18 Haziran 2014 Çarşamba 23:00
Prof. Dr. Özkan Ateş’ten Haber 29 Okurlarına Fıtık Tedavisi Tavsiyeleri
banner305
banner331
Gümüşhaneli hemşerimiz Prof.Dr. Özkan Ateş’le yaptığımız röportajda doktorumuz Haber 29 okuyucularımız için fıtık konusunda tavsiyelerde bulundu.

Özkan Bey, sizi tanıyabilir miyiz?

1970 yılında Gümüşhane’de doğdum. İlkokul, ortaokul, lise ve üniversite tahsilimi İzmir’de tamamladım. İstanbul Haydarpaşa Numune Hastanesi’nde ihtisasımı yaptım. Beyin ve Sinir Cerrahı olarak 1999 yılında çalışmaya başladım. 2007 yılında Doçentliğimi, 2014 yılında ise Profesörlüğümü aldım. Şuan da ise aktif olarak İstanbul’un Esenyurt ilçesinde bulunan Esencan Hastanesi‘nde Beyin ve Sinir Cerrahı olarak çalışmaktayım. Aynı zamanda Esenyurt Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde öğretim üyesi olup evli ve iki çocuk babasıyım.


İş hayatınızdan bahseder misiniz?

Yaşamımın büyük kısmını işim almakta. İş odaklı bir insanım. Türk Nöroşirürji Derneği’nin yönetim kurulu üyesiyim. Beyin ve Sinir Cerrahisinin geleceğe yönelik politikalar üretmesinde aktif rol almaktayım. Esenyurt’a geleli yaklaşık 4 ay oldu. Esenyurt’a geldim geleli Gümüşhaneli hemşerilerimizin maddi manevi büyük desteğini gördüm, sağ olsunlar. Onların bize yardımcı olması, bugün ki geldiğimiz noktaya adapte olmamızda büyük etkendir.


Sağlık sektörünün zorluklarından bahseder misiniz?

Özellikle de bazı uygulamalar var ki, çok sık değişmekte. Üstelik bunun en önemli ayağı tıbbi uygulamalar değil; Sosyal Güvenlik Kurumu’nda ki mevzuat değişiklikleri. Çok sık mevzuat değişikliğine gidilmekte ve biz de bu değişikliklere ayak uydurmakta zorlanmaktayız. Onun dışında hem üniversitemizde hem hastanemizde kullanılan ileri teknoloji sayesinde tüm tıbbi uygulamaları başarılı bir şekilde yapabilmekteyiz.
1980’li yıllarda ki teknolojik gelişmeler ile gerek beyin ve sinir cerrahisinde gerek diğer tıp dallarında büyük gelişmeler oldu. Hastalıkların tedavi süreçleri ve başarı oranları en üst düzeye çekildi.


Beyin ve Sinir Cerrahı olarak okurlarımıza tavsiyeleriniz nelerdir?

Bizlerin cerrah olarak öncelikli hedefi insanların hasta olmasının önüne geçmektir. Bunun adı da ‘Koruyucu Tıp’ dır. Koruyucu sağlık hizmetleri vermek, tedavi etmekten daha önemlidir.

Halk arasında en fazla görülmekte olan boyun, bel, omuz ağrıları ve fıtık’dır. Bunlar hakkında önemli tavsiyelerim olacak.

1. Öncelikli olarak çağımızın en tehlikeli vebası olan sigarayı bırakmalıyız. Bireyin direncini düşüren ve aslında vücudu eskiten en önemli etkendir sigara.

2. olarak ise fazla kilolarını vermeliler.

3. olarak ise bir ömür boyu aktif yaşamaları. Elbette aktif olmaktan kastım çok çalışmak değil. Spor veya egzersiz gibi bütün vücudu çalıştıracak faaliyetlerde bulunmalılar. Eğer insanlar bu söylediğim üç temel öneriye azami şekilde uyarsa bel, boyun, omuz ağrılarında önemli derece de azalma olacağını düşünüyorum.

       Bunun dışında gelişen teknolojinin yeni hastalıkları ortaya çıkardığını görmekteyiz. Örneğin; her geçen gün kanser veya tümör teşhisleri artmakta. Bu hastalıkların oluşumunda Çevresel Faktörler dediğimiz dış etkenler büyük yer tutmakta.  Çevre kirliliğinden, hava kirlilğine; GDO ( Genetiği Değiştirilmiş Organik)’lardan, içilecek suyun kirliliğine birçok neden sayabiliriz.

  Çağımızda elektromanyetik kirlenme de çok büyük önem arz etmekte. Özellikle çocuk yaş grubunda ki bir bireyin kablosuz internet (Wİ-Fİ) ortamında uzun süreli kalması, fiziksel gelişimini olumsuz yönde etkilemekte. Sadece çocukların değil, yetişkinler de ev veya iş yerlerinde uzun süreli elektromanyetik ortamda kalmamalılar. Cep telefonları da beyin tümörleri için büyük risk barındırmakta. Henüz bununla ilgili bir çalışma paylaşılmasa da; Dünya Sağlık Örgütü ( WHO – World Health Organization ) kablosuz internet kullanımını ve cep telefonlarını Risk Listesi’ne aldı.


Röportaj için teşekkürler. Son olarak okurlarımıza söylemek istedikleriniz nelerdir?

Günümüz toplumlarının yaşantısı koşturmaca haline geldi. Bununla birlikte Depresyon veya Anksiyete Bozukluğu (Aşırı kaygı veya üzüntü duyma hali) ile bize başvuran hasta sayısı da arttı.  Bu tür hastalıkların en önemli sebebi, hastaların bir hobilerinin olmamasıdır. İnsanların kendileri ile ilgilenmemeleri, kendilerini bir anlamda deşarj etmemeleri demek. Bu nedenle  konusu veya büyüklüğü fark etmeksizin bir ilgi alanları olsun. Hobi edinen bireyler daha mutlu bir hayat geçirebilir diyebilirim.

    Son olarak ise tüm hemşerilerimizi sağlık ile alakalı veya sağlık dışı konularda hastanemize bekleriz. Siz  değerli Haber29’a da bizlerle hemşerilerimizi buluşturduğunuz için çok teşekkürler. 

Kaynak: Haber29.NET

Son Güncelleme: 18.06.2014 23:05
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner333

banner343

banner309

 
Haber 29 Gazetesi
Herkese Açık grup · 10.000 üye
Gruba Katıl
Haber29.NET Facebook Grubumuza Katılın