banner275
21 Ekim 2011 Cuma 08:31
Mermer Üretiminde Gümüşhanelilerin Gururu “Topkara Şirketler Grubu”
banner305
banner331

 Topkara Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Topkara ile birlikteyiz.  Lütfü Topkara Kimdir, Sizi ve Topkara Ailesini tanıyabilir miyiz?

1965 yılı Gümüşhane Özkürtün doğumluyum. 6 kardeşiz.  1966 yılında İstanbul’un Kâğıthane ilçesine geldik. Çocukluğum burada geçti. Çalışma eğitim spor derken 1980 yıllarda maden sektörüyle tanıştım. Evliyim, 2 çocuğum var. Oğlum üniversitede mimarlık okuyor. Kızım ise ilköğretim 8. sınıfta.

Babam İhsan Topkara 1950 li yıllarda askerliği vesilesiyle İstanbul’a gelmiş. Sonra tekrar memlekete dönüyor. 1959 yılında 2. defa İstanbul’a geliyor ve yerleşiyor. İlk olarak Sultan Ahmet’e geliyorlar, daha sonra Şişli bölgesi ve Kağıthane’ye kardeşleriyle beraber yerleşiyor. Topkara ailesinin bir kısmı İstanbul’un başka ilçelerine yerleşiyor.

Topkara Grubunun Kuruluş Sürecini anlatabilir misiniz?

1969-1970 yıllarında Topkara Kolektif şirketi kuruldu. Aile büyüklerimiz burada Gayrimenkul ve inşaat yapıyorlardı. 1980 li yıllarda İhsan Topkara Bursa’da köy muhtarları vesilesiyle maden işine merak sarıyor. O zaman biz maden işini bilmediğimiz için Kelkitli Rahmetli Cabir Tunç amcaya taşları götürüyor. O da diyor ki İhsan Bey, bu ocaklar değerli ocaklar. Bir onix ocağı ile bir macera başlıyor. Akabinde onix ocağını belirli bir süre çalıştırdıktan sonra yurtdışına olan pazar zorluğundan dolayı onixi kapatıyorlar. Sonrasında diğer taşların işlemesine başlıyorlar. 1983 yılında bugün mevcut olan yurtdışında da çok iyi bilinen Mustafa Kemalpaşa Beyazı adında mermer ocağını açıyorlar ve fabrika kuruluyor. Madenci oluyoruz. Daha sonrasında bej ocağı, emparator, olive pearl ocaklarını açıyoruz. Türkiye’de Gümüşhaneliler olarak maden işinde iyi bir konuma geliyoruz. Daha sonra aile büyüklerimiz işleri bize devrediyor. Bizlerde Türkiye ticaretinden sonra Dünya ticaretine açıldık. Rusya ve Ukrayna disbiritörlükleri veriyoruz. 1995 yılında sadece mermer değil, inşaat malzemeleri ve birçok ürün çeşidi ile Türkmenistan’da faaliyete başladık.

Yurtdışında ne yapabiliriz derken Çin’de Topkara Şamen firmasını kurduk. Hindistan’da Topaz india adındaki firma ile  işbirliği çerçevesinde çalışıyoruz. Bu ülkelerle karşılıklı ticaret yapıyoruz. Bu ülkelerde ithal ettiğimiz ürünleri başka ülkelere Topkara bünyesindeki diğer firmalarla yaklaşık 40 firmaa ihracat yapıyoruz. Çin’e hammadde satıyoruz. Çin’deki firmamızın intikal konusu inşaat malzemeleri ağırlıklı.

Pazarla alakalı olarak uluslar arası ticarette yarışmak sizin için zor mu, kolay yönleri, avantajınız, dezavantajınız var mı ? Onlardan da bahsedebilir misiniz?

Bürokratlarında dile getirdiği gibi üretimdeki en büyük sıkıntı üretimdeki maliyetler. Ondan sonra Türkiye üreten bir ülke konumundan uzaklaşıyor mu diye herkes birbirine soruyor. Bu da göstergelerden, cari açıktan belli. Türkiye’de üretim çok pahalı. Bu konuda sektörel bazda devlet tarafından bütün imkânların verilmesinden yanayım. Çünkü ülkenin doğusu, batısı belirli sektörlerde farklı tutulamaz. Aksi halde sektör ciddi sıkıntı içerisine girer. Doğudaki ocaklarla, batıdaki ocaklardan çıkarılan hammadde birim maliyet oranı eşit değil. Doğal olarak kendi ürettiğimiz ürünlerde bile rekabet edemiyoruz. Onun için dış pazarlara açıldığımızdan dolayı işimizin biraz daha iyi olduğunu söyleyebiliyoruz. Ben ocağımı kaldırıp Doğu’da bir yere gidemem. Maliyetler aşamasında sıkıntı yaşıyoruz. Üretim maliyetlerimiz çok fazla. Ayrıca ana kalem mazot olduğu için ciddi bir giderimiz var. Bunu şimdi de dışarıda yaşamaya başladık. Yurtdışına satalım ama dışarıdaki rekabet içerisinde olduğumuz devletlerle beraber rekabet edebiliyor muyuz? Şimdi onun sıkıntısını yaşıyoruz. Doğal olarak girdilerimiz yüksek olduğu için, o ülkelerdeki teşvikler ve girdiler düşük olduğu için o ülkelerde de zorlanıyoruz.

Bu sefer döndük hammaddesine. Hammadde sattığımız ülkeler ürünümüzü bizim sattığımız fiyatlardan daha ucuza satıyorlar. Bu ülkenin ihracatını düşüren insanların yapmış olduğu şeyleri takdirle karşılıyoruz ama yeterlimi, hayır yeterli değil. En basitinden ulaşım mevzuları, transport mevzuları. Yurtdışında iş yapan bütün müteahhit arkadaşlarımız bunu dile getiriyorlar.  Bu sorunlarında çözülmesi gerekiyor.

Onun dışında Çine hammadde gönderdiğimiz için avantajlı konumdayız. Diğer ülkelerden daha avantajlı olduğumuzu söyleyebilirim. Sattığımız her maldan kazandığımız kuruş bize gurur veriyor. Ben şahsen Gümüşhaneli olarak konuşursam, zaten milliyetçilik yönümüzün kuvvetli olduğunu etraf ve eşrafımız bildiği için getirdiğimiz her kuruştan mutluluk duyuyoruz diyebilirim. Ben üreten herkesi takdirle karşılıyorum. Bir çivi dahi üretse bile üreten herkese saygı duyuyorum.

Bizim 1980 li yıllarda hammadde verdiğimiz ülkeler arasında İtalya’da vardı. İtalyanlar çok iyi pazarlamacılardı. Aldıkları hammaddeyi işleyerek mamül olarak çok iyi pazarlıyorlardı. Türkiye’de genç nesil yetişince iş tersine döndü. Şimdi biz onlardan daha iyi pazarlamacıyız. Genç nesil Türkiye’ye avantaj sağladı. Zaten yaşlanan bir Avrupa nüfusu paraya doymuş. Dünyanın her yerinde ticaret yapan Türklerle karşılaşmanın mümkün olduğunu gördük. Bu sevindirici bir durum. Sonuçta maliyetler yüksek olsa da üretimimizin %90 nını düşük kar marjları ile yurtdışına pazarlıyoruz.

Gümüşhane’de Madencilik ile ilgili bir çalışmanız oldu mu ?

1990’lı yıllarında Gümüşhane’ye gittiğimde ne yapabiliriz diye araştırma içine girdik. Vali Beyle, İl Özel İdaresiyle, Belediye Başkanları ile fikir alışverişinde bulunduk. Özel İdare’de yaklaşık 300 üzerinde alanın ruhsatlı olduğunu fakat işlemeye açılmadığını belirttiler. Vali bey bize 2 adet taş örneği gösterdi. Fakat vali beyin tayini çıktıktan sonra konuyla ilgili bilgi alamamıştık.

Taş konusunda orada ocaklar açıldı. Faaliyete de girildi. Bugün faaliyet istenilen düzeyde değil. Çünkü ekonomik şartlar yeterli değil. Belki yatırım olmadı ama yatırımdan kazandırılacak desteği biz İstanbul’dan yapıyoruz. Orda da  bir işletme sahibi olsak, istihdam yaratsak daha güzel olurdu ve Şuanda GÜSİAD – Gümüşhane Sanayici ve İş Adamları Derneği bünyesinde genç nesil biraz daha aktif olacağını düşünerekte biraz daha ne yapılabilir çalışmaları içerisinde birşeyler yapabileceğimizi düşünmekteyiz.

 

Topkara Ailesinin Gümüşhane’ye birçok konuda desteklerini esirgememiş olduğunu biliyoruz. Bu konuda bilgi verebilir misiniz?

Ben bu konuda çok fazla detaya girmek istemiyorum. Gümüşhane’de görev yapan Valimizden, Belediye Başkanımızdan ve Özel idaremiz dahil olmak kaydıyla bizi bize sormaktansa o bölgede hizmet yapan insanlara sorun demişimdir. Biz yaptığımızı konuşmadık. Gümüşhane’nin herhalde her ilçesine katkımız olduğunu düşünüyorum. Babamın yapmış olduğu ve şuanda yardımcı olduğu sadece Özkürtün çerçevesinde yapılmış olan okul ve yurtlar değil, Gümüşhane’de kurulan kız ve erkek öğrenci yurtlarına, merkezde yapılan stattan, belediyeden, hamamlardan, kültürel olaylardan birçok konuda Gümüşhane’ye hatta Türkiye’ye duyarlı bir aileyiz.

1985 ten sonra Gümüşhane’ye destek konusunda her aşamasında yetişebildiğimiz ölçüde destek vermeye çalıştık. Yaptıklarımızı söylemek Gümüşhane terbiyesi içerisinde bana çok fazla uygun düşmüyor. Ama yapılanlar ortada ve halende yapıyoruz ve kapımız bu konuya açık. Halka yararlı olacak herşeyde ben varım diyorum. Gümüşhane halkı benim için ön planda ve ayrı bir halk. Gümüşhane’ye yaparken biraz daha severek yapıyoruz. Çünkü bu bize babamdan kalan bir miras.

Allah uzun ömürler versin. İhsan Topkara’nın vasiyetini söyleyeyim size; Bana bir şey olursa benim gibi Gümüşhaneli olmanızı istiyorum. Bu konuda da biz Gümüşhanelilerin tanışmasında olsun, yardımlaşmasında olsun, hatta İstanbul’daki birçok siyasinin tanıdığı bir insanın oğluyum. Öyle olunca köprülerde biraz fazla görev biniyor fakat işimizden artan sürelerde onlarla beraber olmaya çalışıyoruz.  Türkiye Cumhuriyeti öncesi Ali Topkara’dan gelen, daha sonra Mehmet Topkara, Fazlı Topkara ve diğerleriyle büyüyen ailenin bayrağını İhsan Topkara ve Rahmetli Enver Topkara ve İstanbul’a taşımışlardır. O tarihten bugüne Gümüşhane’den bağını koparmadılar ve desteklerini halen sürdürüyorlar.

Gümüşhane’ye gidip geliyor musun?

Babamın güzel bir lafı vardır. Suyunun soğuk, havasının sert, delikanlısının mert olduğu yerden gelen birisi olmak bana gurur veriyor. Mümkün oldukça gidiyorum. Babam son 3-5 seneden beri eğitime verdiği destekle beraber oraya yerleşik düzende. Ailenin gelip gitmesi için yapmış olduğu yerlerden dolayı bizde birkaç senedir gidiyoruz. Ne kadar gidip kalıyorsunuz derseniz 2-3 gün kalabiliyorum. Daha fazla zaman ayırmak mümkün değil. İş hayatı…

 

Hemşerilerime söylemek istediğim bir mesajınız var mı?

Kapımızın bütün hemşerilerimize açık olduğunu bilsinler. Gümüşhaneliler mert ve dürüst insanlar, bu değerlerin dışında Gümüşhaneliyim diyen insanları Gümüşhaneli olarak görmüyorum. Dürüst, düzgün çalışkan ahlaklı bir ilin insanı olmak bana gurur veriyor. Onlarla da gurur duyuyorum. Tüm hemşerilerime selam ve sevgilerimi gönderiyorum.

Ayrıca Haber 29 Gazetesine Gümüşhanelilerin sesi olmaya devam ettiği için yayın hayatında başarılar diliyorum.

Kaynak: Haber29.NET

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Nazire Nalçacı 2011-10-22 23:33:08

Sayın Topkaya, öncelikle maşallah diyorum.Olgun başak, boyun eğer.Bu tevazuyu sizde gördüm.Helal olsun.
Başarılarınızın devamını dilerim.
Gariptir, hiç duymamıştım sizleri, büyük bir eksiklik olmuş benim için.
Çünki benim Nazlı Gelin' ime yardım eden herkezden Allah razı olsun.
Büyük sıkıntımdır Gümüşhane'min özünün bozulması. Bahçelerini yerle bir edip, üstüne devasa, sevimsiz, donuk yüzlü betonların dikilmesi..
Birlik olup engelleyemezmiyiz ?
Yolunuz açık olsun.Dua ile.

Avatar
evren özdemir 2012-01-13 12:44:09

Sayın Lütfü TOPKARA sizi tanımaktan gurur duydum.Torul Gençlerbirliği kulübümüze yapmış olduğunuz destekten dolayı teşekkür ederim.inşallah desteklerinizle daha iyi yerlere geleceğiz

Avatar
Şükran şir Ömerçapoğlu 2012-03-02 13:44:54

iki gün önce İstanbul_trabzon arasında yapmış olduğum uçak yolculuğunda sayın İhsan Topkara ile yan yana oturduk..kim olduğunu bilmeden sohbet ettik,,malum laf lafı açınca o benim hakkımda,,ben de onun hakkında birçok bilgiye sahip olduk...yaptığı işlerin güzel işler olduğunu,,kendisinin çok muhterem bir insan olduğunu gördüm ama beni ençok mutlu eden okuyan öğrenciler için yaptıklarıydı....tüm ailenizi kutluyorum..ayrıca İhsan amca'ya,,benim İTÜ'de okuyan kızıma göndermek için bana verdiği harçlık için çok teşekkür ediyorum...harçlık yerine ulaştırılmıştır İhsan amca,,,,kızım ve ben size sağlıklı ,uzun ömürler diliyoruz...

banner333

banner329

banner309