lim Yayma Cemiyeti Gümüşhane Şubesi tarafından Hüseyin Nihal Atsız Kültür Evi’nde organize edilen “Şehir Sohbetleri” paneli, kentin doğa turizmi vizyonunu ve sivil toplum kuruluşlarının bu alandaki stratejik rolünü derinlemesine inceledi.
Dr. Öğretim Üyesi Bülent Bal’ın moderatörlüğünü üstlendiği programa; Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları, Gençlik ve Spor Kulübü Derneği (GÜDAK) yöneticisi Selami Karaaslan konuk oldu. Panel, kent protokolü, sivil toplum temsilcileri ve çok sayıda doğaseverin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.
"Sütün İçindeki Yağ Gibiler: Karşılıksız Tanıtım Yapıyorlar"
Panelin açılışını yapan Dr. Öğretim Üyesi Bülent Bal, Gümüşhane gibi butik şehirlerin kalkınmasında turizmin hayati bir role sahip olduğunu belirtti. Şehrin adeta bir açık hava müzesi olduğunu ifade eden Bal, sivil toplum örgütlerinin bu süreçteki görünmez emeğini şu sözlerle özetledi:
"Gümüşhane’de herhangi bir maddi karşılık beklemeden kentin doğasını ve tarihini ulusal çapta tanıtan yapılar var. Onlar adeta sütün içindeki yağ gibiler; belki ilk bakışta görünmüyorlar ama oluşturdukları etki alanı ve kattıkları değer çok büyük."
Vali Desteğiyle Başlayan Macera Doğa Ordusuna Dönüştü
GÜDAK’ın 18 yıllık serüvenini aktaran Selami Karaaslan, kulübün 2008 yılında dönemin Gümüşhane Valisi Enver Salihoğlu’nun teşvikleriyle kurulduğunu anımsattı. Kulüp Başkanı Mustafa Akbulut liderliğinde 6-7 kişilik bir arkadaş grubuyla başlayan yürüyüşlerin bugün yüzlerce kişiyi peşinden sürükleyen bir topluluğa dönüştüğünü söyleyen Karaaslan, kış sporlarında da kente 200'ü aşkın lisanslı kayakçı kazandırdıklarını müjdeledi.
"Yerin Altı Gümüş, Üstü Altın: Yılda 500 Kilometre Yürüyoruz"
Gümüşhane dağlarının sıradan birer kaya kütlesi olmadığını, muazzam bir endemik flora ve yaşayan tarih barındırdığını vurgulayan Karaaslan, adeta bir saha ajansı gibi çalıştıklarını belirtti:
"Gümüşhane’nin yerin altı gümüşse, yerin üstü kesinlikle altın değerindedir. Abdal Musa’dan Artabel’e, her dağımızın ayrı bir karakteri var. Yılda ortalama 500 kilometre yol yürüyoruz. Bastığımız her yerin GPS kayıtlarını alarak dijital rotalar çıkarıyoruz. Çektiğimiz her fotoğraf bir turizm broşürü, her anımız bir belgesel niteliğinde. Türkiye'nin dört bir yanından gelen dağcılara rehberlik ve KML veri desteği sağlıyoruz."
GÜDAK üyeleri de kent coğrafyasının yüzde 60'ının dağlardan oluştuğunu belirterek, "Bu coğrafya keşfetmekle bitmiyor, adeta bir İstanbul gibi zengin" yorumunda bulundu.
"Sadece Tanıtım Yetmez, Altyapı ve Yönlendirme Şart"
Programın kapanış bölümünde söz alan İlim Yayma Cemiyeti Gümüşhane Şube Başkanı Adem Varan ise özeleştiri niteliğinde kritik uyarılarda bulundu. Kentin Örümcek Ormanları, İmera Manastırı ve Satala Antik Kenti gibi dünya çapında markalara sahip olduğunu belirten Varan, sahadaki acil çözüm bekleyen sorunları sert bir dille eleştirdi.
Varan, özellikle Örümcek Ormanları ve İmera gibi yoğun turist çeken merkezlerde tuvalet ve lavabo gibi en temel hijyen ihtiyaçlarının dahi çözülememesinin ziyaretçi memnuniyetini baltaladığını vurguladı. Bununla birlikte kent genelindeki yetersiz veya hatalı tabelaların yabancı turistler için yön bulma kaosuna dönüştüğünü ifade eden Varan, doğadaki acı bir vandallığa da parmak bastı. Yürüyüş parkurlarındaki ahşap merdivenlerin ve yön tabelalarının bazı piknikçiler tarafından sökülüp yakacak olarak kullanılmasının utanç verici olduğunu söyleyen Şube Başkanı, bu durumun acil bir toplumsal çevre eğitimi ihtiyacını doğurduğunu belirtti.
Turizm rotasındaki köylerde yaşayan yerel halkın, gelen misafirleri yerel ürün satışı gibi ekonomik fırsatlara dönüştürmesi için teşvik edilmesi gerektiğini ve bazı bölgelerdeki yabancı turist direncini kırmanın şart olduğunu ekleyen Adem Varan, konuşmasını önemli bir çevre uyarısıyla noktaladı. Artabel Gölleri gibi son derece hassas ekosistemlerin motorlu araçlar tarafından tahrip edilmesinin önüne geçilmesi gerektiğini savunan Varan, kamu kurumlarının sivil toplumdan gelen bu sahasal uyarılara çok daha hızlı ve koordineli reaksiyon göstermesi çağrısında bulundu.





