Anahtar Parti Gümüşhane İl Başkan Yardımcısı ve Kalkınma Politikaları Başkanı Muhsin Ünal, akaryakıt fiyatlarına gelen zamlar ile artan işletme maliyetlerinin dolmuş esnafı, lojistik sektörü ve yolcu taşımacılarını mali bir uçurumun eşiğine getirdiğini belirtti. Ünal, hem esnafı korumak hem de vatandaşın ulaşım hakkını güvence altına almak adına 4 maddelik acil eylem planını kamuoyuna açıkladı.
Gümüşhane’de son dönemde art arda gelen akaryakıt zamları, şehir içi toplu taşıma esnafı başta olmak üzere lojistik ve yolcu taşımacılığı yapan tüm işletmelerin belini bükmeye devam ediyor. Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan Anahtar Parti Gümüşhane İl Başkan Yardımcısı ve Kalkınma Politikaları Başkanı Muhsin Ünal, kent içi ulaşımın gizli kahramanları olan taşımacı esnafının ağır mali baskı altında ezildiğini ve sektörün sürdürülebilirliğini kaybettiğini vurguladı.
"Artan Maliyetler Taşımacı Esnafının Belini Büküyor"
Girdi maliyetlerindeki fahiş artışların taşımacılık sektörünü doğrudan hedef aldığına dikkati çeken Muhsin Ünal, esnafın içinde bulunduğu ekonomik darboğazı şu sözlerle özetledi:
"Son dönemde akaryakıt fiyatlarına peş peşe gelen zamlar, şehir içi ulaşımın temel direği olan dolmuş esnafımız ile lojistik ve yolcu taşımacılığı yapan işletmelerimizi ciddi bir mali krizin ortasına bırakmıştır. Artan mazot fiyatları, hâlihazırda yüksek yedek parça, zorunlu sigorta, kasko ve rutin bakım maliyetleriyle mücadele eden taşımacı esnafımızın adeta belini bükmektedir. Bugün gelinen noktada kontak kapatma sınırına dayanan esnafımız, hizmetini sürdürebilmek için acil ve somut destek mekanizmalarının hayata geçirilmesini beklemektedir."
"Esnafın Kazancı Doğrudan Akaryakıt Deposuna Gidiyor"
Taşımacılık sektöründeki kar marjlarının eridiğini ve günlük kazancın neredeyse tamamının yakıt giderlerine harcandığını ifade eden Ünal, krizin dalga dalga tüm şehre yayıldığına işaret etti:
"Yolcu ve yük taşımacılığı yapan işletmelerimizin günlük cirolarının ezici bir bölümü maalesef Doğrudan akaryakıt deposuna gitmektedir. Kazancın yakıta erimesi; şoför yevmiyelerinin ödenememesine, araç kredi taksitlerinin aksamasına ve araçların periyodik güvenlik bakımlarının ertelenmesine yol açmaktadır. Bu kriz yalnızca esnafın sorunu değildir; artan bilet ve dolmuş ücretleri nedeniyle günlük ulaşım bütçesi sarsılan dar gelirli vatandaşlarımızı da doğrudan etkilemektedir. Maliyetlerin tamamını yolcuya yüklemek veya ulaşım hizmetlerinin aksamasına göz yummak kent içi ekonomiye ağır darbeler vuracaktır."
Taşımacılık Sektörü İçin 4 Maddelik Acil Çözüm Reçetesi
Sektörün nefes alabilmesi ve krizin derinleşmesinin önüne geçilmesi amacıyla hazırladıkları 4 maddelik çözüm önerisini kamuoyuyla paylaşan Muhsin Ünal, yetkilileri göreve çağırdı:
Toplu Taşımada Ticari Akaryakıt Desteği Sağlanmalı: Şehir içi yolcu taşımacılığı yapan dolmuş, otobüs ve taksi esnafı için akaryakıtta Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve Katma Değer Vergisi (KDV) muafiyeti veya ciddi oranda indirim uygulanmalıdır.
Taban ve Tavan Fiyat Düzenlemesi Yapılmalı: Mazot fiyatlarındaki anlık dalgalanmalara karşı esnafın zarar etmesini önleyecek, aynı zamanda vatandaşın mağduriyet yaşamasını engelleyecek esnek bir destek mekanizması kurulmalıdır.
Belediye ve Devlet İş Birliğiyle Sübvansiyon Artırılmalı: Yerel yönetimler ile merkezi hükümet el ele vererek esnafın üzerindeki yükü hafifletmeli; yolcu başına sağlanan sübvansiyonlar ve kartlı biniş destekleri artırılmalıdır.
Vergi ve Sigorta Kolaylıkları Tanınmalı: Taşımacılık sektörüne özel olarak SGK primlerinde indirime gidilmeli, araç muayene ücretleri ile zorunlu mali sorumluluk sigortalarında taksitlendirme ve muafiyet imkânları sunulmalıdır.
"Taşımacılık Sektörünün Durması Kent Yaşamının Durmasıdır"
Ulaşımın kent hayatının can damarı olduğunu belirten Muhsin Ünal, açıklamasını şu hayati uyarıyla noktaladı:
“Taşımacılık sektörünün durması, kent yaşamının, sosyal hayatın ve ticaretin tamamen durması anlamına gelmektedir. Bizler hem esnafımızın ekmek kapısını korumak hem de vatandaşlarımızın makul ve uygun fiyatlı ulaşım hakkını güvence altına almak zorundayız. Bu doğrultuda atılacak hızlı ve kararlı adımlar, yaşanan ekonomik krizin daha da derinleşmesini engelleyecek tek yoldur.”





