Üniversite yıllarından tanıştığımız, KTÜ Tıp Fakültesi Mezunu, Mikrobiyoloji alanında uzun süre araştırmalar yapan, Akçaabat Haçkalı Baba Devlet Hastanesinde Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı olarak görev yapan Dr. Metin SANCAKTAR ağabeyimizin göndermiş olduğu mail bilgisini sizlerle paylaşmak istiyoruz. Metin Ağabeyimiz bu maili bize gönderdiğine göre konu önemli.

Efendim,

Su gibi hayatımıza giren Cola’dan bahsedeceğiz. Çocuk, Genç, Yaşlı demeden 7’den 70’ e hepimizi ilgilendiren bir konu zira müdavimleri maalesef zaten bu aralıkta…

“Cola'nın içinde bulunan boya maddesi tartışılmaya devam ediyor.

Kimilerinin susuzluğunu gidermek için bir türlü vazgeçemediği, 120 yıldan beri üretilen Amerikan içeceği Cola’da yeni bir zararlı madde daha bulunduğu öne sürüldü.

Alman gazetesi Frankfurter Rundschau'da yer alan habere göre, aslında diğer yiyeceklerin üretiminde kullanıldığında herhangi bir zararı bulunmayan ve şeker karamelinden elde edilen boyada oluşan bu madde, litrede 4 mikro gramdan fazlasında kansere yol açıyor.

Normal olarak şekerin ısıtılmasıyla elde edilen ve E150a olarak etiketlenen şeker karamelindeki boyanın daha koyu renkli ve daha uzun süre dayanıklı olması için Cola kimyacıları yeni bir metod kullanıyorlar. Bu metodla şekerin ısıtılması sırasında içine sülfirik asit ve amonyak ya da sülfirik asidin tuzu ilave ediliyor. Böyle üretilen karamel E150d olarak adlandırılıyor.

Geçen Mart ayından bu yana Kaliforniya'da Cola etiketlerinde kansere yol açan 4-Methylimidazol, kısaca 4MEI adı verilen bu madde hakkında bilgi verilme mecburiyeti getirildi. Bu madde Cola'nın kullandığı boyanın üretiminde oluştuğu gibi başka bazı gıda maddeleri için üretilen katkı maddelerinde de oluşuyor.

Amerikan Kamu Koruma Bilim Merkezi CSPI Genel Müdürü Michael Jacobson, Kaliforniya sağlık kontrolcülerinin daha titiz olduklarını, bu yüzden 1 litre içecekteki 4MEI miktarının en fazla 12 mikrogram olmasına izin verdiklerini söyledi. Bir kişinin günlük alacağı 4MEI dozajının 29 mikrograma kadar çıkabilmesi nedeniyle Cola, içecek üretimindeki oranı da azalttı. Böylece etiket üzerinde uyarı mecburiyeti kalktı. Ancak Kaliforniya'da satılan colaların renkleri diğer yerlerdekinden çok daha açık görünüyor.

Ancak Cola Amerika'nın dışındaki ülkelerde bu katkı maddesinin oranında henüz hiçbir değişiklik yapmadı. Örneğin Brezilya'da kansere yolaçan ve günde 29 mikrogramdan fazla alınmaması gereken bu katkı maddesinin oranı litrede 800 mikrogram, İngiltere'de ise 450 mikrogram.

Cola'dan konu hakkında gelen açıklamada, eski tarifede herhangi bir değişiklik yapılmadığı, tadının da değişmediği, yalnızca şeker karameli üretiminde yapılan değişikliklerle 4MEI oranın düşürüldüğü bildirildi.”

Bu açıklamalardan sonra Cola ile sigara arasında aslında pek de fark yokmuş diyebilirsiniz. İyisi mi biz ne cola içelim ne de sigara.Ne olmuş bizim doğal güzel maden sularımıza…

Sevgi ve Saygılar.



 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner277

banner309

eticaret

Gümüş Kolye

Öğretmene hediye

Saat

valiz satın alın