Anahtar Parti Gümüşhane Hukuk Politikaları Başkanı Ömer Bulut, TBMM'ye sunulan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”ne ilişkin hukuki değerlendirmelerde bulundu. Bulut, teklifin mevcut haliyle örtülü bir af niteliği taşıdığını ve toplumsal vicdanı zedelediğini söyledi.
Anahtar Parti Gümüşhane Hukuk Politikaları Başkanı Ömer Bulut, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunulan yeni kanun teklifini hukuki boyutlarıyla mercek altına aldı. Düzenlemenin terörün sona erdirilmesi amacından ziyade terör örgütü yöneticilerine ve mensuplarına ciddi hukuki kolaylıklar sağladığını savunan Bulut, metnin mevcut haliyle yasalaşmasının hem hukuki bir kaosa hem de toplumsal vicdanda derin yaralara yol açacağını belirtti.
"Teklif Fiilen Genel Affa Dönüşebilir"
TBMM’ye sunulan düzenlemenin içeriğine ilişkin detayları paylaşan Ömer Bulut, teklifin hükümlülere yönelik koşullu bir özel af niteliği taşıdığını dile getirdi:
"Teklif; örgüt kurucusu veya yöneticisi olma, üyelik, yardım etme ve kasten öldürme dışındaki suçlar bakımından erteleme mekanizmaları getirmektedir. Hükümlülere ilişkin düzenleme, mahkûmiyet kararlarının hukuki geçerliliğini koruması nedeniyle koşullu bir özel af niteliğindedir. Normal şartlarda denetim süresince kamu görevi üstlenemeyecek kişilerin, kurul talebi ve infaz hâkimi kararıyla bu kısıtlamadan kurtulabilmesi önlenmektedir. Bu durum, uygulamanın fiilen bir genel affa dönüşebileceği bir yapı ortaya çıkarmaktadır."
"1 Haziran 2005 Tarihi Hukuk Tekniğine Aykırı"
Teklifteki tarihsel sınırlandırmaları da eleştiren Bulut, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın dolaylı olarak kapsam dışında tutulması amacıyla seçilen 1 Haziran 2005 tarihinin tutarsızlık yarattığını aktardı. Aynı suçu bu tarihten sonra işleyenlerin düzenlemeden yararlanıp öncesinde işleyenlerin yararlanamayacağını belirten Bulut, bu durumun hukuk tekniği açısından sorunlu olduğunu vurguladı.
"Örgüt Yöneticilerine Kamu Görevi Yolu Açılıyor"
Kasten öldürme suçunun kapsam dışı tutulmasının tek başına yeterli bir güvence sağlamadığını ifade eden Ömer Bulut, ağır yaralanma, alıkoyma veya rehin alma gibi eylemlere karışanların soruşturmasız serbest kalabileceği uyarısında bulundu:
"Teklif, örgütü uzun süredir yöneten kişilerin herhangi bir soruşturmaya tabi tutulmadan serbest kalabilmesine, hatta kamu görevi üstlenebilmesine kapı aralamaktadır. Henüz soruşturmaya uğramamış örgüt mensupları hakkında soruşturma açılması dahi kurulacak idari kurulun iznine bağlanmaktadır. Bu durum, adeta örgütle eşit şartlarda müzakere edilmiş bir metin görünümü vermektedir."
"Terörsüz Türkiye’ye Evet, Teröristle Müzakereye Hayır"
Devletin terörle mücadele ederken hukuk devleti ilkelerinden taviz vermemesi gerektiğinin altını çizen Bulut, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:
"Anahtar Parti Gümüşhane Hukuk Politikaları Başkanı olarak, terörün nihayete ermesini 'Terörsüz Türkiye’ye evet, teröristle müzakereye hayır' diyerek destekliyoruz. Ancak bir tarafa 'umut hakkı' tanınırken, uzuvlarını ve evlatlarını bu vatan için feda etmiş şehit ailelerimiz ile gazilerimizin haklarının göz ardı edilmesi kabul edilemez. Yıllardır bu bedeli ödeyen kahramanlarımızın hakkı siyasi hesaplara kurban edilemez."
TBMM'ye Çağrı: "Teklif Bu Haliyle Bekletilmeli"
Açıklamasının sonunda TBMM'ye çağrıda bulunan Bulut, teklifin mevcut haliyle bekletilmesi gerektiğini vurguladı. Şehit ve gazi haklarının öncelikli olarak çözüme kavuşturulmasını talep eden Bulut; akademik çevrelerin, şeffaflığın ve milli iradenin esas alındığı yeni bir hukuki çerçevenin hazırlanması gerektiğini ifade etti.