Zigana Dağı eşi benzeri olmayan esnafları ile ziyaretçilerini büyülüyor!

Gümüşhane’nin Turizm Kapısı durumundaki Zigana Dağı, kendisi gibi eşsiz esnafları ile ziyaretçilerini büyülüyor.

banner275

Zigana Dağı eşi benzeri olmayan esnafları ile ziyaretçilerini büyülüyor!

Gümüşhane’nin Turizm Kapısı durumundaki Zigana Dağı, kendisi gibi eşsiz esnafları ile ziyaretçilerini büyülüyor.

30 Aralık 2016 Cuma 18:26
Zigana Dağı eşi benzeri olmayan esnafları ile ziyaretçilerini büyülüyor!
banner305
banner331

Gümüşhane’nin Turizm Kapısı durumundaki Zigana Dağı, kendisi gibi eşsiz esnafları ile ziyaretçilerini büyülüyor.

Doksan yılı aşkın hayatının her gününü Zigana Dağına adayarak yaşayan, bir an olsun aklından bu eşsiz coğrafyayı çıkartmayan Lütfü Eroğlu memleket sevgisinin ne kadar kuvvetli bir duygu olduğunu ortaya koyuyor.

Yıllar önce Osman Nevres imzasıyla “Sesini Dağlardan Alan Adam” olarak tanımlanan Eroğlu, ilerleyen yaşına, yakasını bırakmayan hastalıklara meydan okurcasına fırsat bulduğu her an Zigana’da müşterileri ile bir araya geliyor. Kış mevsimi ile birlikte kısa bir süreliğine de olsa ayrılmak durumunda kalan iki eski dost kavuşacakları günü bekliyor.

Bir süredir Doğankent’te yaşamını sürdüren Lütfü Dayı her zamanki tez canlılığı ve sesindeki buğu ile bulunduğu ortama hayat verirken bu aziz toprakların ve Zigana’yla kurulmuş bu ebedi dostluğun yaşama sımsıkı sarılmak için yeterde artar bir sebep olduğunu hatırlatıyor.

Bu dostluğun iki kahramanı var

Elbette ilk olarak Zigana’dan söz etmek gerekir. Eğer bir gün yolunuz Trabzon’dan Gümüşhane’ye doğru düşerse ve mevsim bahar aylarında ise ilk olarak yeşil bir deniz ile karşı karşıya kalırsınız. Bu yeşil deryasında kaybolup yavaş yavaş Zigana’ya tırmanmaya başladığınızda bu dağlar, oyun oynamak isteyen çocuklar gibi başlarını bir o yana bir bu yana bulutların içine saklayarak sizi şaşırtır. Kıvrım kıvrım yollardan yükseklere doğru yol aldığınız süre zarfında; yeşil örtü bir tarafta koyu yeşil renklere sahip çam ormanlarına dönerken, diğer taraftan ise yeşile bürünmüş uçsuz bucaksız çimenlik alanlara şahit olursunuz.

Kış mevsiminde yolu koyuldunuz ise eğer yol daha bir zorlu, şahit olunacak güzellikler de o oranda fazla olur. Beyaz gelinlik içerisinde ki dağlar bir taraftan, çam ve ladinlere başka bir görsellik katan karlı görüntüleri diğer taraftan aklınızı başınızdan alacak niteliktedir. Bu güzellikler içerisinde kaybolmamak için aranızda ki tek engel soğuk hava olur. Onu da göze alıyorsanız eğer mutluluk deryasına dalabilirsiniz.

Ve tabii ki Lütfü Dayı ve Etleri

Bu dağların bir başka özelliği ise geçmişten günümüze aktarılan hikâyelerdir. Bu bazen yol kenarında bulunan bir kar tüneli olarak karşınıza çıkar, bazen de sığınak olarak selamlar sizleri. Yola devam edip 2050 metrelik geçide ulaştığınızda ise hiçbir işleme tabi tutulmadığı halde yanına yaklaşmanın bile mümkün olmadığı bir lezzete kavuşursunuz. Bu öyle bir lezzettir ki başka diyarlarda bulamazsınız. Basittir aslında. Görünüşte sadece mangalda ettir. Lakin her yerde et vardır ve çok çeşitli şekillerde pişirilir. Beğenilirde aslında. Taa ki Zigana’da, zirvede bu lezzeti tadana kadardır bu beğeni. Usta ellerin, yüzyılların verdiği tecrübe ile işlediği; bölgenin doğasından, havasından, suyundan aldığı besinler ile büyüyen kuzuların eti birleştiğinde kayıtsız kalmanız mümkün olamaz artık. Hele bir de etin yanında muhabbeti ile Lütfü Dayı’yı bulmuşsanız eğer zamanın nasıl geçtiğini farkına bile varmazsınız.

Lütfü Eroğlu veya namı değer Lütfü Dayı; tüm ömrünü bu dağlara vermiş nev-i şahsına münhasır bir kişilik. Yıllar öncesinden verilen ve bizimde başlığımızda yer verdiğimiz “Sesini dağlardan alan adam” ifadesi Lütfü Dayı’nın tam da kendisinde hayat buluyor. Muhabbeti, yediğiniz enfes etlerin verdiği hazdan daha mutluluk vericidir. Tabi ilerleyen yaşına ve uzun süredir mücadele ettiği hastalıklara rağmen Zigana Dağı kaçamağı yaptığı nadir sürelerde kendisine denk gelebilirseniz.

Gümüşkoza olarak “Sesini Dağlardan alan adam” Lütfü Dayı ile Torul’da kızının evinde kısa da olsa görüşme fırsatı yakaladık. Her söyleminde ömrünü geçirdiği Zigana Dağına olan özlemini dile getiren Lütfü Dayı, dağları kapladığı gibi hatıralarının da üzerini kapatan kış mevsiminin, beyaz örtünün geçmesini ve kendi söylemi ile mabedi durumunda ki kutsal mekânına kavuşacağı günü bekliyor.

Kaynak: Haber Kelkit

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner333

banner309

banner277

Özel günlerde sevdiklerinize Hediyelennden hediye alabilirsiniz.