Nihal Atsız Kültür Evi’nde, moderatörlüğünü Gümüşhane Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Arş. Gör. Furkan Ustakurt’un üstlendiği "Geleneksel Tıbbi Bitki Bilgisinin Kaybı ve Modern Bilimle Etkileşimi: Gümüşhane Örneği" programı gerçekleştirildi. Etkinliğe; Anahtar Parti Gümüşhane İl Başkanı Muhammet Kaya, İl Yerel Yönetimler Başkanı Resul Canlı, akademisyenler ve çok sayıda vatandaş katılım sağladı.
Bilginin Peşinde: "Karanlıkta Anahtar Aramak"
Programın açılışında bilginin doğasına dair felsefi bir yaklaşım sergileyen Dr. Cuma Zehiroğlu, bilimin insanın sınırlı zihniyle evrendeki sarsılmaz nizamı keşfetme çabası olduğunu ifade etti. Bilginin aslında dünyada hep var olduğunu, bilim insanlarının ise bu mevcut bilgiyle tanışıklık kurarak onu gün yüzüne çıkardığını vurgulayan Zehiroğlu, bilimsel süreci "bilinmeyen alanlarda çerçeve oluşturma gayreti" olarak tanımladı.
Gümüşhane’nin Saklı Hazinesi: Endemik Türler ve Şifa Mirası
Türkiye’nin 10 binden fazla bitki türüyle adeta doğal bir eczane olduğunu belirten Dr. Zehiroğlu, Gümüşhane’nin içinde bulunduğu Kafkasya bölgesinin %25’lik endemik tür oranıyla bu alanda stratejik bir öneme sahip olduğunu söyledi. Gümüşhane coğrafyasının bu potansiyeline rağmen yerel halkın farkındalık düzeyinin düşük olduğuna dikkat çeken Zehiroğlu, bölgedeki tıbbi bitki kullanımına dair çarpıcı tespitlerde bulundu. Gümüşhane dağlarının kantaron, ebe gümeci, altın otu, dağ çayı ve kekik gibi türlerle dolu olduğunu hatırlatan Zehiroğlu, özellikle kantaronun değerinin bölgede ancak son birkaç yılda fark edilmeye başlandığını dile getirdi. "Ölmez çiçek" olarak da bilinen altın otunun karaciğer koruyucu ve antioksidan özelliklerine sahip olmasına rağmen halk arasında çoğunlukla süs eşyası olarak kullanıldığını belirten akademisyen, modern yaşamla birlikte bu bitkilerin şifa amaçlı kullanımına dair sözlü kültürün zayıfladığını ifade etti.
"Kaş Yaparken Göz Çıkarmayın": Sosyal Medyadaki Bilgi Kirliliği
Geleneksel tıbbi bitki bilgisinin sadece basit bir "iyileştirme" yöntemi olmadığını, dozajdan hazırlama tekniklerine kadar sistematik bir yapı içerdiğini belirten Dr. Zehiroğlu, günümüzde sosyal medya üzerinden yayılan kontrolsüz bilgilere karşı vatandaşları uyardı. "Alternatif tıp" adı altında sunulan pek çok bilginin yanıltıcı olabildiğini ve bitkilerin bilinçsizce tüketilmesinin vücutta toksik etkiler yaratarak ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade etti. Bilimin geleneksel bilgiyi reddetmediğini, aksine onu temel alarak doğruladığını hatırlattı.
Doktora sürecinden bu yana kanser araştırmaları üzerine yoğunlaştığını ve bu çalışmalarında bitki örtüsünden büyük umut beslediğini ifade eden Dr. Cuma Zehiroğlu, "Her zaman bir yaraya merhem olma duygusuyla hareket ettik. Bilimsel çalışmalarımızda halk arasındaki geleneksel kullanım şekilleri bizim için en önemli yol göstericidir," dedi.
Program, dinleyicilerin kendi yörelerindeki bitki kullanımına dair paylaştığı bilgiler ve Dr. Zehiroğlu’nun soruları yanıtladığı sohbet bölümüyle sona erdi.
Haber:Burak Buğra Üzüm