|
SON DAKİKA
Gadalar İzmir Yolcusu
Kirlilik için hutbe okundu
GÜMÜŞHANE-HACETTEPE MAÇI CANLI OLARAK KADIRGA…
RAKİP BELLİ OLDU !
Köseli Olmak Ayrıcalıktır
Haber 29 gazetesi olarak Köseli iş adamımız Mustafa Can’ı ziyaret ettik. Yaptığımız röportajda Mustafa Can’ın memleketimizle ilgili duygu ve düşüncelerini öğrendik.
Mustafa Bey, sizi kısaca tanıyabilir miyiz? 1950 yılında Gümüşhane İli Köse İlçesi Akbaba Köyünde dünyaya geldim. 1956 yılında İstanbul’a göç ettik. İlkokul ve orta öğrenimimi İstanbul’da tamamladım. Yıllardır ticaretle uğraşıyoruz. Can Grup olarak 6 şirketimiz var. 587 çalışanımız var. Ayrıyeten de inşaat sektörüyle de uğraşıyoruz. Evliyim ve 5 çocuk sahibiyim. Köse ilçesine eğitim konusu başta olmak üzere ciddi destekleriniz oldu. Eğitim destekleriniz ne aşamada. Köse ile ilgili duygularınızı ve çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz? Köse’ye her zaman gitmek istiyorum ama iş hayatı buna her zaman izin vermiyor. Yine de her yıl memleketimize gitmeye çalışıyoruz. Eğitimle ilgili olarak, İrfan Can Meslek Yüksek Okulu’nun yanındaki hazine arazisini, Gümüşhane Üniversitesine tahsil etmek için uğraşıyoruz. Köse’de 990 dönüm hazine arsası var. Gümüşhane’de üniversite için merkez de pek boş alan kalmadı. Buradaki arsayı üniversitemize tahsil edersek, gelecek olan fakülteler ilçemize yapılır düşüncesindeyim. İlahiyat Fakültesi, Hukuk Fakültesi veya Tıp Fakültesi olabilir. Üniversitemizin bir kolu daha Köse’ye gelirse malum Köse kırsal bir alan, sanayisi olmayan bir yer. Onun için üniversitemizin bir kolu daha Köse’ye gelirse iyi olur. Bu sene 2-3 tane daha bölüm açıldı okulumuzda. 2011-2012 öğrenim dönemimizde inşallah öğrenci sayımız 300-400 kişi olacak. Lojistik, Muhasebe ve Tarım bölümleri okulumuzda aktif olacak.
Üniversitemizin bir kolu daha Köse’ye gelmesini isteme sebebim kalkınma içindir, yani bir bakımdan bacasız sanayi. Köse’de 2000 öğrenci olursa, Köse’nin çehresi değişir, görüşü değişir, ekonomi geliri artış gösterir, ilçede yaşayanların daha refah yaşamalarını sağlar.
![]() TOKİ için düşünülen arazinin yerinin tespitinin yanlış olduğunu vurgulayan Can, yurt yapmayı düşündükleri araziye toplu konut yapılacağı için yurt yapmaktan vazgeçtiklerini belitti.
Can açıklamasında;
İlçemize yurt yapacaktık, yerel yöneticiler yapılmasına engel oldular. Üniversite çevresine toplu konut düşünürseniz, bu alanda üniversite genişlemeyince bu ilçe kalkınmaz. Bizim de yapacak bir şeyimiz olmaz. Bırakın ilçemiz büyüsün. Buna engel olan zihniyetle bizim çalışmamız mümkün değil. Hiçbir zaman için hayırseverleri kırmasınlar. Hayırseverleri el üstünde tutsunlar ki hayırseverler oralara güzel işler yapsınlar. Kimse kendi parasıyla kötü olmak istemez. Hayırseverler deseler ki ben niye kendi paramla yapacağım hayır için yerel yöneticilerle kötü oluyorum ki, doğal olarak yapacaklarını hayırları başka yerlere yaparlar. Onun için bu yöneticilerin aklını başına toplamaları lazım. Benim onlara en büyük tavsiyem budur.
Köse İrfan Can Meslek Yüksek Okul binasıyla ilgili olarakta Can konuşmasında; Okulumuzu hiç kimseden bir kuruş para almadan yaptık. Çünkü biz kendi ismimizi vereceğimiz bir okula, herhangi birinin bir kuruş parasını almayacağız o parayı alsak bile içimize sinmezdi okula babamızın adını vermeye. Benim babam kendi memleketini çok seven bir insandı. Biz çocukken babam bizi her fırsatta köyümüze götürürdü. Derdi ki işte oğlum bizim doğduğumuz köy burası. Sizde benden sonra sakın buradan kopmayın. Rahmetli babamın lafı üzerine biz de burada bir okul yaptık ve babamızın adını çok sevdiği memleketinde ebediyen yaşaması için okulumuza ismini verdik.
Bürokrasi ile ilgili sıkıntılar var MEB’in taahhütnameleri yapmış olduğumuz okula uymadı. Uymayınca protokolü tek taraflı iptal ettik. Okulu ben devretmek istedim ama kabul etmediler. Ben de Ankara’ya gittim orada ki yetkililerle görüştüm. MEB yaptığımız okulu meslek lisesi yapmak istemişler. Biz meslek lisesine verilmesine karşı da değiliz ama bugün ki koşullar da talebelerin orada durması mümkün değil, kapasitemiz liseye uymaz. Ama Yüksekokul öyle değil, Türkiye’nin her yerinden talebeye gelmekte. Meslek Lisesi okuyacaklar Köse ve civar köylerden gelecek olanlardır. MEB vazgeçti. Üniversitenin malı olsun istedik. Biz üniversite olsun dediğimizde 70 dönüm arazinin de hepsinin bize verilmesini istiyoruz. Ne yazıkki Belediye Başkanımız o araziye TOKİ’ye tahsis etti. Karaçayız 59 dönüm, dümdüz bir alan. Biraz önce söyledim gibi Köse’de 990 dönüm hazine yeri var orada. Böyle bir alan varken sıkıntı yaşamamız, olacak bir iş mi?. Bugünü değil bundan 50 yıl sonrasının hesabını yapması lazım. İşte Almanya, İngiltere’nin de kalkınma sebepleri bunlardır.
Yerel yöneticiler bizi dikkate almıyor, dinlemiyorsa bu konu da bizim yapabilecek bir şeyimiz kalmıyor. Halbuki hiçbir karşılık beklemeden ilçemize yatırım yapıyorsak bu ilçemizin yararına olacaktır.
Köse’deki Yöneticilere Mesaj ; Yurt için hazır 500.000 TL’miz var.
Yöneticiler TOKİ inadından vazgeçsinler, yurdumuzu yapalım. Gitsinler başka alana konut yapsınlar. Bunu ben söylediğim zaman TOKİ’ye karşı mısın diyorlar. TOKİ’ye asla karşı değilim, ama 990 dönümlük hazine yerinin içerisinde siz TOKİ’ye yer bulamıyorsanız üniversitenin kolunun geleceği bir yere kalkıp TOKİ’yi yaparsanız, benim oralara hizmet yapma şansım olmaz. Ben onlardan bir şey istemiyorum engel olmasınlar yeter. Burada ki alanı TOKİ yaparsa, buranın gelişmesine engel olursunuz. Yurdun projesi hazır, lojmanların projesi hazır. Bakın biz bu safhalara kadar getirdik. Sıvasından granitine kadar hepsini ben üstlendim. İstanbul Modoko Mobilyacılar sitesinde hemşerilerimizin mobilya mağazaları vardır. Hemşerilerimiz sağolsun elimizden geldiğince yardım yaparız dediler. Ben her zaman diyorum, Gümüşhaneli olmak bir ayrıcalıktır. Köseli olmak başka bir ayrıcalıktır. Bakın ben bu sene Köse’ye gidemedim, yapacağımız işlerden bizi soğutuyorlar. Ben eğer Köse’de yönetici olsam, ilçemin menfaatleri için halkın sözünü her zaman dinlerim. Bunları yöneticilerin iyi düşünmeleri lazım. Biz hayır yaparak reklam yapmıyoruz.
Köse ve Köseli hemşerilerimizle ilgili duygu ve düşüncelerinizi alabilir miyiz? Gümüşhane’mizin, Köse’mizin havası İstanbul gibi değil, tertemiz. Rutubet veya nem olmaz. Gümüşhane’ye gelen romatizması olan bir insanın ağrısı olmuyor. Hastalıklara bile şifa bir memleketimiz var. Ben Gümüşhaneliler ile gurur duyuyorum. Neden derseniz, hırsızımız yok, arsızımız yok. Hiçbir zaman ne Gümüşhaneliler nede Köseliler hırsızdır, üçkâğıtçıdır diye bir laf duymadım. Onun için hepsiyle gurur duyuyorum. Ama hemşerilerime bir tavsiyem ne olur biraz kitap okusunlar. Genel kültürümüzü daha da artıralım. Daha da eğitimli ve bilinçli olalım.
Tüm hemşerilerime Gümüşhanelilerin Haber Merkez Haber 29 Gazetesi vasıtasıyla selam ve sevgilerimi gönderiyorum.
Yükleniyor...
Yorumlar yüklenirken lütfen bekleyiniz...
YAZARLAR
Tümü
HAVA DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
SÜPER LİG
|
|