Bildiğinizi sandığım bir “Kartal efsanesi”  nicedir aklımda. Yazıma bir başlık ararken bu efsaneyi yazayım sonra sirkatim söylerim diye düşünmüştüm.  Onların hikayeleri varsa bizim efsanelerimiz var demiştim. Onların ‘üzerinde durmayı beceremedikleri’ atları varsa, bizim Atsız’larımız var demiştim. Onların Egemen Bey fistanı varsa, bizim Edigey Destanı’mız var demiştim..

Değerli dostlarım, sözü de uzatmadan Kartal Efsanesine geleyim: Biliyorsunuz, kuş türleri arasında en uzun yaşayan tür Kartal’dır. İlerleyen yaşlarında pençeleri avını kavrayamaz olur, gagası uzar, kanatları ağırlaşır, tüyleri kalınlaşır.. İşte o zaman kartal ya ölüme direnmeyecek ya da yeniden doğuşun acılı ve zorlu sürecini göğüsleyecektir. Yeniden doğuşu seçen kartal, bir dağ tepesine, uçmasına gerek olmayan bir yere gider. Orada gagasını taşa vurarak söker. Çıkan yeni gaga ile pençelerini söker, yeni pençe ile de eski tüylerini yolmaya başlar. Sonunda, yaklaşık beş ay sonra meşhur “yeniden uçuş” için hazırdır.

Bu, kartalların hayat sürelerini uzatmak için girdikleri acılı dönemi anlatan, ilham alınması gereken bir hikayedir.

Kıssadan hisse; yeniden uçmaya azmetmiş bir kartal olmayı düşünüyorsak, bize ıstırap veren eski alışkanlıklardan, hatalardan, anılardan kurtulmak zorundayız. Geçmişin bu yıpranmış acı ve aşamalarından kurtulmayınca, değişim ve yenilenme mümkün müdür?..  

Değerli dostlarım, Allah göstermesin, bir de bunun tersi olan durumu hicveden bir öykü var: Bir  çiftçi,yerde bulduğu  bir kartal  yumurtasını,tavuk yumurtası  sanarak  çiftliğine  götürmüş.  Kuluçkaya  yatan  tavuğun  altına  koymuş.Tavuk ,  kartal  yumurtasınıda  kendi  sanarak  kuluçka  döneminde  koruyucu  kanatları  altında  tutmuş.Civcivler  ve  kartal  yavrusu  yumurtadan  çıkmış.Kartal  yavrusu,tavukların ve civcivlerin  davranışlarını  taklit ederek  kanat  çırpmış,eşinmiş,darı  tanelerini  ve  solucanları  yemiş.kendisinin  bir  tavuk  olmadığını  düşünmek  aklına  bile  gelmemiş.

Bir  gün   küçük  kartal  gökyüzünde  uçan  kocaman  bir  kuş  görmüş.Bu  olağanüstü  yaratığa  hayranlıkla bakmış.En  yakındaki  tavuğa   bu  kuşun  ne olduğunu  sormuş.Ona  ‘kartal’  derler  yanıtını  almış.’Bende  kartal  olmak  istiyorum’  demiş  küçük  kartal.’Saçmalama ‘  demiş  tavuk  devam  etmiş :

‘Haddini  bil . Sen  asla  kartal  olamazsın.Sen  bir  tavuksun. Bunu  kabul  et’  küçük  kartal  boynunu  eyerek,toprağı  eşelemiş  ‘Galiba   haklısın’  demiş.  Küçük  kartal  yaşamı  boyunca  tavuklar  arasında  yaşamış. Gökyüzünde  özgürce  dolaşabileceğini  bilmeden.Kendi  gücünü  görmeden,  beş  on  santimetre  yükseğe  kadar  kanat  çırpıp  daha  fazlasını  yapabileceğini,  gökyüzüne  ulaşabileceğini  hiç  düşünmemiş.

 

Bir seçimi  geride bıraktık. Her seçim sonrasında olduğu gibi kazananlar, kaybedenler, kaybedip gibi görünen ancak kazandığını ifade edenler. Sonuç olarak hiç kimse şapkasını önüne koyup nerede hata yaptık diye sormamakta öz eleştiri yapmaktansa yenilgiye kendilerince makul bir neden aramaktadır.

          Yukarıda Kartal hikayesi bizler içinde bir ders niteliğindedir. Zaman içerisinde  uğranılan haksızlıklar, önünüze konulan engeller sizin zaman zaman hedeflerinizden uzaklaşmanıza neden olmaktadır. Bu aslında acizliğin bir göstergesidir.

 Bize düşen görev ise hayatınızı adadığınız  ülkünüzden, ideallerinizden  uzaklaşmamanız kendinizi yenileyerek daha güçlü olarak hedefinize odaklanmak ve kendinizi doğru anlatabilmektir. Saygılarımla……..

 

 

 

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner333

banner329

banner309

Özel günlerde sevdiklerinize Hediyelennden hediye alabilirsiniz.