İlimizin iki ürününe Türk Patent Enstitüsünce coğrafi işaret belgesi verilerek Pestil ve Köme ile birlikte coğrafi işaretli ürün sayımız dörde çıkmış oldu.

Bu ay itibariyle Gümüşhane Ekmeği ve Gümüşhane Sironu’na ait coğrafi işaret tescilleri Türk Patent Enstitüsünün bülteninde yayınlandı. İlimiz Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü ile birlikte, İl Özel İdaresi adına 2014 yılının mart ayında başvurusunu yaptığımız ürünlerimiz artık koruma altına alınmış ve ilimiz marka değerine katkı sağlayacak aşamaya gelmiş oldu. Uzun bir laboratuvar, araştırma ve saha çalışmalarını yaptığım ve tescil araştırmacısı olarak başvuru dosyasını hazırladığım ürünlerin Türkiye coğrafyasında benzerlerinden farklılıkları ortaya konulmuş, kontrol ve izleme işlemlerinin nasıl yapılacağı açıkça belirtilmiştir.

Gümüşhane aslında Coğrafi İşaretli ürünler tanımına yabancı bir il değil. 2004 yılında pestil ve kömenin coğrafi işaretini alarak ilimize iki değerli belge kazandırmıştık. Aradan geçen 10 yıl açıkçası bu anlamda tembellik ettiğimizi düşünüyorum. 2014 yılında valiliğimiz öncülüğünde oluşturulan bir komisyonla “ilimizde başka hangi ürünlere coğrafi işaret belgesi alabiliriz?” hususu tartışılmış ve Gümüşhane ekmeği ile Siron için başvuru yapılmasına karar verilmişti. Tabi bu süreç ciddi bir emek ve araştırma gerektiriyordu. Bu süreçte ilimizin çalışkan il müdürlerinden Bilim Sanayi ve Teknoloji il müdürü Hakan Topaç’ın desteği ve o yıllarda Gümüşhane Üniversitesi öğretim üyelerinden olan  Yard. Doç. Dr. Müge Ertop hanımefendinin katkıları ile çalışmaya başlanmıştı. Gıda Tarım ve Hayvancılık il müdürlüğü il ve ilçelerden numuneleri topladılar ve tüm il genelini temsil edecek bir örnekleme yoluna gidildi. Aradan geçen süreç boyunca TPE dosyayı ve ürün özelliklerini incelediler, zaman zaman eleştiriler getirip cevaplar istediler ve nihayetinde Kasım 2017 bülteninde yayınlandı.

Hayırlı olsun…

Artık ilimizdeki ekmek üreticilerine ve siron üreticilerine düşen bu ürünleri en iyi kalitede üretip piyasaya arz etmektir. Bu süreçte ülkemizde “coğrafi işaretli ürünler” için ayrı reyonlar açarak yüksek bedellerle satış yapan büyük zincir marketlere ürün tedarik edebilecek altyapı ve kapasitede işletmelerin oluşumu elzem hale gelmiştir. Gıda Tarım ve Hayvancılık bakanlığının şu anda da açık olan “ekonomik yatırımlar” desteklerini (%50 hibe) ve Kosgeb girişimcilik desteklerini bu kapsamda değerlendirmek yerinde olacaktır.

Gümüşhane’nin artık 4 tane coğrafi işaretli ürünü mevcut. Pestil-Köme-Ekmek ve Siron). Peki yakın illerde durum nedir? Türk patent enstitüsünün resmi sayfasına göre Trabzon beş tane (Sürmene Bıçağı, Akçaabat köftesi, Trabzon Telkariye ve Hasırı; Çarşıbaşı Keşanı, Hamsiköy sütlacı); Giresun 1 tane (Tombul Fındığı), Bayburt 1 tane (Tatlı çorba) coğrafi işarete sahip.  Yani iyi bir konumdayız…

Bu günlerde Ticaret Sanayi Odasının da bu konuda çok ciddi planlamaları mevcut. Kısa süre içerisinde İsmail başkanla birlikte farklı birkaç ürünümüze daha coğrafi işaret başvurusu yapmayı planlıyoruz. Farkındayız ki; coğrafi işaretli ürünler yörelerin tanınırlığında ve ekonomisinde oldukça önemli rol oynarlar. Biz Gümüşhane olarak bu treni kaçırmadık, hiç olmazsa gerisine de düşmeyelim.

Köme’ye ait coğrafi işaret belgesi ile ilgili önemli bir durumu da belirtmekte fayda var….

Bu ay ekmek ve sironun coğrafi işaretinin yayınlandığı bültende Zile Kömesi isimli bir ürün daha tescil edildi. Aslında 3 ay önce askıya çıktığında bunu farkettim. Hemen zaman kaybetmeden 8-10 sayfalık bir itiraz dosyası hazırlayarak patent enstitüsüne gönderdim. Normalde her pestil köme üreticisinin hatta ilk başta derneğin yapması gereken bir işti bu. 

İtirazımın özeti şu idi: “Dünyada şeklen bizim kömeye benzeyen birçok farklı cevizli sucuk, orjik, ceviz sucuğu gibi ürünler mevcuttur. Rusya’da churchkela, Elazığda orjik, Antep’te orcik, Mersin’de cevizli sucuk, Kayseri’de ceviz bacağı, Tokat bölgesinde cevizli sucuk vb… Bunlar yöresine göre farklı isimlerle anılırlar. Ancak bilmsel literatür ve eski kayıtlar da incelendiğinde bu ürünlere köme denebilmesi için mutlaka dut kullanılarak yapılması gereklidir. Oysa Zile Kömesi olarak adlandırılan ürün üzümden üretilir. Yani aslında orjiktir. Köme değildir. Bu ürünün köme olarak tescil ettirilmesi fındığı ceviz olarak tescil etmek gibi bir hatadır ve 3 yıldır Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın da üzerinde durduğu pestil ve kömenin standardının oluşturulması çalışması ile çelişecektir. “

İtirazımın akabinde daire başkanı seviyesinde de konuyu yetkililere bizatihi bildirdim. Ama sonuç nafile….  Kendi ifadeleri ile “itirazda belirtilen hususlar yönünde kanaat oluşmadığından” Zile Kömesi olarak tescil edilmiş oldu.

 Artık bizler kaliteli köme üretimi için uğraşırken, kalitesiz ürünlerle mücadele ederken, bambaşka bir ürünle aynı isimde olduğu için karıştırılıp duracağız…  Üreticinin de, denetim yapacak kişinin de, tüketicinin de işi zor…

Sevgi, saygı ve bilgiyle….

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.