ADALET LİYAKAT İNKILAP

Türkiye'de İslami hareketin, ideolojilerin karşısında yıllarca fert fert anlattığı, coğrafyamızın müzmin kaderine karşı kurtuluş vaat ettiği, kitaba sünnete dayandırdığı adil düzenin temsilcisi olma gayreti içinde ömrünü mesai etmiş insanların: ideolojilerin düştüğü bataklığa düşmesi,

 Her fırsatta ifade edilen kurumsallık, bayrak yarışı, Dava kavramlarının içini boşalttığı gibi, Doğuda modern devletlerin tarihinde ilk defa böylesine güç elde etmiş sivil-İslami bir yürüyüş hakkında zihinlerde belirlenen imajı yerle bir ediyor

Bu aynı zamanda dilimizden düşürmediğimiz dış mihrakların kamu diplomasisine algı yönetimine odun taşıyor

Bugün inovasyon olarak kullanılan terimin karşılığı olan teknoloji,yenilik,inkılap.. Bu yenilik Türkiye'yi geleceğe taşıyacak Bilgi, teknoloji ve sanayi inkılabı.. Çünkü artık yeni dünyada her alanda yeni ihtiyaçlar beyinleri düşünmeye ve gelişmeye zorluyor. Yeni kavramlar yeni ihtiyaçların belirmesiyle mümkün. Yeni ihtiyaçlar yeni kavramlarla.

Yeni ihtiyaçları belirleyen şey ise zihin ve düşünce yapısı

Artık büyük düşünüyorsak düşüneceksek bu ancak zihin inkılabıyla mümkün ve Beklenen İnkılap ancak ve ancak Devlete duyulan aidiyet duygusunun sağlamlaştırılmasıyla ve bu duygudan tüm kamplara, kişilere ait içgüdülerin arındırılmasıyla kalıcı hale getirilebilir

Sui misal emsal teşkil etmez. Biz mükemmeli hedefliyorsak tablodaki uyumu bozan gerçek ve tehlikeli ayrıntıyı ifade etmek durumundayız

Devlet taş binalardan ibaret değil, Devleti meydana getiren İnsan, her insan bir devlet ve karşımızdaki Devlet yani millet Manzarası

Ak Parti’nin kuruluş arefesinden bu güne, neredeyse birkaç yıl sonra siyasi iktidarın kim olacağını doğrudan etkileyecek bir kaç nesil yetişti

Artık Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek olan yeni bir nesil var ve bu nesil yeni şeyler duymak, öğrenmek, söylemek zorunda

Erdoğan’ı Erbakan çizgisinden farklı bir metoda yönteme zorlayan, uzunca denilebilecek bir süre birlikte yola çıktığı yol arkadaşları tarafından tenkit edilmesine sebep olan şeyde bu değimliydi? 

Bu; İnsani Tekâmül ihtiyacı

İnsani, İlmi, Teknik, İdari ve Siyasi yeniyi, ideali arama ve bulma ihtiyacı yerine Ufak hesaplar, üç günlük taht oyunları, politik vesveseler, rant yarışı, kısa yoldan zengin olma, hayatın her alanında basamakları hak etmeden çabucak tırmanma hırsı, sistem değişiminin ayak seslerinin duyulduğu şu günlerde gelecekte bu sistemi yada rejimi sonraki kuşaklara hazırlayacak nesillerin inanma ve yaşama biçimini menfaatperest, kendi dümen suyunun aksi yönünde rüzgar esmedikçe rahatsız olmayacak, kaygısız, tasasız bir vaziyete dönüştürüyor

Çünkü kendisini bir şekilde ait olduğu sosyal zümrenin üstüne taşıyacak kanalları keşfi bireyi o kanallara itaat etmeye zorluyor

Yaşadığı düzende bir mevkiye gelmesini sağlayacak yegâne şeyin bir güce sarılıp kendisini ve eşrafını kurtarmak olarak görmek

Üç asırdan fazla tüm egemen güçleri dize getiren, Gayrı Müslim tebaanın dahi devlete sadakatini, aidiyet duygusunu sağlamlaştıran, Ashabı suffa modeliyle Enderun’u Enderun’da devşirmeden Koca Mimar ağayı çıkaran nizamın temelini yerle bir eden sebep

Ahmet Davutoğlu’nun genel başkan olarak ilk toplantısında ifade ettiği ilk şey; Nepotizm, Temsilde Liyakatsizlik, Yönetimde Adaletsizlik, İdari İstismar, İltimas

Her konjonktürü bir basamak daha yukarı çıkabilmek için bir fırsat olarak görme, her kaba göre şekil alma ve her şartı gayrı meşru menfaat için kullanma 

Hayatın gayesi maddi refaha ulaşmak için her türlü yöntemi mübah görme, bu yolda herkesi ve her şeyi feda etme hastalığı

İnsanı Adalete zorlayan nizam olmalı, Nizamı Adaletine uyduran İnsan değil. Beşer şaşar fakat hüküm şaşmaz. Müesses Nizam ise Batı’nın dayatması. 

Batı’nın müesses nizamına başkaldıracağımız bu düzen kılıfına uydurulmuş, Tevil edilmiş ahlaki ve fikri beklentiler değişmedikçe

Hiç bir anayasal metnin sınırları içinde Müslüman âlemine veya insanlığa kurtuluş vesilesi olamaz 

Evet, gelecekte bir Başkan çıkartacağız, çıkartmalıyız. Fakat geleceğin Başkanları mevcut köhnemiş sistemin içinde geçmişte tohumları ekilen mana ikliminde bir kuşağın gösterdiği bu muazzam gayreti ve başarıyı daha yüksek burçlara taşıyacak kalitede yetişiyor mu?

Mesele yalnızca yüksek teknolojili binalar, kompleks tesisler, binlerce kişilik kapasiteli okul binaları olsaydı bugün bu hareketi bu noktalara taşıyanlar yetişebilir miydi?

Bir tarafta yaşadığı dönemin yerel ve küresel şartları içinde bu ideali getirebileceği en Iyi duruma getiren daha iyisine ulaşabilmek için her gün dayatılan yeni bir haritayla canhıraş mücadele eden Erdoğan ve herkese, her şeye rağmen onunla yürüyen Millet

Öbür yanda her şeyi liderin sırtına yükleyip yeni yüzyıl tasavvurundaki tüm hedefleri Erdoğan’ın ömrüne bağlayan, sorumluluk almayan, milletin derdiyle dertlenmeyen, nefsini ve etrafını bir şekilde elde ettiği gücün hizmetkârlarıyla örmüş ve düzenini garanti altında tutmak için herkesi harcamayı göze alabilecek bir akbaba ordusu

Millet mevcut düzen içinde Liderin Adalet mekanizmasını işletecek, kurumlara ve vatandaşlarına nüfuz etmesini sağlayacak, gücün büyük çoğunluğunu elinde tutan iktidar elitinden umudunu kestiği için Lidere olması gerekenin çok üzerinde anlam yüklüyor ve yaşanan her olumsuzluğu onun boynuna vebal ediyor

İktidar Eliti ise önceden sahip olamadığı gücün imkânlarını kaybetmemek için Liderin Karizmasını, Samimiyetini, Halkın gönül teline dokunabilme yeteneğini yani topyekûn Liderliğini bir kontrol ve oy makinesi olarak kullanıyor

Gücün yozlaşmasıyla bu makas her geçen gün daha fazla açılıyor. Çünkü eski dönemin tabanı, şimdiki dönemin eliti olan yeni zümreyle tabanın inanma ve yaşama biçimi aynı gibi görünse de tamamen farklı. Bu yüzden her dönem içerden; devletin imkânlarını hizmetkârlarına pay etmeyi meşru gayesi olarak gören tehditler yetişiyor.

Yaşadığı çelişkilerin bunalımında savrulan insanlar kendi reçetesini yazıyor: Altta kalanın canı çıksın, Bana dokunmayan yılan bin yaşasın!..

Dünyaya insanın refahı, mutluluğu için bambaşka bir yol, yöntem, çare olduğunu pratikte ispatlayabilmek için yola çıkarken,

Niteliğin değil Niceliğin geçerli akçe olduğu bir düzeni inşa edip,Sistemi yenilerken gönülleri ve zihinleri boşaltmak 

Dış mihrakların haritalarına karşı mukavemeti olmayan, fikri dar, aksiyonu zayıf her ferdin kendisini kurtarmanın peşine düştüğü bir zillet zincirini meydana getirirken

Gidişattan ""alın terinin karşılığı haricinde başka bir beklentisi olmadan"" rahatsız olanları, devlete tehdit ilan etmeye çalışmak kimseye fayda vermez

Bildiriye Pelikan ismi, Pelikan Kuşu kendi göğsünü kanatıp yavrularını beslediği için verilmiş

Asıl kanaması gereken göğsümüz budur

Necmettin MUTLU

Mayıs 2016

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner333

banner309

banner277

Özel günlerde sevdiklerinize Hediyelennden hediye alabilirsiniz.