BEN "Karma çözüm" demiştim. Başbakan Erdoğan iftarda açıkladı. 

"Silaha silahla, söze sözle cevap vereceğiz" mealinde. 

Doğrusu da bu. 

Birtakım sözde aydınların "goygoyuyla" devam eden süreç, PKK'ya yaradı. 

Örgüt yeniden hâkimiyet alanını genişletti, fütursuzca ortalıkta gezmeye başladı, "barışçı çözüm isteyenler" üzerinde baskı kurdu. 

Kan dönemini yeniden başlattı. 

Şimdi süreç en sağlıklı şekline giriyor. 

Bir yandan terör örgütü ile "anladığı dilden" mücadele edilecek, diğer yandan "haklar" temelinde "açılım" sürecek. 

Bu şimdiye dek uygulanmamış bir yöntem. 

Başarıya ulaşır mı? 

Bence ulaşır. Çünkü bölgede artık yeni bir durum var. 

Geçmişte, devletin örgüte yönelik yaptığı her büyük silahlı operasyon, örgütün "kitle tabanında" sempati kazanmasına neden oluyor, PKK 100 kişi kaybederse 200 kişi kazanıyordu. 

Ancak son dönemde bu durum değişti. 

Devlet ya da devlet anlamına gelen hükümet pek çok açılım, pek çok atılım yaptı. 

Uygulama alanında henüz tam oturmasa bile yasal alanda Kürtlerin pek çok kazanımı oldu. 

Bölge halkı bunu gördü, yaşadı, yaşamaya başladı ve geleceğe yönelik daha iyiye gideceğini hissetti. 

Terör örgütü bütün bu gelişmeleri sanki "sabote etmek istercesine" hareket etmeye başlayınca örgütün kitle desteğinde çok ciddi bir kayıp başladı. 

PKK'nın her yaptığını kayıtsız şartsız destekleyenlerin sayısında ciddi düşüşler yaşandı. 

Çünkü kitle bazı sorunların terörsüz de çözülebildiğini, hatta terörsüz daha iyi ve rahat çözülebildiğini gördü. 

Bunların arasında Kürt aydınları ya da Kürtlere destek veren Türk aydınları da var. Görüyorlar artık durumu. Devletin eskisi gibi yaklaşmadığını.

Bu nedenle Kürt sorunuyla "karma mücadele" için çok uygun bir ortam var. 

Örgütün baskısı kırılacak, çözüm arayan akıllı adamlar konuşarak çözümün adımlarını atacaklar. 

Burada iş BDP'ye düşüyor. 

Bir an önce Meclis'e gelip "aklı konuştururlarsa" silahların işlevi giderek ortadan kalkacak. 

BDP safında siyasete girmesi Başbakan Erdoğan'ı bile "memnun"eden Sırrı Süreyya Önder gibilerin bu "akla" öncülük etmesi gerekiyor. 

Bunu yapmazlarsa tek nedeni korku, örgütten korku olacaktır.

Korkunun da kimseye faydası yoktur.