Hacda, özellikle Kabe'nin başında selfie yapmalı mıyız, cenazede dua ederken kameraya nasıl bakmalıyız, mezarın başında dua ederken güneşe bakan açımız nasıl olmalı ki fotoğrafta daha iyi görünelim gibi konulara girmeyeceğim çünkü bu tür konular fotoğrafçıların işi. Ya da müslümanlık gizli mi yapılmalı veya alenen mi yapılmalı gibi konulara da girmeyeceğim çünkü bu tür konularda diyanetin işi. Ben olaya biraz sosyolojik eğileceğim. Şimdiye kadar sosyal medyada o kadar görgüsüzlük gördük ki yazmaya kalksak bu mecralar yeterli olmaz. Bim'den aldığı 50 kuruşluk çikolatayı İnstagrama koyanlar, evinde yaptığı kapuskayı, "le kapuska" adı altında Facebook'a yükleyenler, menemen yapanlar, tuvalete sıçmaya bile gittiğini Twitter da paylaşanlar vs. vs. ama ama ama öyle bir olay yaşadık ki Türklerin sosyal medyanın asıl sahibi olduğunu bir kez daha gördük. Peki, bu olay nedir?

Yukarıda da gördüğünüz üzere geçtiğimiz günlerde İngiltere’de bir dövüş organizasyonu düzenlediler. Dövüştürülen iki sahtekârdan biri İrlandalı Conor Mcgregor diğeri ise Dağıstalı Habib Nurmagomedov. Dünya basınında; yüzyılın dövüşü, bir daha böylesi olmayacak gibi tuhaf reklam afişleriyle tanıtılan bu organizasyon, Türkiye’de ise  Müslüman Türk, gavur İrlandalı’ya karşı, Türk Habib adi İngiliz’e karşı gibi saçma sapan, slogan vari reklamlarla tanıtıldı. Öyle ki, dövüşü tasarlayanlar dövüşten önce olayı öyle bir noktaya getirdi ki sanki 13. Haçlı Savaşı var ve bizim haberimiz yok. Organizatörler maça olan ilgiyi artırmak için hemen ortaya bir din kavgası attılar. Onlarda biliyor ki Müslüman toplum ezikliğini sadece bu tür olaylarda giderebiliyor ve sadece bu tür durumlardan tatmin oluyor. Öncelikle İrlandalının diğerine pis Türk dediği söylentisi özellikle tüm Türkiye de maça olan ilgiyi bir kat daha artırdı. Dağıstanlı dövüşçüye sempati o kadar arttı ki, "hadi Habib, gözünün çapağını yiyeyim Habib, sen dur ben dövüşeyim Habib" gibi insanın gözünü yaşartan, duygusallıktan altına ettiren gönderiler paylaşıldı sosyal medyada. Dövüş oldu Müslüman gavuru yendi ve bizim sosyal medya başlıklarını  tahmin etmemiz zor olmadı. "Hepimiz Habib'iz, Habib sen gel cumhurbaşkanı ol,  gavurun dölü gününü gördü" gibi çok orijinal gönderilerle karşılaştık. Mehter sesleriyle dövüşün paylaşılması, bürokratların, ulusal gazetelerin olayı bir milli meseleymiş gibi  karşılaması da olayın cabası. Peki bundan sonra ne oldu?

Bu fotoğraf sosyal medyada paylaşılmaya başlandı ve birçok kişi kandırıldığını anladı. Tüm mevzu bir kurmaca ve para kazanmaya yönelikti. Senaryoyu yazmış ve bu iki sahtekara oynatmışlardı. İkisi için de Müslümanlık ve Hristiyanlık önemli değildi  ve sadece alacakları paraya bakıyorlardı. Onlar için sadece kişi başı aldıkları 10'ar milyon dolar önemliydi. Şimdi gelelim bizim çeyrek Müslümanlara: Bu olay kurmaca değil de gerçek olsa Müslümanlığa bir katkısı olur muydu?  Hayır olmazdı tabiki. Çünkü zevk için yapılan dövüşün herhangi bir argümana katkı sağlaması düşünülemezdi. Hristiyanlara karşı sürekli ezildiğimiz gerçek ve kendimizi kanıtlamak istercesine bu tür sadist eylemleri izlemek hoşumuza gidiyor. Bilimde, teknikte, sporda hemen hemen her şeyde onların gerisindeyiz, tembel olduğumuz için onlara yetişemeyeceğimizi biliyoruz ve bu tarz aptalca ritüellerle kendimizi tatmin ediyoruz. Fazla uzatmadan bu konunun üstadı Amin Maalouf'a sözü bırakıyorum. Üstad Çivisi Çıkmış Dünya adlı kitabında Müslümanların ezikliği konusuna şöyle değinmiş: "Müslümanlar belirli bir dönemde dünyayı yönetmiş ve medeniyetin kaynağı olmuşlardır. Ancak son yüzyılda Hristiyanlara karşı kesin bir mağlubiyet söz konusudur. Eğitim ve sanayide batılı devletlerin hızına kesinlikle yetişememiştir doğulu devletler. Bu nedenle de altta kalmamak için doğulu devletler  hep eskiye sarılmışlardır. Sürekli atalarını övmek geçmişte yaptıklarına sarılmak eğitim sistemlerinin temelini oluşturmuştur. Bu da onların ileriye doğru adım atmasını engellemiştir".

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
gündüz 2018-10-16 17:55:43

eline sağlık zeynel abi güzel bir yazı olmuş.

banner333

banner309

banner277

Özel günlerde sevdiklerinize Hediyelennden hediye alabilirsiniz.