28 Haziran 2014 Cumartesi 23:31
Esenyurt’taki Gümüşhanelilerin Mekanı “Kuzey Cafe & Restoran”
banner305
banner331
 Atilla Nair'i tanıyabilir miyiz?

1975 yılında Kelkit ilçemizin Sadak köyünde doğdum. İlkokulu Sadak Köyü ilkokulunda, ortaokulu ve lise'yi Erzincan İmam Hatip Lisesi'nde tamamladım. Anadolu Üniversitesi İşletme fakültesi bölümü mezunuyum. Evliyim ve üç çocuk sahibiyim.


İş hayatınızdan bahseder misiniz, iş hayatındaki Atilla Nair'i tanıyabilir miyiz?

Tabiri caizse hayata inşaat sektörü içerisinde başladım. Seramik ve dekorasyon işleri ile uzun yıllar uğraştım. Yine uzun bir dönem benzin istasyonu, fabrika ve kolejler gibi büyük inşaat ve imalat projelerimiz de oldu. Nair İnşaat adında bir firmamız var. Bu firma çatısı altında 2004 den beri inşaat sektöründeyiz.

Geçen yıla kadar hiç aklımızda yokken kendimizi gıda sektörü içinde bulduk. Aslında işe tepeden de düşmedik. Farklı bir iş alanı, farklı bir boyut kazanmak, günlük sıcak para akışını sağlamak ya da tabiri caizse günlük çarkımızı döndürebilmek adına iyi bir girişim olacağını düşündük. Tabii hiç alakamızda olmayan bir işti.  Geçtiğimiz yıl Esenyurt ilçemizde Kuzey Cafe & Restoran’ın açılışını yaptık. İşyerimiz Esenyurt Belediye binasının hemen çaprazında bulunmakta. Burası ilk olarak cafe tarzında hizmet vermekteydi. Burayı Cafe & Restoran tarzına çevirene kadar çok zorluklar çektik. İnşaat sektöründen yavaş yavaş kopmalar, günübirlik iş yerinin başında bulunma zorunluluğuna bağlı vakit kayıpları vs. Şunu gördüm ki; gıda sektörü, teferruatı ile birlikte en zor sektörmüş. Üstüne bir de hizmet sektörü ekli ki, bu işimizi çok zorlaştırdı. Yani sadece üretmiyor, aynı zamanda servis ediyoruz. Hizmet sektöründeki 'Müşteri her zaman haklıdır' mantığı bizim daha önce alışkın olmadığımız bir mantık. Kesinlikle çok doğru bir mantıkmış. En iyisini yapmak için güzel bir kılavuz. İlk başladığımız zaman zorlansak da şu anda beklentilerimizin üstündeyiz. Umarım bu yükseliş devam eder. Olur mu, olmaz mı derken bir yılı devirdik.


İş hayatınızdaki zorlukların üstesinden nasıl geldiniz? Bahseder misiniz?

İnşaat sektöründe taahhüt işi yaptım. Hemen hemen bütün hemşehrilerimizin yaptığı yap-sat modeli ya da müteahhitlik kısmı vardı. Biz de bu müteahhitlik işini taahhüt ettiğimiz kısımlar ile ilgili yaptık. Şimdiye kadar sistemsel ya da yapısal sıkıntılar yaşamadım Allah'a şükür.


Cafe & Restoran işinde çekirdekten yetişme olmadığımız için büyük sıkıntılar yaşadık. Sıkıntıların boyutunun bu dereceye varacağını biz de düşünmemiştik. Benim işletme mantığımda bir şirket mantığı vardı. Nasıl bir şirkette işleri rayına oturtursun, sonrasında sana gerek kalmaz ve o iş kendiliğinden yürür; Cafe & Restoran işinde de böyle olur sanmıştım. Arkanızı gönül rahatlığıyla dönemediğiniz bir iş. Müşteri her zaman onu mekana çeken kişiyi görmek ister. Kapıdan giren müşteri ilk olarak sizi görüp, selamlamak ister. Büyük kurumsal firmalarda bu kurallar uygulanmaz ama bu tür işlerde bu davranışlar oluyor.

Avantajlar kısmında ise; hedeflerin büyük tutularak her fırsatın avantaja çevrilebileceğini düşünüyorum. Bu yüzden genel itibariyle işletmecilik bir fırsattır. Bakıldığı zaman köyden bir ceketimizle geldik ve rahat bir yaşam sürecek kadar birikim yapmışız. Bir de kırk kişiye ekmek kapısı olmanın verdiği gurur ve huzur var tabii.
İşyerimizde toplu organizasyonlar ve davet yemekleri gibi programlarda düzenlemekteyiz.


Peki bu ekonomik gelişmeyi sağlayan ipuçları nelerdir? Okurlarımıza tavsiyeleriniz var mı?

İnşaat sektöründe toz yutmaktan mutluydum açıkçası. Ben inşaat kokusunu almadan yapamazdım. Bu ne demek; yani işimi seviyorum. Dışarıdan insanların biz inşaat sektöründe ki insanlara bakışı farklıydı. Ama bugün ülkenin geldiği noktaya bakıldığında herkes inşaat sektöründe ki insanlara imrenerek bakmakta. Biz çırak, kalfa ve usta olarak buralara geldik. Bunun da tek yolu sabır ve işini severek yapmak. Ben şehir dışında da birçok iş aldım, yaptım ama bu saydıklarım yüzünden gurbet hiç de zor gelmedi. İşi doğru ve zamanında bitirmek de benim için önemliydi. Yaşamımı iyi şartlarda devam ettirmeyi bu saydıklarıma borçluyum. Prensip sahibi olmak, kişisel kurallar koymak da çok önemli. Biz dönüp geçmişe baktığımızda çevremizde çok kişiye yol göstermişiz, yol açmışız, tabiri caizse idol haline gelmişiz. Örneğin; 2000'li yılların başlarında çevremizde firma nedir? , firma nasıl kurulur? insanlar bilmezken biz ilk firmamızı kurduk. Bunun yararlarını çok gördük, insanlara gösterdik. Bu yararlardan birisi de firmaların, kişilere göre daha ciddiye alınmaları ve güven vermeleri.
En büyük tavsiyem ise birleşmek ve ortaklık kurmak. Aynı sektörde bulunan kardeşler, akrabalar veya arkadaşların birleşerek büyük bir ortaklık kurmaları. Atalarımızın da söylediği gibi; 'Bir elin nesi var, iki elin sesi var'. Bu mantıktan yürüyen büyük firmaların karlarını ikiye, üçe veya beşe katladığını görüyoruz.
Dernek, yardımlaşma veya sosyal faaliyetlerde etkin misiniz?

Evet, biraz aktifl birisiyim. Dört yıl Sadak Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'nin başkanlığını yaptım. Dört yıl GÜDEF yönetiminde bulundum. Altı yıl da Esenyurt Gümüşhaneliler Derneği'nde, Yönetim Kurulunda bulundum. Bir de iki yıl Esenyut Gümüşhanespor Kulübü'nün Yönetim Kurulu'nda bulundum. Şu anda aktif olarak bir görevde bulunmasam da, bize gelen istekleri elimizden geldikçe karşılamaya çalışıyoruz.


Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

- Daha önce de söylediğim gibi; toplu hareket etmek çok önemlidir. Aile, iş veya dernek faaliyetleri, hepsi için geçerli. Toplum olarak bireysel alanda çok başarılıyız ama gel gör ki dört kişi bir araya gelemiyoruz. Bir araya gelindiği zaman ise ortaya çıkan sonuç harika oluyor. Bu durum özellikle de biz Gümüşhanelilerin bir hastalığı gibi. Bir başka konu da bireysel kararlardan vazgeçme konusu. Gerek dernek yönetimlerinde olsun, gerek şirket yönetimlerinde. Bir kararın istişare ile verilmesi, o kararı sağlamlaştıran bir etken. İstişare, doğruyu bulma noktasında önemli bir kılavuz.



Son Güncelleme: 28.06.2014 23:38
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner333

banner343

banner309

 
Haber 29 Gazetesi
Herkese Açık grup · 10.000 üye
Gruba Katıl
Haber29.NET Facebook Grubumuza Katılın