Yaşadığımız coğrafyanın çok bilinmeyenli denklemleri içinde Büyük Satranç Tahtası’nda her gün yeni bir hamle seyrediyoruz,
Öyle görünüyor ki artık tüm ezberlerimiz bozuluyor, Bölgeyi son 100 yıl ittifakında yöneten Anglo-Sakson birliğinin içindeki sürtüşmeden nasıl bir yeni denge çıkacağı ve bu dengeye hangi yeni güçlerin dâhil olacağı- olması gerektiği yenidünya düzeni ’nin kaderini belirleyecek,
İngiltere’nin Filistin’i devlet olarak tanıması, ABD Savunma Bakanlığı’nın İsrail’in nükleer çalışmalar yaptığını kamuoyuyla paylaşması, ABD kongresinde konuşma yapan netanyahu’nun İran’ı hedef göstermesi, ABD ve İran’ın Nükleer ittifak yapması bilinen bütün ezberlerin yeniden inşa edilmesi gereğini ortaya koyuyor,
Sykes-Picot ’un 100. Yılında hükmünü yitiren anlaşmalar nasıl bir güç paylaşımını doğuracak? Sorusu Sovyetler Birliği dağıldığından beri tek süper güç olduğunu ilan eden ve ırak-Afganistan işgaliyle bunu pekiştiren ABD nin kontrolde tutulma çabası olarak görünüyor,
ABD yi Tek ve yenilmez süper güç haline getiren sermaye sahipleri Güç ve Enerji Merkezinin hızla kaydığı Asya’da bu gücü dizginleyecek ve İsrail-İngiltere ortaklığının çıkarlarını gözetecek yeni bir karşı kutup hazırlama senaryolarını çoktan başlatmış durumda,
İngiltere destekli İran bölgesel gücümü? Küresel Sermayeye karşı ABD-Rusya, İran, Türkiye ittifakımı? Soğuk Savaş sonrası Tek Süper güç ilan edilen ABD nin Çin tehlikesine karşı Enerji Koridorlarını kontrol etme çabasının doğuracağı yeni bölgesel güç Türkiye’mi? Sermaye ile kol kola girmiş ve İsrail’i tehdit algılamalarından çıkarmış Sermayenin yeni merkezi Türkiye’mi?  İngiltere ekolünün kontrol ettiği hatta Müslüman dünyasını yönetebilen yönlendirebilen yeni-Halifelik merkezi İngiliz Hanedan İstanbul’umu?
Tüm bu soruların ve bunlara eklenecek bir çok rant mücadelesinin altında yatan güç merkezlerinin mücadelesi de yaşadığımız coğrafyanın kaderini belirlemektedir,
Yeni Dünya Savaşları Cephe Savaşları değil, Medya, Silah, Uyuşturucu, Dini ve etnik gruplar gibi imha ve yıpratma kabiliyeti yüksek ,uzaktan parayla  kontrol edilen sosyolojik ve psikolojik ağırlıklı savaşlar olmaktadır,
Zaten bu savaşın merkezi Basra-Akdeniz-Kızıldeniz hattında uzun bir süredir yaşanıyor ve bu üçgende ortaya çıkan kaos ve güç mücadelesinin sonucu Asya’daki egemenliğin sonuçlarını da belirleyecektir,
Bu yüzden içinde yaşadığımız küresel köyün tüm mahallelerinde yaşanan olayları birbiriyle ilişkilendirmek komplo teorisi  değil gerçeğin ta kendisi olarak karşımıza çıkıyor,
Fransa uçağının düşmesi, Fransa’yı Kuzey Afrika’dan uzak tutmak ve Müslüman düşmanlığını körüklemek için Kurgulanan Charlie Hebdo’nun ölümü ile ABD Ferguson olayları -ABD Savunma Bakanlığına yapılan Silahlı Saldırı arasında bir irtibat kurmak artık çok zor değil,
-Bu yüzden; Suudi Arabistan’ın Kraliçenin talimatıyla petrol üretimini 10 katına çıkarıp, İran ve Rusya Enerji Sektörüne vurduğu darbe ile İran’ın Yemen’e kadar Şİİ kozunu kullanıp inmesi ve Suudlara sopa göstermesi arasında bir tesadüf olamaz, Yani Yemen de Arabistan ve İran savaşmıyor Mezhep çatışmasının temelleri atılıyor,
-Irak Şam İNGİLİZ  Devleti’nin kuruluş amacı Mezhepçilik temelinde yeni bir Sünni-Şii savaşının temellerini atma amacı taşıyorken,IŞİD Nijerya’dan Mali’ye kadar Kuzey Afrikanın bir çok bölgesinde kanlı eylemler üstlenirken yanı başındaki Şİİ ESED’in hala Suriye’nin başında kalmasının nasıl bir izahı olabilir?
Yıllar  sonra İngiltere ile ilişkilerini revize eden ve 40 yıl aradan sonra David Cameron’la New yorkta özel bir görüşme yapan Ruhani İran’ı da görünen o ki yine tarihi bir takiye’nin peşinde
İran buna muhtaç, Dünyanın en büyük Doğalgaz rezervini en büyük alıcısı Avrupaya bir şekilde ulaştırmak zorunda ve ilişkilerini de bu dengelere göre düzenlemek zorunda
Türkiye İsraille işbirliğine sürüklenmek isteniyor,Böylece bir taşla bir değil iki değil üç kuş vurulacak
Birincisi; Mezhepçilik temelinde yeni bir savaş ve paylaşımın temelleri atılacak,
İkincisi;  Sünni-Şii savaşı bölgede en fazla İsrail ve İngiltere’nin işine yarayacak ve Irak Şam İngiliz Çetesi gibi Arap Baharıyla ortaya çıkan kargaşada yeni Şİİ ve SÜNNİ mezhep devletçikleri projesinin temelleri atılacak,
Üçüncüsü; görünürde İranı hedef alan açıklamalarıyla seçim kazanan Netanyahu’yu her fırsatta yerin dibine sokan Türkiye Dış Politikası İran tehlikesine karşı İsraille işbirliğine sürüklenmek istenecek,
Bu işbirliğine mecbur edilebilirse Müslüman Coğrafyasında son yıllarda kazandığı sempati ve etki sınırlandırılacak, Zaten İsrail’de tamamen bir tiyatral gösteriyle Türkiye’nin parlayan yıldızını İran ile sınırlandırmak ve özellikle Şii grupları harekete geçirebilmek için hile yaptığını sanarken Cumhurbaşkanı’nın İran’da İNSAN ve MÜSLÜMAN temalı mesajları yerine ulaştı, 
Tunus’un 1881 de Fransa hakimiyetine girdiği Bardo Antlaşmasının yapıldığı Bardo müzesinin saldırıya uğraması, Cezayir’ de Sözde "Halifenin Askerleri" nin Buveyra’da Fransız vatandaşını kaçırdıktan sonra başını keserek öldürmesi, Nijerya’da IŞİD’e biat eden Boko Haram’ın (Sözde kitap haramdır deyip) Müslümanların yaşadığı petrol noktalarına saldırması,Kenya’da Eş-Şebab saldırıları- Güney Sudan’da çıkan İsyan ve Yemen Operasyonu sonrası Sudan’ın İran’a ait tüm kurumları kapatması;
Fransa Kuzey Afrikadan atılmaya çalışılırken, İngiltere Suud Vahhabi dostlarıyla hamle üzerine hamle yaparken, İran ABD ve İngiltere ile ilişkilerini revize ederken, Rusya,Çin ve tüm dünya yaşadığımız coğrafyada cirit atarken Tüm bu güç mücadelesinde Türkiye’nin Israrla Somali’ye gitmesi, Cumhurbaşkanı’nın ziyareti öncesinde Mogadişu’da otelde patlayan bombalar, kaos kargaşa kan ve gözyaşı…Üçüncü Dünya Savaşı’nın çoktan başladığının kanıtıdır
Osmanlı’nın yıkılırken dahi Jeo Politik gelişmişliği Modern Cumhuriyetin yetiştirdiği nesillerin Coğrafya Politika anlayışından,algılamalarından kat kat üstündür, Artık altını çizerek anlamamız,öğrenmemiz ve ısrarla dilimiz döndüğünce öğretmemiz gerekiyorki Dünya Hatay-Sinop ve Edirne-Kars arasından ibaret  değildir,
Bu sebeple Almanya Lübnan’a 55 Milyon Euro hibe ederken ne işin var Lübnan’da diye soracak merkez basına,gazetelerine,dergilerine karşı enerji sarfetmez, Bu sebeple Alman Vatandaşı Patronun Türkiye’deki yerli ortakları; Türkiye Katarda ÜS kurarken, Somali’de deniz ticareti iş birliği anlaşması imzalarken millete “Havuz Medyasının ortaklarını” anlatma çabası içindedir.
İçinde yaşadığımız küresel köyün tüm mahalleleri de güç merkezlerinin küresel senaryolarına uygun hale gelecek şekilde dizayn ediliyor.Yani soğuk savaş döneminde Ülkelerin iç dinamikleri ve siyasi atmosferi nasıl uluslararası tehdit algılamalarına göre sağ-sol gruplara ayrılıp dizayn edildiyse bu günde Şii-Sünni ,Alevi-Sünni çatışmasına ortam hazırlayacak şekilde Ortadoğu’da güç merkezleri,Siyasi gruplar,cemaatler belirlenmeye çalışılıyor. Çünkü Sermayeyle kavga etmeyen, Vatikanla Ateizm yemine karşı  “Dinler arası Diyalog ve Tevhitte birleşme senaryoları” ile işbirliğine gidecek Liberal-Protestan İslam projesi iflas etmiş durumda..Malum Örgüt lideri ve avanesinin sözde İran ve Şia düşmanlığına da bu çerçevede bakmak yanlış olmaz. 
Müslüman Coğrafyası iki seçenekle karşı karşıya bırakılmaya çalışıyor. Ya BATI tarafından finanse edilen tüm örgütler ( Eş-Şebab, Boko Haram, Irak Şam İngiliz Çetesi vb.. ) aracılığı ile Mezhep temelinde yeni devletçikler kurulacak ve birbirleriyle çatışma ve sürtüşme içinde olacak ve tüm bölge buna göre paylaşılacak, Ya da Batıyla kavga etmeyen Liberal-Protestan Diyalogçu içi boşaltılmış İslamı ve bu ekolde yetişenleri benimseyeceksiniz. 
Meselelere bu gözle bakarsak, Alevi Vatandaşların çoğunlukla yaşadığı Okmeydanı’nda DHKP-C örgüt evinde yakalanıp “Baskılar Bizi Yıldıramaz” diye slogan atan  İngiltere Vatandaşı Alman BND Ajanı’nın orda ne aradığına, Savcımızı “Berkin Elvan” bahanesiyle şehit edenlerin nereye varmak istediklerine rahatlıkla anlam verebiliriz
Perde arkasında süren bu savaşın tam ortasında, Anadolu’da İstanbul’da yaşamak durumunda olan bizler, İstanbul’un güvenliğini Tuna’da, Hicazın-Kızıl Denizin Doğu Sınırının güvenliğini Yemen’de gören Osmanlı kadar ufkumuzu açmak ve derin düşünmek durumundayız.Bu İmparatorluk Bakiyesi bu milletin çocuklarına geçmişin ve geleceğin yüklediği tarihi bir ödevdir.
Zafer Celal
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner333

banner329

banner309

Özel günlerde sevdiklerinize Hediyelennden hediye alabilirsiniz.