BALTALİMANI-DAVOS
(1838-2009)
Sultan II. Mahmudla birlikte temel sanayi hammaddelerine (tahıl, yün, haşhaş, zeytinyağı, ipek, meyan kökü ) YED-İ VAHİT  ( Tekel ) uygulaması getirilir, Buna göre TACİR  bu maddeleri yerli üreticiden satın alıp pazara sürmek için Devletin Yetkilendirdiği TEKEL belgesini  bulundurmak zorundadır,
Dönemin Sanayisinde ve Ticaretinde büyük önem arz eden bu mallara yüksek vergi ve yerli tüccar uygulaması getiren Osmanlıdan Uzakdoğu ve Ortadoğu pazarlarına açılan Londra ve Fransa bu usulün kaldırılmasını ister ve istekleri kabul edilmez,
Çünkü Sanayi Devriminden sonra birkaç rütuşla 19. Yüzyıla ayak uydurmaya çalışan Osmanlının Dış Ticareti neredeyse bu ürünlerin pazarıyla ayakta durmaktadır,
Ve her zamanki gibi Batının kışkırtması ve telkinleriyle ayaklanan Kavalalı Mehmet Ali Paşa Kütahya ya kadar ilerler ve payitahtı tehdit eder hale gelir,
Ve Meşhur Denize düşüp yılana sarılma hadisesi cereyan eder, Londra Mehmet Ali Paşayı bertaraf için istenen yardımı geri çevirmez fakat bunun karşılığında ticari imtiyazların tanındığı bir antlaşma önerilir,
Bugün Kemik Hastanesi olarak Kullanılan yalıda imzalanan ‘’Baltalimanı Ticaret Antlaşmasına’’ göre Tekel Usulü kaldırılacak, Britanya Tüccarlarından vergi alınmayacak ve İngiliz Tacirler Orta-Uzak doğu pazarlarına kadar uygulanan bütün gümrük duvarlarından muaf tutulacaktır,
Bu imtiyazlar o güne kadar Osmanlı Topraklarında Müslüman Tebaaya dahi tanınmamıştır,
1838 Antlaşmasıyla İç Pazarın önce Britanyalı sonra tüm Batılı Tüccarlara açılmasıyla büyüyen Dış Ticaret Açığının üzerine birde vergi gelirlerinin düşmesi eklenince Saltanatı boyunca Sırp ve Yunan İsyanına,Kavalalı İsyanına ve İngiliz-Fransız-Rus donanmasının NAVARİNDE  Osmanlı Donanmasını yakmasına Hatta öldürülmekten son anda kurtulup tahta çıkmasına rağmen Devletin kılcal damarlarını yenileyen Sultan Mahmud Osmanlısı  PAMUK ,İPEK VE HAŞHAŞ  ticaretinin el değiştirmesiyle  beklenen ve istenen ‘’Mali Krizle’’ karşı karşıya kalır, 
Arnavutluk ve Bulgaristan’ın düşmesi aslında bu tarihe denk gelir, ipek dokuma tezgâhları İşkodra ve Tırnova da birer birer kapanmaya başlar 
Vergi gelirlerinin düşmesi, Dış Ticaret ve Bütçe açıklarının artmasıyla bir de KIRIM savaşına sokulan Osmanlı, çaresiz borçlanma yoluna gider.
Logosu  ‘’Aziz Andreas Haçı’’  ve 33. Derece Mason işareti olan ‘’H.S.B.C’’  nin kurucularından Thomas Dent’in  Şirketi DENT PALMER&CO.   ve Almanya Yahudi’si  ‘’Hans Goldschmidt’’  aracılığıyla  ilk DIŞ borç alınacak, 1854 te  3 Milyon İngiliz Lirası olarak alınan ilk Borç 20 yıl sonra FAİZİYLE 409 Milyon Lirayı bulacaktır.
Ağır Faiz ve Ana Para ödemeleriyle her geçen katlanan borcu ödeyemez hale gelen Osmanlı Ekonomisinin ‘’’Mayer Amschel Rothschild’’’ ortaklığıyla Kurulan ‘’Osmanlı Bankasıyla’’  Para Arzı,Banknot çıkarma ve Tahvil Satış yetkisine el konulacak hatta yetmeyip ‘’Galata Bankerleriyle’’  Devlete borç vermeye devam edilecektir,
Siyonizm’in Beyni Bu aile 1815 te Bank Of England – 1817 de Second Bank of the United States ile İngiltere ve Amerika Merkez Bankalarının benzer yetkilerini de devralmıştır,
( "Bana bir ülkenin para kontrolünü verin, kanunları kimin koyduğu umurumda bile olmaz."MAYER AMSCHEL ROTHSCHİLD )
 Galata Bankerlerinden Beyoğlu’nda FAİZLE borç veren   ‘’Baltacı Baltazzi’’ den İÇ borç alınacak, Daha sonraları BALTAZZİNİN çocukları ndan biri ‘’Societe General  Osmanlı Bankasını’’  diğeri ‘’Osmanlı Tütün Rejisini’’  kuracaktır,
Çünkü Devletin  Borç ve Faiz Batağına sokulması yetmez, İÇ BORÇ  finansörleri yani yerli işbirlikçiler Galata Bankerlerine de pastadan pay verilmelidir, 
Rusumu Sitte ile ( ALTI VERGİ ) tuz, tütün ve ispirto gibi ürünlerden sağlanan gelirler Galata Bankerlerine ödenecek borçlarda kullanılmaya başlanır, 
Bu ürünlerin aynı zamanda stratejik bir anlamıda var Çünkü  Baltalimanıyla Pamuk,İpek ve Haşhaş ürünlerinde imtiyaz tanınan tüccarlardan bu ürünlere karşılık eskisi gibi vergi alınmaya devam edilmektedir,
Budapeşteli Theodor’u Saraya yollayıp Filistin toprakları karşılığında tüm dış borçların silinmesi teklifi yapılan Sultanhamid’in 300 milyon altın olarak devraldığı  dış borç 31 Mart vakasıyla tahttan indirildiğinde ‘’Duyun-u Umumiyye ye rağmen’’30 milyon altına kadar düşmüştür! 
Türkiye Cumhuriyetinin Osmanlıdan devraldığı 6 Milyon Dolarlık borcun son taksiti 2 Mayıs 1954  Genel Seçimlerinde ikinci kez iş başına gelen Demokrat Parti-Adnan Menderes iktidarından 23 gün sonra 25 Mayıs 1954 te ödenir 1854 te alınan ilk borç sonrası  100 yıllık esaret sonlandırılır,
CIMBIZ’ davasıyla Başbakan yargılayıp astığımız ve Emekli Orgenerali Cumhurbaşkanı yaptığımız 27 Mayıs 1960 Darbesi sonrası Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel döneminde Duyunu Umumiyye’nin yeni çağ versiyonu İsmet İnönü döneminde üye olduğumuz İMF ile ilk Stand-By anlaşması yapılır,
Erbakan ve Özal Döneminde İMF ile masaya oturulmasada 52 yılda 19 Stand-by imzalanır ve her darbeden sonra Ana Para ve FAİZ yükü iki kat daha artar,
Hatta Tansu Çillerin 5 Nisan kararları sonrası imzalanan Stand-By sonrası Lira %39 Develüasyona uğrar,’’28 Şubat Darbesi’’ Sonrası 2001 Kriziyle Kamu Görevlilerin maaşını ödeyemez  hale gelen Türkiye’de gecelik faizler %7 bini görür, 20 Milyar Dolar için günlerce görüşme yürütülür, 
Anasol-M hükümetinin Devlet Bakanı Recep ÖNAL : Ayın 15’inde işçi ve memurların maaşlarını ödeyebilmek için deprem nedeniyle toplanan paraların bir kısmını kullanmak zorunda kaldık açıklamasını yapar…
Sultan Mahmud’u Baltalimanı antlaşmasında vereceği tavizlere sevk eden Kavalalı İsyanı,
Sultan Hamid’in %90 oranında bitirdiği Borç Miktarını tahttan indirilmesiyle iki katına çıkaran İttihat ve Terakki’nin 31 Mart Vakası,
100 yıllık maceranın sonunda Menderes’in öldürülüp Devletin Darbe yönetiminde İMF ye sevk edilmesine neden olan 27 Mayıs 1960 Darbesi,
Çiller sonrası bitik Ekonomi devralan Erbakan’ın 11 ayda Kamu İktisadi Teşekküllerini kar eder hale getiren Havuz Sistemini ve Gelir-Gider Dengesini eşitleyen Denk Bütçesini Bertaraf eden ve sonrasında yine İMF ile Türkiye Tarihinin en büyük krizine hazır hale getiren 28 Şubat Post-Modern Darbesi,
Sonrası 2008 yılı itibariyle imzalanan Son Stand-By la veda ettiğimiz COMPANY’lerin atalarının 1838 den bu yana tam 176 senedir yerli Galata Bankerleri, Yerli Bürokrat-Asker,Sermaye Grupları-Medya Mensupları aracılığıyla her düzlüğe çıkışımızda kurguladıkları SATILIK ayaklanma,darbe ve isyanları 2009 Davos Başkaldırısından bu güne dek ilk defa ve arka arkaya yenilgiye uğradı ve başarılı olamadı,
İMF ye son taksitin ödendiği 14 MAYIS 2013 tarihinden 14 gün sonra başlayan GEZİ Olaylarını, 17 Aralık Yolsuzluk Soruşturmasını ‘’ geldiği gibi geri gönderen’’  ve aklının CIMBIZ’a sığdırılmasına tekrar müsaade etmeyen Türk Milleti Son 300 yıldır kazanan,kazandıkça sömüren, Osmanlının yalnızca Suriye Vilayetinden Dört devlet çıkarıp kan, zulüm ve göz yaşına boğan  Siyon-Brit ortaklığına Son Yüzyılın en ağır TOKATINI vurdu
Ve bu dengeyi alt-üst eden Başbakan Erdoğan’ı Sevrin Yıldönümünde Türkiye Cumhuriyetinin Başkomutanı ilan etti,
Company’leri bu topraklardan söküp atacak,Yeniden Büyük Türkiye’nin kapılarını aralayacak Bu kutlu yürüyüş hiçbir zaman sancaktarsız kalmadı kalmayacaktır,
Son Sancaktar Davutoğlu Ahmet paşa Milletimize hayırlı olsun
Buna ‘’Novus Ordo Seclorum’’ değil  ‘’Devlet-i  Ebed Müddet’’ denir
Bilginize
Zafer Celal- Ağustos,2014
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner277

banner309

eticaret

Gümüş Kolye

Öğretmene hediye

Saat

valiz satın alın

konyalı saat