16 Nisan sonrası ve gelinen süreç

16 Nisan referandumundan hemen sonra 20 Nisan’da henüz Cumhurbaşkanı Erdoğan tekrar Ak Parti Genel Başkanı olmamışken ve metal kelimesini kullanmamışken bu sürecin bir metal yorgunluk olduğunu söylemiş rakamların dilini analiz etmiş ve aynen şunları dile getirmiştik 

Şüphesiz büyük inkılaplar gerçekleştiren Ak Parti’nin yorgunluğu metal yorgunluk’. AK Parti 15 yıldır yeni yüzyılın en zor Küresel ve ulusal şartlarında yüksek basınçta çalışan büyük bir organizasyon

Ve reçetenin de şunlar olduğunu söylemiştik 

- R.T.Erdoğan’ın Genel Başkanlığa dönmesiyle Artık kol kırılıp yen içinde kalmamalı. Ak Parti iç denetim mekanizmasını çalıştırmalı Devlette güvenlik sorununun ve rant yarışının ayyuka çıkardığı teşkilat, bürokrasi ve Medyada Ehliyetli ve liyakatli İnsan problemini kökünden çözecek adımlar atmalı.

    -15 Temmuz Ruhu yalnızca romantik söylem olarak kalmamalı,15 Temmuz Ruhunu pratik hayatta aksiyona dönüştürecek adımlar atılmalı,

    -Hassaten, R.T.Erdoğan’ın İstanbul’un kısık sesleri dediği,1994 yükselişinin temelini oluşturan orta sınıfın çoğunlukta olduğu Yerel Yönetimler ’de çürümeye yüz tutan “İdari Zihniyet” revizyona sokulmalı,

    -Hareketin mayasında teri ve emeği olan, hareketin ak saçlıları teşkilatların taktik ve stratejilerini belirlemesinde etkin rol oynamalı, Menfi Siyasi Rekabete kurban gidenlerin yeniden organik bağları ve aidiyetleri sağlanmalı

     -Cumhurbaşkanının gücünü tekel edinip etrafında toplanan ve çoğunluğu davanın özünü temsil eden renklerden neredeyse her gün ekranlarda hain devşiren tipler dizginlenmeli

    -Hep birlikte gördük ki Modern Propaganda araçları ve gösterişli reklamlar istenen sonucu vermiyor. 

Malumu üzere 
Ak partide Erdoğan tarafından metal yorgunluğa dönük atılan adımlar gösterdi ki; Hamdolsun aradan geçip giden zaman bizi haklı çıkardı.
Fakat geçen zaman önemli bir emareyi daha işaret ediyor. Sürecin metal yorgunlukla birlikte birde MENTAL yönü var
Mental Yorgunluk yalnızca Ak parti için değil aslında Türkiye Siyaseti için geçerli 

Artık milletin tüm siyasi partiler için geçerli bir gündemi var
Klasik söylemler geleneksel ağız dalaşları çılgın vaatler milletin gönlüne hitap etmiyor
Çünkü sermaye ekonomisi; Makro yatırımlar gün geçtikçe yerelleşen, bireyselleşen asi şehirler üretiyor (bu konuda David Harvey Asi Şehirler kitabı tavsiyedir)
Özellikle son dönemde bilgi ekonomisi denilen sürecin ilerlemesiyle ortaya birçok yeni ekonomik faaliyet alanı ve sayısız yeni meslek çıktı
Bilgi ekonomisi sektörü ile birlikte bir toplumsal tabaka doğdu: yeni orta sınıf
Ortaçağın güvenlikli kalelerinde yaşayan insanlar gibi 
Büyük şehirlerde Güvenlik kaygısı nedeniyle toplu konut sakini olmak isteyen, olan; hayat akışı mekanikleşmiş bir yeni topluluk.. 

Yani özellikle büyük şehirlerde hayat sahası dev yatırımlarla gittikçe büyüyen birey bu büyük saha içinde kendisine güvenli bir sığınak inşa ediyor 
Bu sebepten büyük şehirlerdeki mega yatırımların yanında, bölgeye hitap eden mikro ihtiyaçların tespiti eskisinden daha da önemli hale geliyor

İşte bu süreç içinde Ak partinin bütün atılımlardan, mega projelerden öte en büyük başarısı 
her şeyden önce tabanın mesajını okuyan mekanizmaların kusursuz işleyişiydi
Tabandan kasıt parti teşkilatı değildir. Bakkal, manav, ayakkabı boyacısı ayırt etmeksizin sokağın dibinden bahsediyorum 
Toplumsal öz/ sosyolojik çekirdek kenar mahallelerin gündemidir 
Kenar mahallelerin beklentilerini doğru okuyamayan her yapı ise halkla arasına giderek artan mesafeler örer 
Geçmişte Ak partiyi iktidar yapan da bu toplumsal öz’ün harekete geçmesidir
Kenar mahalleleri doğru okuyan yanılmaz R.Tayyip Erdoğan 1994 İBB Seçimlerinin ardından verdiği demeç te aynen şunları söylüyordu: özellikle bir noktanın altını çizmek istiyorum İstanbul’un yoksul kesimlerinden önemli derecede oy aldığımızı görüyorum


Hasbi Hesabi ayrımı nasıl yapılacak? Dava Adamı Kimdir?
Son 15 yılda Ak partinin nüfuzu vasıtasıyla hayat standartlarını yükselten bir elit tabaka kaçınılmaz olarak meydana geldi ve bu tabaka  toplumsal öz/ sosyolojik çekirdek ile tavan/ yönetim arasında telafisi mümkün olmayan bir duvar örüyor
Yaşam standartlarının verdiği konforu ve rahatlığı yani küçük ya da büyük iktidarın her turlu şeklini kaybetme korkusuyla
Tabanın gündemini okuma zahmetine girmek istemiyor
 Ak partinin özellikle ekonomik anlamda üst basamaklara taşıdığı seçkinlerinin gündem belirleyici özelliği bir psikolojik perdeye dönüşüyor
Çünkü İdari ve içtimai hayat, sosyal İlişkiler, anlayışlar, kavramlar, binalar Küre’’selleşirken 
söz konusu seçkinlerin hayat tarzlarında ahlak normlarının yerini Neoliberal etik kuralları alıyor,
Kavram dünyasıda bu değişimden nasibini alıyor; teşkilat, Politik AŞ’ye, sunulan kariyer olanakları mensup ve müntesipleri birer ücretli beyaz yakalı personele, kanaat önderlerini CEO’ya dönüştürüyor,
neo liberal iktisat toplumsal vaka haline geliyor

Slogan değil icraat gençliği?
Yapıda resmettiğim Dikey hiyerarşinin bu zincirleri, sosyal politik yâda ekonomik dünya okumalarında liderin vereceği mesajı bekleyip bunun üzerinde hazır sloganlar üretiyor 
Yani yatay biçimde yoğurularak gündem haline dönüşen bilgi, yerini yukarıdan aşağıya bir gündem belirleme şekline bıraktı 
Bu da yerelin gündemi ile tepe noktasının gündemi arasında giderek artan bir uyumsuzluğa neden oldu ve olmaya devam ediyor
Ak Parti Medyasında cumhurbaşkanının demeçleri üzerinde, hazır bilgiyi evirip, çevirip uzun saatler konuşma üzerine kurulmuş toplantılar artık insanların ilgisini cezbetmiyor

En tabandan en tavana kadar, Sosyal beklentilerin süzgeçsiz ulaşma imkânı olan yatay hiyerarşi
Yerini kazan kazan ilişkilerden kaynaklanan birbiriyle güven bunalımı had safhaya çıkmış dikey hiyerarşiye bırakıyor 
Yıllarca ötelenen ve kamusal alan- özel alan ayrımında kendisini siyaset mecrasında ifade imkânı bulan Kenar mahallelerin iktidarın tepe noktasına direk nüfuz etme biçimi yerini kendi eliti olan ve bu dikey hiyerarşide iletişimi olmayan ve öncelikleri değişmiş bir biçime bırakıyor 
Örneğin cam filmi, sağlıkçıların ataması vb.. basit konularda insanların CB makamını çözüm olarak görmesi bazı mekanizmaların doğru işlemediğini gösteriyor...
CB Makamının asli,icracı meseleleri ile ilgilenmesi için gündem belirleyici ve uygulayıcı mekanizmaların doğru çalışması,insiyatif alması gerekiyor..

Meselenin en dikkat çekici yanı tüm şikâyetlerin Ak Partinin kemik oyunu temsil eden tabandan gelmesi
Zaten Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı harekete geçiren de bu... Tüm bu yapısal dezenformasyona rağmen Erdoğan’ın kişisel özelliklerinden, şahsi hikâyesinden kaynaklanan milletle direk iletişim kurabilme ve niyet okuyabilme kabiliyeti var
Fakat yeterli değil… Ak Parti’nin CB Erdoğan’dan 1 milyon tane kopyalayıp her koltuğa oturtma imkânı yok

Fikir sermayesi: Çare sinei millet
İdari kadroların yenilenmesi harekâtı olumlu sonuç verecektir fakat beklenen etkiyi gösterecek mi bu kısım meçhul
Çünkü bahsettiğim dikey zincirde bilginin çekildiği kanalların motivasyonu, liyakati belirleme kriterinin ne olacağı, bu değişim hareketinin sonucunu etkileyecek 
Bu noktada sorunun ana kaynağına dikkat çekmek istiyorum asıl sorun: Fikir Yorgunluğu
Çünkü fikirler insan vücudunda damarlarda dolaşan kan gibi toplumun kılcal damarlarında dolaşır ve sosyal hareketlere ilham verir
Ak parti genç Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci 50 yılının milliyetçi muhafazakâr fikirlerinin asgari müşterekte vücut bulduğu bir organizasyondu ve fikir sermayesi hazırdan yendi, 
Değişen, bozulan kavram dünyası içinde düşünen, tefekkür eden, dertlenen, rahatsız olan  kadrolara görev verilmesi aynı zamanda fikir sermayesinin yeniden birikeceği anlamına gelir
Bu da ancak sinei millete dönmekle mümkün
Yani fikirlerin üretildiği zihin atölyeleri ni yeniden canlandırmakla
Sine-i millete dönüş referandum da olduğu gibi şarkı,türkü,billboard vb.. gibi modern propaganda araçlarıyla değil
15 yıl sonra zamanın değişen ruhunu, toplumsal açıkları, sosyal zeminde yaşanan dalgalanmaları doğru okuyabilen ve buna göre strateji belirleyebilen insanların kurumların başına getirilmesi ve doğrudan temas yollarının açılması gerekiyor
%50 oyun verdiği özgüven artık  yeni sistemde eskisi kadar işe yaramıyor, iktidarın getirisi tüm menfi ilişkilerin terk edilip yeniden milletin dili konuşulmadıkça fikir yorgunluğu aşılamayacak
Fikir sermayesi biterse insan sermayeside biter.
Aliya’nın deyimiyle:
Savaş ölünce değil düşmana benzeyince kaybedilir
Vesselam..

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner277

banner309

eticaret

Gümüş Kolye

Öğretmene hediye

Saat

valiz satın alın

konyalı saat