Gümüşhane’nin Torul ilçesinde büyüyen ve sanata olan tutkusunu çocukluk yıllarından itibaren adım adım ileriye taşıyan 27 yaşındaki ressam ve resim öğretmeni Halit Terzi, ezber bozan bir sanat çalışmasına imza attı. Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Öğretmenliği Bölümü mezunu olan genç sanatçı, çocukken evlerindeki soba kömürlerini poşetlerken keşfettiği çizim fikrini devasa boyutta bir farkındalık eserine dönüştürdü.

Soba kömürü kullanarak 150x100 santimetre boyutlarındaki dev kâğıda arabesk müziğin simge isimlerinden Bergen’in portresini aktaran Terzi, Türkiye'de bu ölçekte ve bu teknikle yapılmış benzer bir çalışmanın olmadığını belirterek eserini kadına yönelik şiddete dikkat çekmek amacıyla hazırladığını vurguladı.

DOKTORUN ELİNE VERDİĞİ BEYAZ KÂĞITLA BAŞLAYAN SANAT TUTKUSU
Genç ressamın sanatsal serüveni henüz 5-6 yaşlarındayken Trabzon’da götürüldüğü bir muayene sırasında başladı. Hastanedeki doktorun eline tutuşturduğu boş bir kâğıda çizdiği resimle yeteneği fark edilen Halit Terzi, ilk ve ortaokul yıllarında sulu boya ve kuru boya çalışmalarıyla kendisini geliştirdi.

Ortaokul eğitiminin ardından resim alanında uzmanlaşma kararı alan Terzi, Trabzon’un Akçaabat ilçesindeki Akçaabat Güzel Sanatlar Lisesini kazandı. Buradaki başarılı lise eğitimini yetenek sınavlarında gösterdiği dereceyle taçlandıran genç yetenek, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Öğretmenliği Bölümünden mezun olarak meslek hayatına adım attı.

"ÇUVALIN İÇİNDEKİ EN İYİ KÖMÜRLERİ SEÇTİM"
17-18 yıldır karakalem çizimleriyle uğraşan Halit Terzi, sanat hayatının en zorlu ve anlamlı çalışmasını evlerindeki sobalı ortamdan esinlenerek hayata geçirdi. Çocukluk yıllarında arkadaşlarıyla soba için kömür poşetlerken siyah maddelerin kâğıt üzerinde bıraktığı izleri fark ettiğini belirten Terzi, sıradışı çalışma sürecini şu sözlerle anlattı:

"Arabesk tarzını ve müziği çok seviyorum; Bergen ise benim en sevdiğim sanatçıdır. Henüz 30'lu yaşlarının başında trajik bir şekilde öldürülmesi beni yıllardır çok derinden etkiliyordu. Evlerimiz sobalı olduğu için çocukluğumuzdan beri kömür poşetlerdik, bu fikir de oradan doğdu. Kömürle resim çizmek gerçekten inanılmaz zor bir süreç. Tozu var, kiri var; elden ve kâğıttan asla çıkmıyor, silseniz bile lekesi kalıyor.

Çalışmaya başlamadan önce çuvalın içindeki en kaliteli ve çizime uygun kömürleri tek tek seçtim. Kâğıt 1,5 metre yüksekliğinde çok büyük olduğu için evde odamın tabanında, yerde çalışmak zorunda kaldım. Kâğıda ayak izi çıkmasın, lekelenmesin diye odamı kilitleyip günlerce dışarı çıkmadım. Çizim yaparken kirlenme riski nedeniyle çay ve kahve bile içmedim; fonda sürekli radyodan Bergen şarkıları dinledim. Türkiye'de kadınlara yönelik şiddete karşı güçlü bir farkındalık oluşturmak istedim. Türkiye'de bu boyutta soba kömürüyle resim çizen başka kimse yoktu, en büyüğünü çizmek bana nasip oldu."

BABA EROL TERZİ: "DOKTOR 'BU ÇOCUK RESİM ÖĞRETMENİ OLUR' DEMİŞTİ"
Oğlunun yeteneğinin çocuk yaşta fark edildiğini ve bu tutkunun arkasında her zaman durduklarını ifade eden baba Erol Terzi, Halit Terzi’nin gelişim sürecine dair şu ifadeleri kullandı:

"Halit 5-6 yaşlarındayken resme olan ilgisi ve kabiliyeti çok net bir şekilde belliydi. Trabzon'da doktora götürdüğümde doktor ona oyalanması için beyaz bir kâğıt vermişti. Orada öyle detaylı ve güzel bir resim çizdi ki doktor dahi şaşırıp 'Bu çocuk ileride kesinlikle resim öğretmeni olur' dedi. İlkokulda sulu boya ve kuru boyayla başarısını sürdürdü. Ortaokul bitince 'Ben resim bölümünde okuyacağım' dedi ve Akçaabat Güzel Sanatlar Lisesine kaydettirdik. Ardından Samsun OMÜ'yü kazandı. Süreci her zaman tutkuyla ve severek yürüttü."

ÇOCUKLUK ARKADAŞI: "HARÇLIĞINI ABUR CUBURA DEĞİL RESİM MALZEMESİNE YATIRIRDI"
Halit Terzi'nin Torul ilçesindeki mahalle ve okul arkadaşı Oğuz Türkoğlu ise genç ressamın çocukluk yıllarındaki azmini ve sanata olan adanmışlığını şu sözlerle aktardı:

"Halit’le ilkokul ve ortaokulu birlikte okuduk, aynı mahallede büyüdük. Çocukken her fırsatta resim çizerdi. Okul çıkışlarında markete gittiğimizde biz abur cubur veya oyuncak alırken Halit asla almazdı; harçlıklarıyla gider kalem, silgi, resim defteri ve boş A4 kâğıtları alırdı. Bir gün mahallede soba için kömür poşetlerken içlerinden bazılarını kenara ayırmaya başladı. Ne yapacağını sorduğumda, kömür parçalarıyla dev bir Bergen resmi çizip kadına şiddete karşı farkındalık oluşturacağını söyledi. 1,5 metrelik kâğıda çizeceğini belirttiğinde yapacağına adım gibi emindim ve başardı. Her zaman onun destekçisiyim."

Kaynak: GÜMÜŞHANE .GEN.TR