Geçtiğimiz günlerde MHP il başkanı Ali Ateş’in basına yaptığı açıklamalarla MHP’nin demokrasi karşıtı bir siyasi hareket olduğuna tüm Gümüşhane kamuoyu şahit olmuştur.Ateş yapmış olduğu açıklamalarla MHP’nin Millet iradesine saygı duymadığını açıkça belirtmiştir.
MHP, toplumu bir arada tutan değerleri, karşılıklı saygı ve sevgiyi yıkarak düşmanlığın siyasî temsilini üstleniyor. MHP ‘kan dursun, gözyaşı dinsin, ülkenin devleti ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü pekiştiren kişilerin ve toplumun huzur, refah, güvenlik ve mutlulutuğuna yönelik proje sürdürülsün’ diyen herkesi ve bu görüşlere katılan devlet kurumlarını vatana ihanetle suçluyor. MHP’nin yaptığı milliyetçilik değil, ırkçılıktır; milleti bütünleştirmek değil, milleti karşı karşıya getiren ayrıştırıcı yaklaşımdır. MHP kanın durmasından neden rahatsız? Terörün bitmesinden neden huzursuz? Acaba siyasetinin ve hamasetinin ana ekseni terör olduğu ve bu oyuncak elinden alınacağı için mi endişe duymaktadır? Yoksa istismar edeceği şehit cenazeleri bundan sonra olmayacak diye telaşa mı kapılmaktadır? MHP'nin ideolojisi Türk milliyetçiliği değil, Kürt karşıtlığıdır. Türk milliyetçiliği, sağlam fikri ve kültürel gelenekleri ile bu kadar dışlayıcı ve düşmanlık üreten bir yapı olamaz.
Milletsiz Milliyetçilik olmaz.Biz milletimizin bağrından doğduk, orada yetiştik, orada ilmi, irfanı ve hizmeti öğrendik. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN, son 12 yılda tam 9 defa, hem de oylarını sürekli artırmak suretiyle milletin desteğine mazhar olduğunu göstermiştir. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kendilerine güvenip, cumhurbaşkanı adayı olamadılar.13-14 tane parti birleşmek suretiyle bir cumhurbaşkanı adayı çıkardılar, netice ortada. Siyasette önemli olan duruştur, omurgadır. Buda sadece Ak Partide var.Küresel sistem, çok ciddi bir değişim sürecinden geçerken, Türkiye’nin mevcut mekanizmaları ile bu değişimi kendisi için fırsata dönüştürebilmesi çok zor.Demokratik sistem içinde hızlı karar alma ve hızlı uygulama mekanizmalarına ancak Başkanlık Sistemiyle sahip olabiliriz.Bugün G-7 ülkelerinin de, G-20 ülkelerinin de önemli bölümü başkanlık veya yarı başkanlık sistemiyle yönetiliyor. Bunlar şimdi en ileri olan ülkeler.Dünya çapında da Başkanlık Sistemi, diğer tüm yönetim sistemlerinden daha yaygın, daha işlerliği olan bir sistemdir. Başkanlık Sisteminden diktatörlük anlayanlar, padişahlık, imparatorluk anlayanlar, her şeyden önce kendi milletlerine güveni olmayanlardır.G-20 deki on ülkeye baktığımız zaman hiçbirinde böyle bir şey göremezsiniz. O on ülke başkanlık sistemiyle yönetiliyor. Kim ne derse desin AK Parti Milletle beraber olan duruşunu 7 Haziranda da Milli iradenin sandıkta tecelli etmesiyle sürdürmeye devam edecek.





