon Lira Temizliğe Değil Üretime Gitmeli"

İYİ Parti Başdanışmanı Prof. Dr. Zafer Ulutaş, Gümüşhane'ye ayrılan 507,5 milyon liralık İİŞKUR bütçesinin temizlik yerine "Ortak Çoban Modeli" ile hayvancılığa aktarılmasını önerdi.

İYİ Parti Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Zafer Ulutaş, Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) tarafından kamu kurumlarının geçici iş gücü ihtiyacını karşılamak amacıyla uygulamaya konulan İşgücü Uyum Programı (İUP) bütçesine yönelik ezber bozan bir politika önerisinde bulundu. Ulutaş, Gümüşhane’ye tahsis edilen dev kaynağın, temizlik ve bakım gibi geçici hizmetler yerine üretim odaklı bir planlamayla hayvancılık sektörüne aktarılması durumunda çok daha yüksek bir ekonomik katma değer oluşturacağını belirtti.

Gümüşhane genelinde yaklaşık 2 bin 500 kişilik kontenjan ayrıldığına dikkat çeken Prof. Dr. Zafer Ulutaş, kırsal kalkınmayı ve hayvancılığı merkezine alan alternatif bir model ortaya koydu. Ulutaş, bu önerinin mevcut uygulamaları hedef alan bir eleştiriden ziyade, kamunun elindeki mevcut kaynağın en verimli şekilde kullanılmasına yönelik yapıcı bir politika hamlesi olduğunu vurguladı.

Gümüşhane Kontenjanının Bütçe Büyüklüğü 507,5 Milyon Lira
Program mevzuatına dair teknik detayları paylaşan Prof. Dr. Zafer Ulutaş, bir katılımcının İUP’tan en fazla 140 fiili gün yararlanabildiğini hatırlattı. Günlük ödemeler ve devlet tarafından karşılanan kısa vadeli sigorta primleri hesaplandığında, tek bir katılımcının kamuya toplam maliyetinin yaklaşık 203 bin lirayı bulduğunu aktardı.

Kontenjanın tamamının azami süreyle istihdam edilmesi durumunda Gümüşhane için ayrılan toplam İUP bütçesinin teorik olarak 507,5 milyon lira düzeyine ulaştığını belirten Ulutaş, şu ifadeleri kullandı:

"Bu bütçe büyüklüğü, Gümüşhane’nin ekonomik ölçeği açısından kesinlikle üretime ve kalıcı yatırımlara yönlendirilmesi gereken çok önemli bir kamu kaynağına işaret etmektedir."

"Mevzuat ile Sahadaki Uygulama Çelişiyor"
Programın yasal altyapısı ile sahadaki işleyişi arasında ciddi tezatlar bulunduğunu savunan Ulutaş, katılımcıların hak mahrumiyeti yaşadığına değindi:

Uzun Vadeli Sigorta Eksikliği: Program mevzuatında katılımcılar "kursiyer" statüsünde yer aldığı için emekliliğe esas uzun vadeli sigorta primleri yatırılmıyor.

Personel Gibi Çalıştırılma: Uygulamada ise katılımcılar, çoğu zaman kamu kurumlarının günlük temizlik, bakım ve idari işlerinde fiilen birer personel sorumluluğuyla görev yapıyor.

Yeni İş Bulma Zorluğu: Haftada üç gün çalışma sistemi, katılımcıların kalan günlerde emekliliğe esas sigortalı ve kalıcı bir iş bulmasını pratik olarak imkansız hale getiriyor.

Ulutaş, programın geçici bir sosyal destek sunarken, uzun vadeli sosyal güvenlik açısından ciddi bir boşluk yarattığının altını çizdi.

Aynı Kaynakla Üretim Odaklı Dönüşüm
Sosyal devlet ilkesi gereği bu tür desteklerin verilmesini son derece doğru bulduğunu ancak yöntemin değişmesi gerektiğini ifade eden İYİ Parti Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Zafer Ulutaş, Tarım ve Orman Bakanlığına kritik bir çağrıda bulundu. İUP kapsamında görevlendirilen personelin büyük kısmının destek hizmetlerinde eritildiğini hatırlatan Ulutaş, bakanlığın bundan sonraki dönemlerde talep edeceği iş gücünün doğrudan tarım ve hayvancılık sahalarına yönlendirilmesini istedi.

Bakanlığa Çağrı: "Köy Sürüsü ve Ortak Çoban Modeli"
Türkiye'de küçük aile işletmelerinin en büyük kronik sorununun nitelikli çoban ve sürekli iş gücü bulamamak olduğunu belirten Prof. Dr. Zafer Ulutaş, artan maliyetler yüzünden üreticilerin hayvan sayılarını azaltmak zorunda kaldığını, hatta üretimden tamamen çekildiğini vurguladı.

Bu tıkanıklığı aşmak için "Köy Sürüsü ve Ortak Çoban Modeli"ni öneren Ulutaş, modelin avantajlarını şöyle özetledi:

Küçük aile işletmelerinin çoban ve iş gücü maliyetleri minimize edilecek.

Meralar çok daha planlı ve verimli kullanılacak.

Hayvancılıkta toplam üretim ve hayvan varlığı hızla artırılacak.

Gümüşhane'nin bu model için en ideal pilot illerden biri olduğunu söyleyen Ulutaş, projenin hayvancılık potansiyeli yüksek tüm kentlerde uygulanabilecek ulusal bir niteliğe sahip olduğunu ifade etti.

"Ek bütçe gerekmiyor, mevcut kaynak üretime can suyu olacak"
Geliştirdikleri modelin devlete yeni bir mali yük getirmeyeceğini, halihazırda onaylanmış ve ayrılmış bir bütçenin rasyonel kullanımını hedeflediğini belirten Prof. Dr. Zafer Ulutaş, projenin zincirleme ekonomik kazanımlarını şu sözlerle tamamladı:

"İş gücü ve çoban ihtiyacının bu yolla sübvanse edilmesi, et ve süt üretimini doğrudan güçlendirecektir. Bunun yanı sıra; yem üretimi, veterinerlik hizmetleri, nakliye sektörü ve gıda sanayisi gibi bağlantılı tüm kollarda ciddi bir ekonomik hareketlilik başlayacaktır. En önemlisi de kırsalda kalıcı istihdam sağlanarak göçün önüne geçilecek ve kırsal kalkınma hamlesi tabeladan ibaret kalmayacaktır."