Biz diyelim erken, siz deyin çok erken ama sonuçta seçime gidiyoruz. Ülkemiz için hayırlı olsun. 

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin normal zamanından 1,5 yıl erkene alınması ülke gündeminin sıcak başlığı olarak öne çıkıyor. 

Özellikle aday belirleme noktasında derin tartışmalar ve ağır suçlamalar yapılıyor. Siyasi kutuplaşma olarak nitelendirilecek bu gelişmeler sonucunda gelecek adına, ülkem adına biraz kaygılıyız. 

Aynı günde milletvekilliği seçimi de yapılacak olmasına rağmen gündemde çok fazla yer almıyor. Yeni sistemle ”parlamento” yasama görevi yapacak olmasına rağmen ikinci planda. 

Tüm bu gelişmeler ekseninde ekranlarda gördüğümüz ve dinlediğimiz konuşmaları önümüze koyduğumuzda kavgada dahi söylenmeyecek sözler “kocaman” adamların ağzından çıkabiliyor. 

Siyasi ikbal uğruna ne gerek var insanların birbirini kırıp/dökmesine dediğinizi duyar gibiyim ki bende katılıyorum buna. 

Yapılan/yapılacak seçim ittifakları ve 100 bin imza ile  Cumhurbaşkanı adayları kısa zamanda belli olacak. 

Kampanya süreci başlayacak. Neler göreceğiz neler. 

Bu günlerde ker akşam televizyon ekranlarına çıkan adeta kanallara kadrolu/aboneli yorumcular ki ben onlara “ekran baykuşları” diyorum yaptıkları yorumlarla seçmeni ikiye bölmüş vaziyetteler. 

Dikkat edin stüdyolardaki oturma düzenleri bile bölünmenin göstergesi değil mi? 

Sizlerin de dikkatini çekiyordur. Yorumcunun kendisine göre doğru bir düşünceyi karşı tarafın yalanlayıp/değersizleştirmesi noktasında uzayıp giden gereksiz tartışmalar gecenin ilerleyen saatlerine kadar sürüp gidebiliyor. 

Her görüşe eşit mesafede durması gereken, yayıncılığın etik ilkeleri tozlu raflara kaldırılmış durumda. Adil olmayan bir ortamda gidiyoruz seçime… 

Toplumsal konuların ve seçmenin yaşam koşullarını yakından ilgilendiren ekonomik/sosyal/kültürel konuların hiç gündeme dahi gelmediği bu anlamsız tartışmalardan usandık. 

Adeta bir algı operasyonu ile izleyicilerin görüş ve tercihlerine etki etmeye çalışan yorumcuları son zamanlarda çokta izlememeye karar verdim. Size de tavsiyemdir. 

Öyle ki; Futbol Federasyonu, Ziraat Türkiye Kupası maçında –bize göre- Beşiktaş aleyhine vermiş olduğu adaletsiz karar ile futbol severleri futboldan bir parça uzaklaştırmayı başarmışsa, son günlerde televizyon ekranlarına tüneyen “kadrolu baykuşlar”ın yapmış oldukları yorumlar sayesinde tartışma programlarını izlemekten uzaklaştı izleyiciler. 

Özellikle 2 ay sonra sandık başına gidecek vatandaşlarımızı etkilemeye diğer bir ifadeyle “siyahı beyaz, beyazı siyah” göstermeye çalışan yorumcular/kamuoyu araştırma şirketlerine mensup yorumculara bakarak mı seçmen oy verecek. Elbette hayır. 

Onun için bu tür programlarda objektif yapılmayan, toplumun temel sorunlarını dile getirmeyen, çözüm ve çare yollarını ortaya koymayan hiçbir görüş ve öneriye vatandaşlarımızın önem vereceğini sanmıyoruz. 

Hatırlayın 2015 seçimlerinde kamuoyu anket şirketlerinin içine düştüğü vahim durumu. Seçmenin gözünde hiç değeri kalmadı bunların. Çoğu açıkladığı yanlış sonuçlarla iflas etti. 

Tüm bu yaşananlar ortada iken bugün aynı filmin tekrar sahneye konulması toplumun aklıyla alay etmek değil midir? 

Netice itibariyle 24 Haziran’da ülkemiz seçime gidiyor. İki ay süresince farklı düşüncedeki arkadaşlarımızı ve dostlarımızı ülkemizin demokrasiye olan bağlılığının bir gereği olarak zenginlik kabul edelim. 

Çünkü 25 Haziranda ’da o kişilerle bu coğrafyada birlikte yaşayacağımızı yüz yüze bakacağımızı unutmayalım. Ekran Baykuşlarının dediklerine rağmen… 

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner277

banner309

Gümüş Kolye

Öğretmene hediye

Saat

valiz satın alın